Milyonlarca emeklinin bayram ikramiyeleri, "en az asgari ücret düzeyine çıkarılsın" taleplerine kulak tıkanarak yine 4 bin TL olarak hesaplara yatırılmaya başladı. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, fahiş kira ve gıda fiyatları altında ezilen emekliler, bu bayramı da açlık sınırının altında, derin bir yoksullukla karşılayacak. Geçen yıla göre artış yapılmayan ve ayın 22’sine kadar kademeli olarak yatırılacak olan ikramiyeler, daha cebe girmeden borçlara ve faturalara gidecek. Emeklinin tek gündemi hayatta kalma ve geçim savaşı... 80 yaşında iş arayanlar, 70 yaşında günde 14 saat çalışanlar, 55 yaşında kapı kapı gezip yaş engeline takılanlar...
Dursun Yıldız ise 70 yaşına gelmesine rağmen durup dinlenmeden çalışmak zorunda bırakılan yüz binlerce emekliden sadece biri. Turizm sektöründe mesaiye devam eden Yıldız, "Hayalim emekli olduktan sonra köyüme gitmek, torunlarımla gezmek, insanca yiyip içmekti. Ama hâlâ çalışıyorum. 70 yaşındayım, haftanın beş günü sabahın altısında yollara düşüyorum, akşam sekizde servisle eve dönüyorum. Bu bize yapılan bir zulümdür, işkencedir” ifadelerini kullanıyor. "Çalışmak zorundayım çünkü 20 bin lira maaşla ne yapacağım? İnsanca bir ücret alsam bu yaşta çalışır mıyım" diyen Yıldız, bayram ikramiyesine de değiniyor: “Maaş zaten cebime bile girmiyor. Bankaya yattığı an faturalara, otomatik ödemelere kesiliyor, parayı görmüyorum bile. Bayram ikramiyesi dedikleri 4 bin TL yatacak. O da benim elime geçmez, torunlara harçlık verir bayramı atlatmaya çalışırım. İki kilo meyve olmuş bin lira, bu para neye yetsin?"




