MHP TRABZON'DA 7 İLÇEDE DEĞİŞİM OLABİLİR
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Trabzon İl Başkanlığı, ilçe başkanlıklarının kongre takvimini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan programa göre kongreler 20-26 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Kongre süreci 20 Temmuz Pazartesi günü Beşikdüzü, Tonya, Düzköy ve Şalpazarı ilçe başkanlıklarının kongreleriyle başlayacak. Aynı gün yapılacak tüm kongreler saat 11.00'de gerçekleştirilecek.
21 Temmuz Salı günü Araklı, Köprübaşı, Arsin ve Sürmene ilçe kongreleri düzenlenecek.
22 Temmuz Çarşamba günü ise Hayrat, Dernekpazarı, Of ve Çaykara ilçe başkanlıklarının kongreleri yapılacak.
23 Temmuz Perşembe günü Vakfıkebir, Çarşıbaşı, Maçka ve Yomra ilçe kongreleri gerçekleştirilecek.
Kongre takvimi, 25 Temmuz Cumartesi günü Akçaabat ve 26 Temmuz Pazar günü Ortahisar ilçe kongreleriyle sona erecek.
Göreve devam etmek isteyen mevcut MHP Trabzon İl Başkanı Tolgay Sivrikaya'nın Ortahisar dahil Sürmene, Araklı ve Vakfıkebir ile birlikte yedi ilçede değişime gitme arzusu olduğu öne sürüldü.
MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli'nin Trabzon kongrelerini yakından takip edeceği, birlik ve beraberliği sağlama noktasında bazı adımların atılacağı da belirtiliyor.
KİM Dİ O FETÖ'CÜ GAZETECİLER!
15 Temmuz 2026 tarihinde hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü... FETÖ'nün hain, kanlı ve karanlık yüzünün ortaya çıktığı o günden bu yana tam 10 yıl geçti. FETÖ ile mücadele noktasında hâlâ operasyonlar devam etmekte, hâlâ tehlike ve risk devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşu ile birlikte inşallah tek bir kişi bile kalmadan yurt içi ve yurt dışında FETÖ temizliği yapılır. Bu arada FETÖ'nün yurt dışı medya ayağına yönelik önümüzdeki günlerde büyük bir operasyon yapılacağı belirtiliyor. Yurt dışından Türkiye'ye getirilmeleri söz konusu.
Bu arada bir dostumuz, geçmiş dönemlerde Trabzon'da da FETÖ'nün medya ayağı olduğunu, birçoğunun deşifre olmaktan ve yargılanmaktan kurtulduğunu belirterek şu tespiti yaptı:
"Geçmiş dönemlerde FETÖ'nün dizinin dibinden ayrılmayan, makbule yemeği yemek için kuyruğa giren, yurt dışı gezilerine katılmak için can atan, her türlü hediye ve paraları kabul eden gazeteciler bugün 'pişmanlık' duymuş gibi rol yapıp yoluna devam ediyor. Hiçbiri çıkıp köşelerinden, sosyal platformlardan 'Biz hata yaptık, yanlış yaptık, elimiz kırılsın' demedi, aldıklarını geri iade etmedi."
MİLLİ GÖRÜŞ ÇATISI KURULUYOR
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan; DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi arasında yeni bir ittifak modeli üzerinde önemli mesafe kat edildiğini açıkladı. Oluşturulması planlanan yapının ilerleyen süreçte başka partilerin de katılımıyla genişleyebileceğini belirten Babacan, hedeflerinin AK Parti'ye alternatif oluşturacak güçlü bir siyasi zemin inşa etmek olduğunu ifade etti.
Bugün yeni bir ittifak modeli olarak karşımıza çıkan "Milli Görüş" geleneği, Türk siyasetinde iktidarı devrettikten sonra yaşadığı ayrışmalarla yer edinmiş थी. Bugün oluşturulması planlanan ittifakın çarpıcı noktası, birbirinden yıllar önce kopmuş iki partinin yeniden bir araya gelmesi.
