İSTANBUL – Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde balıkçılar tarafından fark edilen cansız bedenlerin, bir süredir hukuk mücadelesi veren Fatma Nur Çelik ve küçük kızına ait olduğu belirlendi. Olayın sıradan bir boğulma mı yoksa şüpheli bir ölüm mü olduğu tartışılırken, dosyadaki detaylar dehşete düşürdü.
"İNTİHAR SÜSÜ VERİLEBİLİR" DEMİŞTİ
Bir vakıf yöneticisinin istismarına uğradığını iddia eden ve hukuk mücadelesi yürüten Fatma Nur Çelik’in Mayıs ayında karar duruşması olduğu öğrenildi. Çelik’in daha önce verdiği röportajlarda can güvenliğinin olmadığını belirterek, "Beni öldürüp intihar izlenimi verebilirler" uyarısında bulunduğu ortaya çıktı. Ailenin avukatı Buse Naz Güneş, bunun bir intihar olmadığını savunarak sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.
BAKANLIKTAN "ADRESTE BULAMADIK" SAVUNMASI
Olayın ardından eleştirilerin odağı olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yazılı bir açıklama yayımladı. Bakanlık, çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 2 Mart’ta acil koruma kararı alındığını ancak adrese gidildiğinde kimseye ulaşılamadığını belirtti.
Bakanlık açıklamasındaki kritik noktalar:
-
Çocuğun psikiyatrik tedavi sürecinin aksadığı ve annenin tedavi sevklerini reddettiği iddia edildi.
-
2 Mart'ta koruma kararı için adrese gidildiği ancak kimsenin bulunamadığı, akşam saatlerinde ise ölüm haberinin alındığı bildirildi.
-
Bazı kurumların süreci "anne ve çocuğu ayırma çabası" olarak yansıtmasının gerçek dışı olduğu vurgulandı.
SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ DEVAM EDİYOR
Fatma Nur Çelik'in öz babasının da çocuğu istismar ettiği iddiaları ve devam eden davalar zinciri, olayın arkasındaki karanlık noktaları artırıyor. Adli makamlar, ölümlerin bir cinayet mi yoksa zorunlu bir son mu olduğunu belirlemek için geniş çaplı bir soruşturma yürütüyor.




