CIMBIZLANAN İFADE

Ah o cımbız yok mu o cımbız! Ulan nelere kadirmiş? Şimdi diyeceksiniz ki bu "cımbız" olayı nereden çıktı? Evet, müsaade edin açıklayayım.

Çarşamba gününün akşamı Kadırga TV'de Spor Saati adlı programdaydık. Her zaman olduğu gibi programda bendeniz, partnerim Murat Gürdoğan ve moderatör Serkan Genç vardı. Programda moderatör tarafından bizlere sorulan soruları cevaplarken konu Trabzonspor'un kamp dönemine geldi.

O esnada bendeniz araya girerek konuşmamda hakkaniyet, adalet, hak ve hukuk vurguları yaptım. Hemen belirteyim; bu olgulara vurgu yapmamdaki neden, Fatih Tekke'nin kamp kadrosuna yeğenini katmasından dolayıydı. Ve konuşmama devam ederek, kadroda düşünülmeyen diğer çocukların günahının ne olduğunu sordum. Öyle ya, onlar da bizim evlatlarımız değil mi? Öyle ya, onlar da altyapıdan gelen oyuncular değil miydi?

İşte o esnada araya partnerim Murat Gürdoğan girdi. Sadece bir ifade kullanıp, o ifadesinde iyi bir Müslüman veya kendini iyi bir Müslüman kabul eden bir kimsenin adaletli, vicdanlı ve hakkaniyetli olması gerektiğine dikkat çekmek istedi. İnanın yaşananlar bu minvalde gelişti. Yine de yanlış anlaşılmalara meyal vermemek için bendeniz yine araya girerek konuyla alakalı bir iki ifade daha kullandım.

İşte cımbız tam da bu anda devreye sokularak, ağızdan "Müslüman" kelimesi çıktı ya, o kullandıkları cımbızla o troller "Müslüman" kelimesini cımbızlayarak sosyal medyada servis etmeye başladılar. Neymiş efendim; Fatih Tekke'nin Müslümanlığı sorgulanmış! Ya arkadaşlar, kim kimin Müslümanlığını sorgulayabilir? Veya birinin Müslümanlığını sorgulamak için böyle bir alet mi icat oldu da bizler duymadık? Sonra kimin haddine düşmüş Müslümanlığı sorgulamak? Müslümanlık kul ile Allah arasındadır. Çünkü herkes hesabını Yüce Yaradan'ya verecektir.

Murat arkadaşımıza veya bana Müslümanlıkla ilgili atıfta bulunan ve bulunmak isteyenlere elbette bir çift sözüm olacak. Bizim geldiğimiz yer bellidir, durduğumuz yer de. Evveliyatımız da bellidir, ne yaptığımız da. Küçük bir şehirde yaşıyoruz; bu küçük şehirde herkes herkesin ciğerparesini iyi bilir. O nedenle bize Müslümanlıkla ilgili söz söyleyecekler, öncelikle kendilerinin aynayla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Hemen belirteyim; İslamiyet bizim en ince ve kırmızı çizgimizdir. Müslüman olarak doğduk, Allah nasip ederse Müslüman olarak da öleceğiz. Elimizden geldiğince İslam'ın şartlarını da yerine getirmeye çalışmaktayız. Var mı burada bir sıkıntı?

Peşinen söyleyeyim; ayıp ve yazık ediyorsunuz. Hani derler ya, "Yel kayadan ne alır?" diye. Bu konuyla alakalı sizler bizlerden hiçbir şey alamazsınız. Bu güzel dinimizi, bu hoşgörü dinimizi sosyal medyada kendinize malzeme yapıyorsunuz ya; en büyük kötülüğü inanın sizler dinimize yapmaktasınız.

Son söz; Fatih Tekke'yi savunmak için ne olur dinimizi kullanmayın, dinimizi kendinize alet edinmeyin. Ve yine yeniliyorum: İyi bir Müslüman kul hakkı yemez. İyi bir Müslüman adaletli olur. İyi bir Müslüman kimselere eziyet etmez. İyi bir Müslüman, Allah'ın emirlerini yerine getirendir. Hz. Ömer vefat ettiğinde Medine'de "Hz. Ömer öldü" diye bağırmadılar, "Adalet öldü" diye bağırıyordu Müslümanlar.

ASL OLAN TRABZONSPOR'DUR

Konu o ki Fatih Tekke ve programdan açılmışken yine buradan devam etmek istiyorum. Öncelikle şunu belirteyim: Bizlerin Fatih Tekke ile hiçbir hesabı ve kitabı olmaz, olmamıştır. Bizlerin hesabı, Trabzonspor'da teknik adam olarak çalışanlarladır. Bu isim Fatih olur, Ahmet olur, Orhan olur, Niyazi olur, Abdullah olur, Şenol olur; hiç fark etmez. Bizler için aslolan Trabzonspor'dır.

Fatih Tekke, Trabzonspor'da profesyonel olarak çalışan bir teknik adamdır. Bu iş arz-talep işidir. Yani başkan ve yönetim iş verendir; teknik heyet ise iş alandır. Sonuçlar iyi gelip işler iyi giderse başarılısındır, kötü olursa başarısızsındır. Sonucu da malumunuz; faturayı ödemektir. O nedenle diyorum ki, kimseye önyargılı değiliz. Bu vesileyle Trabzonspor'a yeni sezonda başarılar diliyorum.

SAHİ NEREDESİNİZ?

Geçtiğimiz sezon başında transfer yapılmadı diye başta Başkan Ertuğrul Doğan olmak üzere yönetim kuruluna söylenmedik bir şey bırakılmamıştı! Bugün ise sezon henüz daha açılmamışken, neredeyse bütün transferler yapıldı. Hani ya o geçen yıl ortalığı yıkıp geçen futbol ulemaları? Sahi neredesiniz? Yapılan bu güzel şeylere insan bir iki kelam etmez mi? Niye edesin ki? Pusuda bekleyen avcı gibisiniz! Çok daha beklersiniz, benden söylemesi.

İYİKİ VAR

Başkan Ertuğrul Doğan bugün dört büyük kulüpten biri ve en önemlisi olan Trabzonspor'un başkanıdır. Ayrıca Kulüpler Birliği başkanıdır. Hangi büyük kulübün başkanı, Ertuğrul Başkan'ın yaptığı gibi her katıldığı TV programlarında taraftarlarından, camiasından kulübüne kombine, loca ve forma almaları için çağrıda bulunuyor?

Allah aşkına eğri oturun, doğru konuşun. Adam tek başına mücadele ediyor. İstanbul takımlarının başkanlarına bakın bakalım, Başkan Doğan gibi bir çağrıları oluyor mu camialarına? Kimse kusura bakmasın, sonuna kadar Ertuğrul Doğan'ı destekliyorum. Bugün Trabzonspor ayaktaysa, bugün Trabzonspor yürüyorsa, bugün Trabzonspor "Biz özel bir kulübüz" diyorsa; bunda en büyük pay sahibi Başkan Ertuğrul Doğan'dır.