Gelişen teknoloji ve değişen mutfak kültürü, asırlık kalaycılık mesleğini bitme noktasına getirdi. Eskiden genç kızların çeyizlerini süsleyen düzinelerce bakır kap yerini çelik ve krom setlere bırakırken, Trabzon’un son kalaycılarından 65 yaşındaki Muzaffer Göle, mesleğinin hazin dönüşümünü anlattı.
"50 Parçalık Çeyizlerden Sadece Kuymak Tavasına"
Mesleğe ilkokul yıllarında adım atan ve yarım asrı deviren Muzaffer Göle, bakırın mutfaklardaki tahtını kaybettiğini vurguladı. Eskiden bir ev kurulurken 60 parçaya yakın bakır eşya alındığını hatırlatan Göle, "Şimdi her yer çelik ve alüminyum doldu. Evlerde bakırdan geriye sadece bir kuymak tavası kaldı. O da Trabzon’un vazgeçilmezi olduğu için adeta demirbaş olarak direniyor" dedi.
"Bizi Lokantalar Ayakta Tutuyor"
Trabzon’daki tarihi çarşıda bir zamanlar onlarca kalaycı olduğunu ancak bugün sadece iki kişinin kaldığını belirten usta, işleyişin nasıl değiştiğini şu sözlerle özetledi:
"Eskiden mahalle aralarında bile dükkânlar vardı, seyyar kalaycılar gezerdi. Şimdi bizi sadece bakırın lezzetinden vazgeçmeyen lokantalar ayakta tutuyor. Yeni nesil bakırı pek tercih etmiyor ama ağzının tadını bilen, bakır kapta pişen yemeğin lezzetini ve sağlığını hiçbir şeye değişmez."
"Yine Dünyaya Gelsem Yine Kalaycı Olurum"
Mesleğine olan tutkusunu dile getiren Göle, tüm zorluklara ve teknolojiye yenik düşen talebe rağmen işini severek yaptığını ifade etti: "54 yılımı bu çarşıda verdim. Bugün sorsalar yine kalaycılığı seçerim. Sevmeseydim bu kadar yıl bu tozun, dumanın içinde kalmazdım. Bizler bu zanaatın son temsilcileriyiz."





