BU NE ÖZGÜVEN MÜDÜR BEY!
TRT Trabzon Bölge Müdürü Hasan Esat Çiçek'in özgüveni müthiş... Kendi başına kral, burnundan kıl aldırmıyor.
Kendi düğününde makam aracını gelin arabası olarak kullandığı ve Trabzon'dan Ankara'ya kadar uzanan bir konvoy oluşturduğu iddiaları kamuoyunda büyük tartışmalara yol açmıştı. Sosyal medya üzerinden yayımlanan görüntüler üzerine kurumsal bir açıklama gelmemişti.
Her nedense uçan kuşu haber yapan bizim Trabzon yerel basını, bu haberi görmezden gelip es geçmişti. Onu da geçtik, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti, TRT Trabzon Bölge Müdürüne ödül vermişti.
Trabzon'da ya da ülkenin herhangi bir yerinde sıradan bir memur kamunun aracıyla düğün yapsa, aracı özel işinde kullansa çoktan linç edilmiş, görevden alınmıştı. Bir başka deyişle istifası istenmişti.
Güç ve denge meselesi demek ki böyle bir şey... Arkanızda güçlü bir zırh varsa dokunulmaz oluyorsunuz.
TRT Trabzon Bölge Müdürlüğü saygın bir kurumdur. Çok başarılı meslektaşlarımız görev yapmaktadır. TRT Radyo Trabzon da bölgede en çok dinlenen radyodur. Kişiler gelir geçer, kurumlar kalıcıdır.
KILIÇDAROĞLU RİZE’DE İL BAŞKANI ARIYOR!
Türkiye genelinde yaklaşık 77 il örgütünün “Meşru genel başkanımız Özgür Özel’dir” açıklamasının ardından harekete geçen Kılıçdaroğlu ekibi, birçok ilde yeni örgütler kurmak için yoğun bir çalışma yürütüyor. Ancak, 9 il örgütünün görevden alınmasına rağmen yeni yapılanma sürecinde ciddi sıkıntılar yaşandığı ifade ediliyor.
Bu sıkıntıların en belirgin şekilde hissedildiği illerden biri ise Rize. Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen eski CHP Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’nun, Rize ve ilçelerinde örgütlenme çalışmalarını daha çok kulis faaliyetleri üzerinden yürüttüğü öne sürülüyor. Parti içinde ve kamuoyunda oluşan tepkiler nedeniyle açık çalışmalar yapamadığı iddia edilen Bekaroğlu’nun, bazı isimleri tek tek arayarak il başkanlığı teklifinde bulunduğu konuşuluyor.
Bu süreçte, daha önce il başkanlığına aday olan ancak seçimi kazanamayan Ahmet Zehiroğlu’na da dolaylı yollardan teklif götürüldüğü iddiaları gündeme geldi. Zehiroğlu, Bekaroğlu’nun kendisini aradığını doğrularken, açık bir teklif yapılmadığını belirtti. Ancak “Takdiri kamuoyuna bırakıyorum” şeklindeki açıklaması, söz konusu iddiaları güçlendiren bir ifade olarak değerlendirildi.
Rize’de il başkanlığı için uygun bir isim bulunamaması, yeniden örgütlenme sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak gösteriliyor. Parti kulislerinde, birçok ismin teklifleri kabul etmediği ve arayışların sonuçsuz kaldığı konuşuluyor.
DÜNYA SIRALAMASINDA TRABZON ÜNİVERSİTESİ YOK!
Gümüşhane Üniversitesi; bilimsel yayın sayısı, yayınlara yapılan atıflar, uluslararası iş birlikleri ve akademik üretkenlik gibi birçok kriter esas alınarak hazırlanan URAP (University Ranking by Academic Performance) sıralamasında yer aldı.
3 bin üniversitenin listelendiği dünya sıralamasında geçtiğimiz yıl yer almayan Gümüşhane Üniversitesi, 2025-2026 listesine toplam 138,52 puanla 2936’ncı sıradan girdi. Gümüşhane Üniversitesi, 2020-2021 listesinde 2879, 2021-2022 yılında ise 2956'ncı olarak listede yer alırken, son üç yılda söz konusu listede bulunan ilk 3 bin üniversite arasına girememişti.
Gümüşhane’ye komşu olan illerde yer alan üniversiteler arasında KTÜ, bu yıl tam 54 basamak birden yükselerek 1259'uncu sıraya yerleşti. Geçtiğimiz yıl 2334’üncü sırada bulunan Erzincan Üniversitesi ise 35 sıra yükselerek 2299’uncu oldu. Giresun Üniversitesinde herhangi bir değişim olmazken, sıralamadaki 2387’nci konumunu korudu. Bayburt Üniversitesi de 37 basamak yükselerek 2902’nci sırada kendine yer buldu.
Türkiye genelinden listeye giren 129 üniversite arasında KTÜ 22’nci sırada yer alırken; Erzincan Üniversitesi 78’inci, Giresun Üniversitesi 82’nci, Bayburt Üniversitesi 121’inci, Gümüşhane Üniversitesi ise 123’üncü sırada yer aldı. URAP Dünya Sıralaması listesinde Trabzon Üniversitesi ise yer alamadı.
