Toplantıda Babacan’a; Genel Başkan Yardımcıları Seyit Karaca, Hasan Karal, Tanıtım ve Medya ile Halkla İlişkilerden sorumlu kurmaylar ve Trabzon İl Başkanı Selçuk Keskin eşlik etti.

"EKONOMİ VE ADALET ETLE TIRNAK GİBİDİR"
Türkiye’nin en büyük sorununun geçim sıkıntısı olduğunu belirten Babacan, adaletin ekonomi üzerindeki doğrudan etkisine dikkat çekti. Osmanlı dönemindeki "adalet dairesi" kavramına atıfta bulunan Babacan, adaletin olduğu bir ülkede ekonominin yükseleceğini, ancak hukukun olmadığı bir düzende sadece bir avuç zenginin oluşacağını vurguladı.
Adalet meselesinin sadece yargı organlarıyla sınırlı olmadığını, toplumsal adaletin de ciddi yara aldığını ifade eden Genel Başkan, fırsat eşitliğinin yok olduğuna dikkat çekti. Torpil olmadan iş bulmanın imkansız hale geldiğini belirten Babacan, mülakat sisteminin kamuya girişte aşılması zor bir engel teşkil ettiğini ve bu durumun ülkenin en temel sorunlarından biri haline geldiğini söyledi.
"YAKIN ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMDI AMA SİSTEM İZİN VERMİYOR"
2023 seçimleri sonrası kurulan yeni ekonomi yönetimine değinen Babacan, Mehmet Şimşek ve Cevdet Yılmaz ile 10 yıl beraber çalıştıklarını hatırlatarak şunları söyledi:
"İki isim de benim yakın çalışma arkadaşımdı. İnsanlar 'Ali Babacan’ın arkadaşları bu işi çözsün' diye bekliyor ama olmuyor. Çünkü ekonomi yönetiminde tarım yok, reel sektör yok. Son üç yıldır sadece maaş yükseltiyorlar ancak 360 bin kişi işten çıkarıldı. Sektörler kan ağlıyor. Sadece maaşları kısarak enflasyonu düşürmeye çalışıyorlar. Esnafın, çiftçinin tozunu yutmadan Ankara’dan masa başında ekonomi yönetilmez. İktidarın etrafındaki menfaat şebekesi bu işlerin düzelmesine izin vermez."
DIŞ POLİTİKA VE İRAN UYARISI
Bölgesel gelişmelere de değinen Ali Babacan, Orta Doğu’daki gerilimin Türkiye için ciddi riskler barındırdığını ifade etti. İran’a yönelik başlatılan savaşın hukuksuz olduğunu vurgulayan Babacan, "önleyici savaş" gibi uydurma gerekçelerin kabul edilemez olduğunu belirtti. Türkiye'nin bu ateş çemberinin dışında kalması için diplomasiyi ana gündem maddesi yapması gerektiğini hatırlatan Genel Başkan, askeri güç ve liyakat konusuna da dikkat çekti. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olmamıza rağmen sistemin tek bir kişiye bağlanmasının yürümeyeceğini savunan Babacan, 40 yıl önce Özal döneminde kendi üretimini yapan Türkiye’nin bugün F-16 parçası için bile Amerika’dan izin bekler hale gelmesini eleştirdi.
FINDIK VE ÇAY ÜRETİCİSİNE MÜJDE: "AKILLI DESTEK ŞART"
Doğu Karadeniz ekonomisinin can damarı olan fındık ve çay konusuna özel bir parantez açan Babacan, mevcut tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi. Akıllıca tasarlanmış devlet desteği olmadan tarımın ayağa kalkamayacağını belirten Babacan, çiftçinin para kazanamadığı bir düzende gençlerin tarımdan kaçtığını ifade etti. "Anne babalar çocuklarına 'kendini kurtar' diyor; gençler giderse tarımı kim kurtaracak?" sorusunu soran Babacan, Türkiye’nin ithalat çıkmazına da değindi. Dünyadaki 192 ülkenin 191’inin çiftçisini desteklediğini ancak Türkiye’nin dışarıdan canlı hayvan ithal eder duruma düştüğünü hatırlatarak, gerçekçi maliyet analizleri ve liyakatli teknik kadrolarla bu sorunun kökten çözülmesi gerektiğini vurguladı.
"TRABZON SİYASETİN DİNAMOSUDUR"
Konuşmasının sonunda Trabzon’un Türk siyasetindeki önemine vurgu yapan Ali Babacan, "Trabzon’un dinamizmi ve çalışkanlığı tüm Türkiye siyasetini etkiler. Biz DEVA Partisi olarak 'Yeni Yol Grubu' ile güçlü bir seçenek oluşturduk ve birinci tercih olma hedefiyle ilerliyoruz. Türkiye’nin iki kutuplu siyasete mahkum edilmesine izin vermeyeceğiz" dedi.




