Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, Gümüşhane’nin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerle karşı karşıya bulunduğu tehditleri kapsamlı şekilde değerlendirdi. Erüz, özellikle madencilik faaliyetleri ile turizm potansiyeli arasındaki hassas dengeye dikkat çekti.
Gümüşhane’nin yaklaşık yüzde 90’ına yakınının maden ruhsatları kapsamında olduğunu belirten Erüz, bu durumun ciddi riskler barındırdığını ifade etti. Madenlerin geçmişte kente ekonomik katkı sağladığını dile getiren Erüz, son yıllarda yaygınlaşan açık ocak ve siyanürlü madencilik faaliyetlerinin doğa üzerinde kalıcı tahribatlara yol açtığını vurguladı.
Erüz, Maden çıkarılan alanların, cevher alındıktan sonra artık yaşam alanı olmaktan çıktığına vurgu yaparak, “Ormanlarımız, meralarımız, su kaynaklarımız ve yaşam alanlarımız geri dönülmez şekilde yok oluyor. Madenler yenilenebilir değildir; bir kez çıkarılır ve biter. Oysa toprak, su, hava ve ormanlar milyonlarca yıldır varlığını sürdüren ve yaşamı destekleyen değerlerdir” dedi.
Madencilik ile doğa arasında net bir tercih yapılması gerektiğine işaret eden Erüz, sürdürülebilir kalkınmanın önemine dikkat çekerek, “Açık madencilik doğayı geri dönülmez şekilde tahrip ediyor. Alttaki madeni çıkarıp doğayı yok etmek mi, yoksa üstteki doğal varlıkları koruyarak turizm ve tarım gibi sürdürülebilir gelir kaynakları oluşturmak mı? Asıl tartışılması gereken budur. Bizim görevimiz sadece bugünü kurtarmak değil, gelecek nesillerin de bu coğrafyada yaşama hakkını korumaktır” diye konuştu.




