HEDEF TAHTASI YAPMAYIN

Kim ne derse desin!
Kim zurnayı, kavalı nasıl çalarsa çalsın?
Kim ritmi nasıl tutturursa tuttursun.
Hakikatten dünyada eşi benzeri yok.
Ondan mütevellitte Trabzon ve Trabzonsporluluğumuzdan gurur duyuyoruz.
Duymamak mümkünmü?
Bir takımın şehri üzerinde ne kadar etkisi olduğunu…
O takımın Şehrine ne kadar katkı sağladığını…
O takımın evet o takımın şehrinin adrenalini nasıl, şehrin insanlarına nasıl heyecan verdiğini…
Cumartesi günü oynanan Fenerbahçe maçıyla iliklerimize kadar hissedip yaşamadıkmı?
O nedenle;
Deriz ki, ne olur vurun abalıya misali Ertuğrul Doğanı hedef tahtasına koymayınız.
Deriz ki, Trabzon sporu yürütüp koşturmak için her şeyini feda eden bir başkanı çok sevdiği kulübünden küstürmeyiniz.
Deriz ki, sonra kaçan balık büyük olur ve dönülmez bir yola girilir. Eyvah demenin de bir manası kalmaz.
Deriz ki, ne her olursa olsun, bu heyecanı bizlere hep birlikte yaşattığı için başta başkan Ertuğrul Doğan olmak üzere yönetim kurulu, teknik ekip ve futbolculara teşekkür, onlara destek olmalıyız.
Elbette eleştiri olacak.
Burada asla bir sıkıntı yok.
Ancak yapılan eleştiriler seviye boyutunu aşmamalıdır.
Unutmayınız ki bir Trabzonspor’umuz var.
Yaşamalı ve yaşatmalıyız.


NEDEN PLAĞI TERS ÇALIYORSUNUZ?

Daha ne olacak?
Veya ne olması isteniyor?
Bakarmısınız aklı evvellerin söylediklerine?
Ara transferde yeterli oyuncu alınmamış!
O nedenle Trabzonspor alternatifli bir kadro oluşturamamış.
Neymiş efendim, Sol kulvar boş kalmış!
Kenarlar hakeza yok hükmündeymiş!
Falanda filan!
Ya arkadaş!
Ula gardaş!
Samsun spor maçının üzerinden henüz geçeli bir hafta oldu.
O maçtan sonra Trabzonspor un görevde olan bütün paydaşlarına ne methiyeler diziyordunuz?
Ve başkan Doğan ve yönetim kurulu güzel işler yapıyor diye de yeni besteler yapıyordunuz.
Evet, ne oldu ki, bu gün plağı tersten çalmaya başladınız.
Yazık hem de çok yazık!
Benden söylemesi….
Yumurtlayan balığı ürkütmeyiniz kaçarsa var ya çok pişman olup çok ararsınız o balığı.

HERKES ÜZÜLDÜ
Bizde üzüldük.
Bizlerde kahır çektik.
Sonuçta bizler bu şehirde yaşıyoruz.
Öyle böyle bir şekilde kendimizi teselli etme şansı buluyoruz.
Yaş şehir dışından, hele yurt dışından gelenler için ne demeli?
Şehir dışından gelen O Trabzonsporluların üzüntülerini inanın dağa taşa yazsak yine onları teselli edemeyiz.
Ama Trabzonsporluluk bu…
Nasıl sevinci birlikte yaşıyorsak, üzüntüyü de birlikte yaşayıp birlikte aşacağız.
Bizi biz yapan en önemli özelliklerimizden birisi bu değilmidir?
Kırmayacağız…
Dökmeyeceğiz.
Kol kırılır yen içerisinde kalırdan hareket ederek, dışa karşı tek vücut tek yumruk olacağız.
Çünkü bizim bizden başka dostumuz yok.
Ne olur elimizdeki değerlerin kıymetini bilelim.
Sorarım sizlere var mı Ertuğrul Doğandan başka Trabzon sporu sırtlayıp götürecek bir başka isim?

BIRAKIN BU İŞLERİ!

Laf salatalığı yapanlara seslenmek istiyorum.
Sizin başka işiniz gücünüz yokmudur?
Nedir Allaha aşkına sıkıntınız?
Öyle bir atıyorsunuz ki, o ki atıyorsunuz küçük atın da kuşlarda nasiplensin attıklarınızdan!
Atmalarınız ne benzer âşıkların atmalarına!
Güya onlara göre Ertuğrul Doğanı siyaset getirmiş.
Yetmedi, Ertuğrul Doğanı siyaset orada tutuyormuş.
Gülermisiniz ağlarmısınz?
Siyasi irade kulüplere her açıdan yardım etmezse.
Siyasi irade kulüpler için duruş sergilemezse.
Hangi kulüp bu gün bulunduğu ligde varlığını sürdürebilir?
Türk futbolunda neyin ne olduğunu hepimiz bilmiyormuyuz?
Sonra siyasi iradenin olmadığı ve geçit vermediği bir yerde kulübün içerisinden dışarı adım atma şansınız olabilir mi?
Bırakın artık laf salatalığını bir kenara, biraz kafanızı kaldırıp gerçeklere bir bakı verin.