Babacan'ın açıkladığı yeni ittifak hazırlığında en dikkat çekici başlıklardan biri, yıllardır farklı siyasi zeminlerde bulunan Saadet Partisi ile Yeniden Refah Partisi'nin aynı çatı altında buluşma ihtimali oldu. Her iki partinin de özünü Milli Görüş geleneğinden alması, kurulması planlanan ortaklığın yalnızca seçim ittifakı olmanın ötesinde ideolojik bir yakınlaşma olarak belirlendi.
İttifak hazırlığında yer alan Gelecek Partisi'nin kurucu kadrolarının önemli bölümünün AK Parti geçmişine sahip olması, DEVA Partisi'nin ise muhafazakâr demokrat seçmene hitap eden politikaları, yeni oluşumun merkez sağ ve muhafazakâr seçmeni yeniden bir araya getirme hedefi taşıdığı yorumlarını da beraberinde getirdi. Babacan'ın çalışmaları, AK Parti'ye alternatif bir sağ ittifak kurmak.
Siyaset kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri de Erbakan sonrası farklı siyasi yapılara dağılan Milli Görüş geleneğinin yeniden ortak bir siyasi zeminde buluşup buluşamayacağı. Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi'nin aynı ittifak çatısı altında yer alma ihtimali, yıllardır ayrı yürüyen Milli Görüş çizgisinin yeniden ortak bir siyasi projede buluşabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
TRABZON TURİZMDE SAHİPSİZ
İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Muhammet Erkan iyi bir doktor, branşında iyi bir cerrahtır. Hem siyaset hem de sağlık camiasında sevilen, sayılan bir isim olan Erkan, Trabzon'da turizm noktasında sağlıklı bir yol haritasının izlenmediğini belirterek; "Günü kurtarmakla, o an kâr yapmakla, günlük düşünmekle turizm olmaz. Trabzon'da turizm üzerine yapılan etkinlikler ve toplantılara turizm sektöründen insanlar değil; kısa vadede kâr güden, bu işe sadece para kazanmak olarak bakanlar çağrılıyor. Hâlâ kurallara uymayanlar, merdiven altı çalışan turizmciler var" şeklinde konuştu.
İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Muhammet Erkan, enflasyon farklarının hesaplanması sonrası en düşük emekli aylığına yapılacak 3 bin 500 liralık artışa da tepki gösterdi. Erkan, "20 bin lira ile geçinemeyen emekli 23 bin 500 lirayla nasıl geçinecek? Bu zihniyet kime hizmet ediyor? Emeklinin hali ortada" dedi.
ESKİ VEKİLİN TRABZON RAHATSIZLIĞI!
Gümüşhane'de henüz başlamadan tartışmaların odağına yerleşen 15. Santa-Taşköprü Kültür ve Yayla Şenlikleri, bu kez organizasyonun yapısından kaynaklanan siyasi ve kamuoyu tartışmalarıyla gündeme geldi. 22. Dönem Gümüşhane Milletvekili Sabri Varan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, Gümüşhane sınırları içerisinde düzenlenen Santa-Taşköprü Kültür ve Yayla Şenlikleri'nin Trabzon'un Arsin ve Yomra belediyeleriyle ortak organize edilmesine sert tepki gösterdi. Varan'ın paylaşımı kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, organizasyonun neden farklı illerin belediyeleriyle birlikte gerçekleştirildiği sorusu da yeniden gündeme taşındı.
Varan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Açık itirazımdır. Kendi ilinizin yapması gereken şenliği Trabzon Arsin ve Yomra belediyeleri ile Valiliğimiz ve Belediyemizin ortaklaşa yapması kabul edilemez. Kamuoyu neye hazırlanıyor?"
