TRABZON'DA ETE VE EKMEĞE ZAM MI GELECEK?

"Daha yeni zam geldi, bu neyin zammı?" demeyin. Bayram sonrası temel gıda ürünlerine fahiş zamlar gelecek. Trabzon'da da ete ve ekmeğe zam kapıda... Zam; un, maya, susam ve diğer maliyetlerdeki artış nedeniyle gerçekleştirilecek.

Vatandaşlar zamlara isyan ederek "ekmek ile doyduklarını" belirterek "Ekmek temel gıda maddesi. Ekmekten başka bir şey yemiyoruz ki. Mecbur ekmek yiyeceğiz, bütün paramızı ekmeğe yatıracağız. Üç kişilik bir aileye sahibim; günde üç tane ekmek alıyorum. Yarım yarım idare ediyoruz, ne yapalım. Peynir, yumurta gibi diğer gıda maddelerini zaten alamıyoruz. Temel gıda maddesi ekmek olduğu için ekmek tüketiyoruz. Toplum olarak ekmeğe mahkumuz. Ekmekle doyacağım, başka ne ile doyacağım? Başka bir şey yiyemediğimize göre ekmekle doyacağız biz. Sen buğday üretmezsen ve buğdayı başka yerden alacaksan, ekmeğe de zam gelmesi normal. İşçiye zam, ekmeğe zam, una zam, mayaya zam... Fırıncıya da söyleyecek bir şey yok ki." ifadelerini kullandı.

Bir işçi, artış hakkında, "Ne diyeyim ki, vatandaş da haklı, fırıncılar da haklı. Ekmek zammı beni zorlamaz olur mu? Herkesi zorlar. Herkesin karnı ekmek ile doyuyor. Vatandaşa Allah yardım etsin, başka diyecek bir şey yok" dedi.

Yaşlılık maaşıyla geçimini sağlayan bir yurttaş ise, "Ekmeği bulamıyoruz ki zamlı alalım. Biz de aç dururuz. Yaşlılık maaşı alıyorum, nereden alacağım? 35 liraya iki ekmek alsam karnımı doyurmaz. Peynir, zeytin zaten yiyemiyorum. Kuru kuru yiyoruz, ıslıyoruz, yumuşatıp yiyoruz" diye konuştu.

ESNAFIN BAŞKANI ETKİNLİKLERE NEDEN KATILMIYOR?

Türk Mutfağı Haftası kapsamında Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Dört Şehir Bir Miras" temasıyla "Trabzon-Rize-Artvin-Gümüşhane Geleneksel Peynirler Gastronomi Lansmanı" muhteşem bir etkinlik ile gerçekleştirildi. Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü ve ekibini kutluyoruz.

Bu anlamlı, güzel etkinlikte her şey çok güzeldi fakat Trabzon bürokrasisi, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları gereken hassasiyeti göstermedi. Protokol çok zayıf kaldı. Trabzonspor'un Ziraat Türkiye Kupası maçı gününe denk gelmesi elbette bunda büyük bir etken... Ama bazılarının bahanesi yok, onlar zaten hiç katılmıyor!

Trabzon Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Metin Kara'ya etkinliğin yapıldığı yer yürüme mesafesiyle iki adım... Ama katılmıyor! Esnaf şehri Trabzon'da Gastronomi Lansmanı anlamında güzel bir etkinlik yapılıyor, Başkan Kara katılmıyor. Neden katılmıyor, kimse bilmiyor? Kimse hesap da sormuyor zaten.

Trabzon Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı şehrin kültürel, sosyal, turizm ve gastronomi etkinliklerine katılmayacaksa nereye katılacak, bilen varsa izah etsin lütfen. 16 yıldır başkanlık yapan Metin Kara, anlaşılan bir 4 yıl daha makamından çıkmayacak.

AK PARTİ ERKEN SEÇİME GİDECEK Mİ?

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) tartışmalı kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararının ardından başkent kulislerinde konuşulmaya başlanan baskın seçim senaryoları, AK Parti cephesinde karşılık bulmadı.

Baskın seçim iddialarını siyaset dünyasının gündemine ilk getiren isim Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan olmuştu. Bu iddia ekseninde bir süredir devam eden tartışmalar, CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan kararı alınmasıyla birlikte yeniden hız kazandı. Muhalefet kulislerinde öne sürülen "CHP iç karışıklık yaşarken iktidar baskın seçime gidecek" yönündeki iddialar ise AK Parti yöneticileri tarafından kesin bir dille reddedildi. AK Parti kurmayları; gündemlerinde erken seçim, ara seçim ya da baskın seçim gibi bir alternatifin yer almadığını; şu an için tamamen "Terörsüz Türkiye" sürecine, bölgedeki sıcak gelişmelere ve ekonomiye odaklandıklarını belirttiler.