Gümüşhaneli Rektörlerin Yönettigi Üniversiteler
Gümüşhaneli rektörlerin yönetiminde olan üniversitelerin dünya sıralamasına bakıldığında, 942’nci sırada yer alan Sağlık Bilimleri Üniversitesi en başarılı kurum oldu. Prof. Dr. Kemalettin Aydın rektörlüğündeki üniversite, Türkiye sıralamasında ise 10’uncu oldu. Prof. Dr. Mutlu Türkmen rektörlüğündeki Bayburt Üniversitesi 121'inci, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız ise 123’üncü sırada yer aldı.
Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “URAP Dünya Sıralaması, dünyanın en fazla bilimsel yayın üreten üniversitelerinin yer aldığı ve oldukça yoğun rekabetin yaşandığı önemli bir değerlendirme platformudur. Bu sıralamada yer almak kadar, akademik performansımızı istikrarlı bir şekilde geliştirmek de büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda toplam puanımızda kaydettiğimiz artış, üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesinin güçlendiğini göstermektedir. Ancak bunu bir sonuç değil, daha büyük hedeflere ulaşma yolunda önemli bir aşama olarak görüyoruz. Önümüzdeki süreçte nitelikli yayın, atıf ve uluslararası iş birliği alanlarında daha güçlü bir performans sergileyerek üniversitemizi daha üst sıralara taşımayı hedefliyoruz.”
EMEKLİ MAAŞLARINI GERİ ÖDEYECEKLER!
SGK, 2016 yılından bu yana yaklaşık 100 farklı parametre kullanarak milyonlarca iş yerini risk grubuna göre sınıflandırıyor. Bu sıkı takip sayesinde 2016'da 1022 gün olan sahte iş yerlerinin ortalama açık kalma süresi, günümüzde 360 günün altına kadar geriledi.
2025 yılı verileri ise tablonun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Yürütülen projeler ve sosyal güvenlik denetmenlerinin saha çalışmaları sonucunda, sadece 2025 yılı içinde 185 bin 561 kişinin sahte sigortalı olduğu tespit edildi.
Uzmanlar, "Fiilen çalışmasam bile primimi ödüyorum, devletin zararı yok" düşüncesinin tamamen yasalara aykırı olduğunu belirtiyor. Özellikle sahte sigorta amacıyla kurulan paravan şirketlerin vatandaştan topladığı paraları SGK'ya aktarmayarak büyük bir vurgun yaptığı vurgulanıyor.
En ağır darbe ise emeklilik sonrasında ortaya çıkıyor. Durumun sonradan fark edilmesi halinde kişinin emekli aylığı anında kesiliyor. Emekli olduğu günden o tarihe kadar kendisine ödenen tüm maaşlar ise yasal faiziyle birlikte geri isteniyor.
Sadece sigortalı görünenler değil, fiilen çalışmayan birini sigortalı gösteren işverenler de Türk Ceza Kanunu kapsamında yargılanıyor. "Resmi belgede sahtecilik" ve "yalan beyan" suçlamalarıyla savcılığa sevk edilen işverenler, 2 ile 5 yıl arasında hapis cezası riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ayrıca, sahte sigortalı gösterilen her ay için asgari ücret tutarında idari para cezası kesiliyor.
BU RAPOR ÇOK VAHİM
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu, 691 sayfalık taslak raporunu tamamladı. Çocuk suçluluğu verilerinin yer aldığı raporda; okul öncesi taramalardan TCK'deki ceza üst sınırlarının artırılmasına, okul güvenliğinden dijital denetimlere kadar birçok kritik öneri sunuldu.
Raporda, Türkiye'deki resmi istatistikler ve akademik çalışmalar ışığında çocuk suçluluğunun uzun yıllara yayılan bir artış eğiliminde olduğu vurgulandı. TÜİK verilerine göre, güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2015 yılında 133 bin 829 iken, 2024 yılında 202 bin 785'e yükseldi. Bu veriler, son 10 yıllık dönemde çocukların karıştığı olay sayısında yaklaşık yüzde 51,5 oranında bir artış meydana geldiğini ve çocukların adli sistemle temasının yaygınlaştığını gösteriyor.
Çocukların karıştığı olaylar içinde en yüksek payı oluşturan yaralama suçlarındaki olay sayısı 2015'te 45 bin 850 iken, 2024'te 81 bin 875'e ulaşarak yaklaşık yüzde 78,6 oranında artış kaydetti. Buna göre 2024 yılı itibarıyla çocukların adli sisteme yansıyan her üç olayından birden fazlası yaralama suçuyla ilişkili hale geldi. Raporda bu yükselişin, çocuklar arasındaki şiddet eğiliminin ve çatışma davranışlarının geçmiş yıllara kıyasla belirginleştiğinin güçlü bir göstergesi olduğu paylaşıldı.
Şiddet eğilimindeki yükselişin yanı sıra uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, satın alma ya da satma suçlarında da dikkat çekici bir artış yaşandı. Bu suç türüne ilişkin olay sayısı 2015 yılında 7 bin 545 iken, 2024 yılında iki kattan fazla artarak 16 bin 563'e ulaştı ve yüzde 119,5 oranında yükseldi. Raporda bu tablonun, çocukların bağımlılık riskiyle daha erken yaşlarda karşı karşıya kaldığını ve suç çevreleriyle temas ihtimalinin güçlendiğini ortaya koyduğu görüşüne yer verildi.