Kısa ancak oldukça dikkat çekici olan bu açıklama, özellikle Gümüşhane'nin tarihi ve kültürel mirasının yönetimi konusunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan tarihi Santa Antik Yerleşimi ile Taşköprü Yaylası'nı kapsayan bölge, Gümüşhane'nin en önemli turizm ve kültür destinasyonları arasında gösteriliyor. Bu nedenle bölgede gerçekleştirilen geleneksel şenlikler yalnızca kültürel bir etkinlik olarak değil, aynı zamanda ilin tanıtımı, turizm vizyonu ve yerel kimliğinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bu yıl düzenlenecek organizasyonun afişlerinde ise Gümüşhane Valiliği ve ilgili kurumların yanı sıra Trabzon'un Arsin ve Yomra belediyelerinin de yer alması, kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu. Varan'ın paylaşımının ardından sosyal medya kullanıcıları da iki farklı görüş etrafında toplandı. Bir kesim, bölgesel iş birliklerinin turizm açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini savunurken; diğer kesim ise Gümüşhane'nin kültürel değerlerinin tanıtımında başka illerin ön plana çıkarılmasının doğru olmadığını dile getirdi. Özellikle "Gümüşhane kendi organizasyonunu neden tek başına yapamıyor?" ve "Bu iş birliği yalnızca organizasyon desteği mi, yoksa daha farklı bir sürecin başlangıcı mı?" şeklindeki yorumlar dikkat çekti.
HACIOSMANOĞLU'NA SORULAR
Milli Takım’ın Dünya Kupası’ndan elenmesinin ardından TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “Söz verdiğim gibi futbolculara o villaları vereceğim” çıkışı, Milas’taki Bargilya Tuzla Sulak Alanı’nı yeniden gündeme taşıdı. Bu tartışma artık bir prim tartışması değil; doğa, kamu yararı ve kişisel çıkar arasındaki çizginin nasıl silindiğini gösteren büyük bir rant dosyası.
Burada sorulması gereken sorular çok açık: Hacıosmanoğlu bu projede hangi sıfatla yer alıyor? Kendisinin veya şirketlerinin payı nedir? Net Holding’in “sözleşmede değişiklik yok” açıklamasına rağmen “Biz devraldık” sözü hangi hukuki belgeye dayanıyor? Futbolculara verilecek villalar hangi parsellerden, hangi ruhsatlardan, hangi mülkiyet üzerinden sağlanacak? Projenin ÇED ve yargı süreçleri tamamlanmadan “inşaat başlayacak” denilmesi hangi kamu güvencesine yaslanıyor?
Bu sorular yanıtlanmadan Hacıosmanoğlu’nun sözleri, kamu yararı adına değil kişisel ticari çıkar adına kurulmuş bir siyasi-ekonomik basınç gibi görünüyor. Çünkü burada doğayı korumakla yükümlü kurumlara, yargıya, yerel halka ve kamuoyuna verilen mesaj şudur: “Ben söz verdim, bu proje yapılacak.” Oysa hukuk devletinde bir iş insanının sözü; sulak alanın koruma statüsünden, mahkeme kararlarından, bilimsel raporlardan ve kamu yararından üstün olamaz.
ÇAYA BİR ZAM DAHA!
Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), kuru çay fiyatlarına ortalama yüzde 15 zam yaptı. Kuru çaya 8 Nisan tarihinde yüzde 10 oranında, 22 Mayıs'ta ise yüzde 15 zam gelmişti. Böylece son üç ayda kuru çaya toplam yüzde 45,5 zam yapılmış oldu. Edinilen bilgilere göre, yeni fiyat listeleri toptancı bayilere ve distribütörlere gönderilmeye başlandı. Tüm kuru çay türlerinde geçerli olacak ortalama yüzde 15'lik zammın yarın (6 Temmuz) itibarıyla geçerli olacağı öğrenildi.
Hatırlanacağı üzere Çaykur, kuru çaya 8 Nisan tarihinde yüzde 10 oranında zam yapmıştı. Ardından 22 Mayıs tarihinde ise yüzde 15’lik ikinci zam haberi gelmişti. Böylece son üç ayda çaya toplam yüzde 45,5 zam yapılmış oldu. Bilindiği üzere, 12 Mayıs'ta da Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı yaş çay alım fiyatını geçen yıla göre yüzde 37,6 artırarak kilogram başına 35 lira olarak açıklamıştı.