Seçim kararı alınabilmesine dair yasal mevzuatı hatırlatan AK Parti yöneticileri, sürecin ya Cumhurbaşkanı ya da Türkiye Büyük Meinclisi (TBMM) eliyle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Parti yetkilileri konuya ilişkin şu değerlendirmede bulunarak “Bir kere Cumhurbaşkanının yeniden aday olabilmesi için seçim kararının Meclis tarafından alınması gerekiyor. Cumhurbaşkanının yeniden aday olması konusunda bir tereddütümüz yok, bu nedenle cumhurbaşkanının kendisi seçim kararı almayacak. İkinci seçenek Meclis’in karar alması. Şu anda Meclis’teki sandalye dağılımına bakıldığında, bizim Cumhur İttifakı olarak tek başımıza seçim kararı almamız mümkün değil. Tüm bunlar ortadayken, baskın seçim iddialarını tartışmak deli saçmasından başka bir şey değil.” dedi.

AK Parti kulislerinde hâkim olan genel görüşe göre, ülkede bir erken seçim ihtimali doğsa bile bu tarihin 2027 yılının sonbahar döneminden önce gerçekleşmesi mümkün görünmüyor.

"MUTLAK BUTLAN" KARARI İLE İLGİLİ HUKUKİ DEĞERLENDİRME!

  1. CHP'de 2023 yılında yapılan 38. Olağan Kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’e karşı kaybettiği seçime itiraz etti.

  2. CHP, 2025 yılında 21. Olağanüstü Kurultay ile seçimi yeniledi. Bu seçime Kemal Kılıçdaroğlu katılmadı. Seçimi Özgür Özel ikinci defa kazandı.

  3. Özgür Özel aynı yıl 22. Olağanüstü Kurultay’a gitti. Kendi listesi ile birlikte yeniden CHP Genel Başkanlığına seçildi. Yani bu durumda artık 38. Olağan Kurultayın hükmü kalmadı. Şu an CHP'nin başında bulunan yöneticiler 21. ve 22. Olağanüstü Kurultayda yetki almış yöneticilerdir.

  4. Kemal Kılıçdaroğlu, 21. ve 22. Olağanüstü kurultay seçimlerine katılmadığı için bu seçime itiraz hakkı yoktur.

  5. Dolayısıyla 2023 yılında yapılan 38. Olağan Kurultay'ın iptali için açılan “Mutlak Butlan Davası” konusuz kalmıştır. Zira 2025 yılında yapılan 21. ve 22. Olağanüstü Kurultaylar ile seçimler yenilenmiştir.

  6. BAM (İstinaf) 36. HD vermiş olduğu “Mutlak Butlan” kararını infaz edilmek üzere Yüksek Seçim Kurulu’na göndermişti. Çünkü bu görev ancak mazbata ile devralınabilir ve seçim sonucu mazbatayı verme görevi (bir üst kurul ya da mahkeme olarak) YSK'ya aittir. Onun vereceği mazbata olmadan göreve başlamak mümkün değildir.

    10 'DAN DUYUN-24.06.2026
    10 'DAN DUYUN-24.06.2026
    İçeriği Görüntüle
  7. BAM, YSK'ya kararı infaz edilmek üzere gönderdi. Ancak YSK verdiği cevapta, “YSK'nın mahkeme kararlarını yerine getirmek gibi bir ödevi yoktur“ diyerek müzekkereyi iade etti.

SONUÇ: Gelinen bu son durumda YSK, BAM 36. HD'nin “Mutlak Butlan Kararı”nı infaz edip mevcut mazbataları iptal ederek yerine yenilerini düzenleyip teslim etmedikçe, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi başına yaptığı tasarruflar hükümsüzdür. Zira son seçim sonrası verilen mazbatalar, yerlerine yeni bir mazbata verilene kadar geçerlidir. Bu durumda infazı kabil olmayan kararlar hukuken anlam ve yaptırım ifade etmezler. Dolayısıyla YSK'nın BAM 36. HD'ye verdiği cevap gereği, tedbir kararı infaz edilemez ve hükümsüzdür.

VOLKAN CANALİOĞLU NEDEN SESSİZ?

CHP Trabzon Milletvekili Av. Sibel Suiçmez; CHP Trabzon İl ve ilçe teşkilatları, kadın kolları ve gençlik kolları ile birlikte, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya başta olmak üzere Yomra ve Beşikdüzü ilçe belediye başkanları tam kadro Özgür Özel’in yanında desteğini sürdürmeye devam ediyor.

