Tunceli'de 5 Ocak 2020 günü kaybolan Gülistan Doku soruşturmasında altı yıldır kayda değer bir gelişme yaşanmazken; son iki haftadır dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel dahil ilk etapta 16 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Baba-oğul Sonel'in de aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı, üç kişi serbest bırakıldı. Mustafa Türkay Sonel'in, Doku'nun kaybolduğu gün yanında olan yakın arkadaşı Umut Altaş'ın ABD'de olması nedeniyle kırmızı bülten çıkarıldı.
Soruşturma sürecinde ortaya çıkan yeni delillerde; gizli tanık "Şubat"ın Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu öldürdüğünü söylemesi, Umut Altaş'ın abisi Sidar Altaş'ın da Sonel'in cinayeti işlediğini iddia etmesi ve ardından Altaş'ın babasıyla olan konuşmalarında "Her şeyi savcıya anlatırım" demesi, ancak baba ve oğul Sonel'in söz konusu iddiaları reddetmesi akıllara Narin Güran dosyasını getirdi.
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde Tavşantepe Mahallesi'nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos 2024'te kaybolmuş ve cansız bedeni 8 Eylül 2024 tarihinde köyün yakınındaki Eğertutmaz Deresi'nde bir çuval içinde bulunmuştu. Güran'ın ölümünde akrabaların "Herkes her şeyi biliyor" diyerek tepki göstermesi, o dönem 50'den fazla sahte ihbar yapılması, Narin'in bir yakınının cenaze bekleme salonunun önündeyken kalabalığa dönerek "Gidin yalan konuşun, tamam mı?" diye bağırması nedeniyle yumruklu saldırıya uğraması ve ailenin "görmedim, duymadım, bilmiyorum" mottosunda olması "Katil kim ve cinayet neden işlendi?" sorularını cevapsız bıraktı. Narin'in dosyasında olduğu gibi Gülistan'ın dosyasında da şüphelilerin "bilmiyorum", "hatırlamıyorum" cevaplarını vermesi, dosyayı kördüğüme sürüklemekle birlikte her gün yeni bir soru işaretinin doğmasına neden oluyor.




