Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 81. BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Gazze'de yaşanan insanlık dramına ve küresel adaletsizliklere dikkat çekti. Erdoğan, dünya liderlerini İsrail üzerinde baskı kurmaya ve KKTC'yi tanımaya davet etti.
DÜNYA / DIŞ HABERLER - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda dünya liderlerine seslenerek küresel gündeme ve bölgesel krizlere ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Konuşmasında ağırlıklı olarak Filistin ve Gazze’deki duruma yer veren Erdoğan, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
"GAZZE SADECE ÇOCUK KABRİSTANI DEĞİL, DÜNYANIN EN YÜKSEK AMPUTE BÖLGESİ"
Gazze'de yaşanan İsrail saldırılarına sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 ayda 74 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlası hizmet veremiyor. Gazze sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir, aynı zamanda dünyada en yüksek ampute oranına sahip bölgedir."
Erdoğan ayrıca, Mahmud Abbas'ın 2 yıldır BM salonunda yer alamamasını eleştirerek, Filistin'i henüz tanımayan tüm ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısında bulundu.
"DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR: BMGK REFORME EDİLMELİ"
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) mevcut yapısının işlevsizleştiğini vurgulayan Erdoğan, sistemin adil olmadığını belirtti: "190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu yapı ne adildir ne de güveni tam anlamıyla tesis edebilir. BM Güvenlik Konseyi 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforma edilmelidir. 5 ülkeye dayalı yapı güven sağlamaz."
KKTC, SURİYE VE AİLE VURGUSU
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında diğer bölgesel ve küresel meselelere de temas etti:
KKTC'ye Tanınma Çağrısı: Kıbrıs Türk halkına uygulanan gayriinsani izolasyonun bitmesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Dünyayı KKTC'yi tanımaya davet ediyorum" dedi.
Suriye Süreci: Suriye'nin 14 yıllık zulmün ardından yeni bir yola girdiğini ve güvenli bir ülke olmaya devam ettiğini söyledi.
Ailenin Korunması: Küresel cinsiyetsizleştirme politikalarına karşı ailenin korunması gerektiğini vurgulayarak, kadın ve erkekten oluşan aile yapısını savunmaya devam edeceklerini belirtti.




