Seçime yaklaşık iki yıl kaldı. Bugünlerde en çok muhalefetin adayı konuşuluyor. Oysa sıkıntının büyüğünü Cumhur İttifakı'nın kendisi yaşıyor. Erdoğan, anayasa gereği aday olamazken ikinci bir isim telaffuz edilemiyor. Kurtuluş olarak görülen erken seçim ise tam bir kördüğüm.
Hemşehrimiz gazeteci Yaşar Aydın erken seçim konusunda şu görüşleri dile getirdi..
"AK Parti nin vekil sayısı 275, MHP'nin ise 46. Yani Cumhur İttifakı'nın toplamda 321 milletvekili var. Seçimde birlikte oldukları Yeniden Refah, HÜDA PAR gibi partiler dahil edilince rakam 330 oluyor. Geriye 30 vekil daha kalıyor. İYİ Parti ya da DEM Parti'nin desteği gerekiyor; ya da CHP'nin de içinde olduğu ortak bir karar.
Özetle Cumhur İttifakı'nın Erdoğan'ı yeniden aday yapmak için dışarıdan desteğe ihtiyacı var. Peki, muhalefet neden bir kez daha aday olması için Erdoğan'a destek versin?
İlk ve en kestirme yanıt; erken seçim desteği aynı zamanda iktidar ortaklığı ile devam edebilir. Yani ittifak genişlemiş olur.
İkinci olarak; seçimden sonra atılacak adımlar konusunda protokol imza edilebilir. Bu durum bile yeni bir ortakla iktidarın seyreltilmesi anlamına gelecektir.
Üçüncüsü ise erken seçim tarihi konusunda partiler uzlaşabilir. Ama partilerden gelen açıklamalara bakılırsa bunun için seçimin gerçekten öne çekilmesi gerekecek. Kasım 2027 tarihinin "erken bir seçim" olarak kabul görmesi son derece düşük bir ihtimal"