Bu zor dönemde cesurca, mertçe duruş sergileyenlerle birlikte kafasını kuma gömenler de var... CHP'de bazı partililerin hedefinde ise eski vekil Volkan Canalioğlu var. İşte partililerin Canalioğlu ile ilgili duyguları:

"CHP sayesinde önce il başkanı oldun, sonra belediye başkanı, daha sonra da Milletvekili. 'Volkan Abi' imajı ile CHP bütünleşmişti... Partin sayesinde önemli makamlar ve mevkilere geldin... Sonra ne olduysa 15 Temmuz darbe girişimi sonrası köşene çekildin... Belediye başkanlarına yapılan operasyonlar dahil, CHP'nin en zor süreçlerinde bile sessiz kaldın; ne eylemlere destek verdin ne açıklama yaptın. Bugün partin işgal altında, polis arbedesi var, Genel Merkez'e el kondu... Yine sessiz, yine korkakça köşendesin... Oysa bugün en önde senin olman gerek, senin tepki vermen gerekmiyor mu? Ey gidi Rahmetli Cafer Hazaroğlu, ey gidi Rahmetli Yavuz Karan... İkiniz de partiye sahip çıktınız, il başkanlığı yaptınız... Bugün olsa yine en önde siz olurdunuz! Ama bakın, sizin gibi partide il başkanlığı yapan Volkan Canalioğlu sessiz sedasız... Üstelik belediye başkanlığı ve vekillik yaptı bu partide... Fakat tarih herkesi bir yere yazıyor elbette... Yazıklar olsun, hakkımız asla helal değil!"

GENÇLER NEDEN O MESLEĞİ TERCİH EDİYOR?

Türkiye’de iş hayatının yerleşik kuralları ve kariyer algısı kökten değişiyor. Düşen alım gücü ve masa başı işlerdeki amansız rekabetten bunalan Z kuşağı, geleneksel ofis kariyerlerini bir kenara bırakarak yönünü teknik ve uygulamalı mesleklere çevirdi.

Eskiden gençlerin mesafeli yaklaştığı elektrikçilik ve sıhhi tesisatçılık gibi alanlar, şimdilerde sunduğu yüksek gelir imkanı ve finansal bağımsızlık fırsatıyla yeni neslin gözdesi haline geldi. Şantiyelerde ve teknik servislerde ter dökmek, artık gençler için parlak ve kazançlı bir kariyer kapısı olarak görülüyor.

Kurumsal şirketlerde ya da büyük projelerde görev alan deneyimli bir elektrik ustasının aylık geliri 60.000 TL ile 80.000 TL arasında değişiyor. Mesleğe yeni adım atmış, temel bilgilere sahip bir usta yardımcısı bile işe en az 50.000 TL civarında bir maaşla başlangıç yapıyor. Teknik mesleklerin en cazip tarafı ise işi kavrayıp kendinizi kanıtladığınız anda piyasada aranan bir uzman olabilmeniz ve çalışma saatlerinizi tamamen kendi isteğinize göre planlayabilmenizdir.

EMEKLİNİN GÜNDEMİ DEĞİŞMİYOR

Artvin’in Şavşat ilçesinde bayram öncesi pazara çıkan yurttaşlar ve esnaf, artan hayat pahalılığına tepki gösterdi. Emekliler maaşlarla geçinmenin imkânsız hale geldiğini söylerken, pazarcı esnafı ise geçen yıla göre fiyatların değişmemesine rağmen satış yapamadıklarını anlattı. Şavşat ilçesinde pazar alışverişine çıkan yurttaşlar da esnaf da fiyatlardan rahatsız.

Kış aylarında otelde kaldığını söyleyen emekli Ahmet Şeker, “İki günde bir yemek yiyorum. Bir kap yemek olmuş 300 lira. Peynir, ekmek, zeytinle yarı tok yaşamaya çalışıyoruz” dedi. Bir pazar esnafı ise, "Geçen sene fasulyeyi 250 liraya verdim, bu sene yine 250 lira ama alan yok" diye konuştu. Emekliler kurban kesemediklerini ve pazarda alışveriş yapmakta zorlandıklarını dile getirdi. Pazar esnafı ise satışların durma noktasına geldiğini ifade etti.

Şavşatlı emekli Ahmet Şeker yaptığı açıklamada, 40 seneden beri kurban kesemediğini aktararak “Bu hayat şartlarında kurban kesilir mi? Emeklileri sıfırladılar. Emekli diye bir şey kalmadı artık. Böyle sürünüyoruz, sürünmeye devam ediyoruz. Ben otelde kalıyorum. İki günde bir yemek yiyorum. Kışın burada kalıyorum, yazın köye gidiyorum. Bir kap yemek olmuş 300 lira. Peynir, ekmek, zeytin, işte öyle… Yarı tok yaşayıp gidiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Şavşatlı bir başka emekli de "işlerin berbat olduğunu" ifade ederek, "Yukarıdakilere göre tabii iyi gidiyor. Bir de emekliyi düşünsün bakalım, emekli nasıl geçiniyor? Bir emekli maaşı alsın da o zaman iyi mi kötü mü anlar” dedi.

Muhabir: Safiye Selçuk