HERKES AYNAYLA YÜZLEŞMELİ!

Siyasi partilerin bayramlaşmalarıyla ilgili herkes bir şeyler yazdı durdu. Biz de bu konuda iki kelam edelim istedik. Hep deriz ya, “Nerede o eski bayramlar” diye... Artık bu söz siyasi partiler için de geçerli olmaya başladı. Neyse, lafügüzaf etmeden konumuza dönelim.

Trabzon’da her dini bayramda siyasi partilerde geleneksel bayramlaşma merasimleri yapılır. Bu gelenek bu yıl da devam etti. Özellikle iktidar partisinin bayramlaşmaları her zaman daha yoğun olur; zira seçilmiş milletvekilleri ve bakanlar bayram vesilesiyle memleketlerinde bulunur, seçmenleriyle kucaklaşır. Partililer de bu ortamı bir fırsat bilip taleplerini iletir. Çözülsün ya da çözülmesin, en azından bir umut tazelenir.

Bu bayramda Adalet ve Kalkınma Partisi Trabzon İl Başkanlığı’nın Meydan Park’ta düzenlediği bayramlaşma merasimi ise geçmiş yıllara kıyasla oldukça sönük geçti. Oysa Süleyman Soylu’nun Trabzon milletvekilliği yaptığı dönemde bayramlaşmalar salonlara sığmaz, bu nedenle Meydan Parkı tercih edilirdi. Alan dolar taşar, heyecan kalabalığın yüzüne yansırdı.

Bu kez iktidar partisinin dört milletvekili ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı alanda hazır bulunmasına rağmen katılım beklenen seviyede değildi. İl Başkanı Sezgin Mumcu ve Milletvekili Yılmaz Büyükaydın’ın mesafeli tavırları partililerin gözünden kaçmadı. Alandaki heyecan öylesine düşüktü ki, “Aynı kişiyi üç defa öptük” diyen partililere rastladık. Zira önce Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde bayramlaşma yapıldı, ardından aynı isimler Meydan Park’a geçti. Doğal olarak kalabalık bölündü, heyecan dağıldı.

Büyükşehir’deki program ise daha canlı ve samimi bir atmosferde gerçekleşti. 26. ve 27. Dönem Trabzon Milletvekili, AK Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkan Yardımcısı Av. Salih Cora’nın gördüğü ilgi dikkat çekiciydi. Gerek teşkilat mensupları gerek partililer Cora’ya yoğun ilgi gösterdi. Taban siyasetçisi olmanın ne demek olduğunu bir kez daha gözlemledik. Aynı şekilde Ahmet Metin Genç’in samimi tavrı, katılımcılarla birebir temas kurması ve herkese hitap edebilen üslubu salonda sıcak bir hava oluşturdu. Teşkilattan gelmenin sahaya nasıl yansıdığını görmek zor değildi.

Ancak hem Büyükşehir’de hem Meydan Park’ta dikkat çeken ortak bir husus vardı: Herkes bir talebini bir yerlere ulaştırma çabasındaydı. Bu tablo, mevcut Trabzon milletvekillerinin halkla temas konusunda yeterince güçlü bir bağ kuramadığı yönündeki kanaati güçlendiriyor. Vatandaş doğrudan vekiline ulaşamadığında, bayramlaşma törenlerini adeta “iletişim ofisi”ne dönüştürüyor. Oysa siyaset, sadece bayramdan bayrama hatırlanacak bir ilişki biçimi değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayramlaşmasına gelince; orada da gündem tekti. Cumhuriyet Halk Partisi programında bayramın manevi ikliminden ziyade Ekrem İmamoğlu konuşuldu. Mikrofonu alan herkes İmamoğlu’nun haksız ve suçsuz yere tutuklandığını ifade etti. Hukukçu kimliği olmayanların bu yöndeki değerlendirmeleri siyasi refleks olarak görülebilir; ancak bir hukukçu olan Sibel Suiçmez’in aynı kesinlikte konuşması kamuoyunda ayrıca merak uyandırdı.

Diğer muhalefet partilerinin bayramlaşma programlarına dair ise tarafımıza ulaşan bir davet olmadı.

Sonuç olarak, Trabzon’daki bayramlaşma merasimleri bu yıl bize şunu gösterdi: Siyasette kalabalıklar kadar temasın samimiyeti de önemlidir. Mevcut milletvekillerinin halktan kopuk görüntüsü, en çok da böylesi günlerde belirginleşiyor. Bayramlar; gönül alma, gönül yapma ve halkla aradaki mesafeyi kapatma günleridir. Eğer meydanlar dolmuyor, heyecan hissedilmiyorsa dönüp aynaya bakma vakti gelmiş demektir.

Ve açıkçası artık bayramlar siyasi partiler için şeker tadında geçmemektedir. Temennimiz tabii ki bundan sonraki bayramların en azından eski bayramların tadını yakalamasıdır. "Olur mu?" derseniz, ben de sizlere iyi ve şeker tadında geçmesi için ne kadar temennide bulunursak bulunalım, “Zor dostum zor” derim.