Öyle zannediyorum ki KTÜ, dolayısıyla Farabi Hastanesi’nin kınalı kuzumdan çekeceği var.

Yemin billah ediyorum, kınalı kuzum kafayı bu güzide kurumumuz için epeyce bozmuşa benziyor.

Her gün benimle olmasa bile kendi başına kamu denetçisi gibi KTÜ’ye gidip hastane başta olmak üzere bütün birimleri sessiz ve derinden denetler mi?

Kınalı kuzum benimle de gitse bensiz de gitse mutlaka elinde sağlam bilgi ve belgelerle bizim huzurumuza arzıendam etmektedir.

Neyse lafı fazla uzatmadan asıl konularımıza girelim.

KINALI KUZUM TRABZONSPOR’DA
KINALI KUZUM TRABZONSPOR’DA
İçeriği Görüntüle

Hoş gelmiş benim güzeller güzeli kınalı kuzum.

— Hoş gördük, hoş bulduk üstatların üstadı.

Kınalı kuzum belli ki dağarcığın dolu, belli ki küfende de önemli bilgiler var.

— Üstadım olmaz olur mu, neler var neler? KTÜ olur da hele içerisinde Farabi Hastanesi de olunca bilginin babasına ulaşmak zor mu olur?

Kınalı kuzum, senin kuzu gözünden ve kuzu kulağından çekinmeyen varsa inan hiçbir şey bilmiyor ve yaşamıyordur demek.

— Üstadım, ben durup dururken insanların nasırına, kurumların bam teline dokunmam. İşlerin iyi gittiği bir kuruma neden dokunayım veya işini iyi yapan, içerisinde Allah korkusu olanlarla benim ne işim olabilir? Çünkü içerisinde Allah korkusu olanlar düzgün insandırlar. Hak yerler mi? Birisinin işine göz dikerler mi? Birilerinin ekmeği ile oynarlar mı? Hakkaniyetli olmazlar mı?

Güzel kuzum, söylediklerine harfiyen katılıyorum. Hayırdır, hak hakkaniyet diyorsun, buralara nereden geldin?

— Üstadım kulağını aç ve dinle. Evet, anlatacaklarımı sadece dinle. Şahsıma gelen bir ihbar üzerine mecburen rotayı KTÜ’ye çevirdik. Ha hemen belirteyim, gelen bilgi de öyle abudik gubidik bir bilgi değildi. O nedenle gelen ihbarı çok önemsedim ve hemencecik işe koyuldum.

Kınalı kuzum, neydi seni bu kadar heyecanlandıran ve merak uyandıran iddia?

— Üstadım ne demiştim, sen sadece dinle diye. Evet, anlatıyorum... Bana gelen iddiada KTÜ Vakfı adı altında bir anonim şirket kurulduğu, adının da KUGVA İŞ A.Ş. olduğu belirtildi.

Kınalı kuzum, karşılıklı soru cevap gitmeliyiz kusura kalma. Bak, vakıf kuramaz mı böyle bir şirket?

— Üstadım, şu sıralar gündemde olan cemaatlerin neler yaptığını, Türkiye'nin nelerle yüzleştiğini hep birlikte görmüyor muyuz? Hangi cemaati kaşısan altında mutlaka bir şey çıkıyor, vakıflarda aynı şeylerin olmadığı ne malum? Elbette vakfı düzgün, hilesiz hurdasız, insanlık adına yönetenleri tenzih ediyoruz. Onlara asla sözümüz olamaz. Amma cemaat ve vakıf adı altında her türlü taklayı atanları da Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e havale ediyoruz.

Kınalı kuzum belli ki sen freni patlatmışsın.

— Üstadım konuyu daha anlatmadan sen frenden bahsetmeye başlamışsın. Ne olur bir dinle... Hani dedik ya KUGVA adı altında şirket kuruldu diye. Kurulan bu şirketin yüzde 51'i Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Ali Haydar Baş'a, yüzde 49'u ise KUGVA Şirketi yönetimini temsilen İhracatçılar Birliği Başkanı Selçuk İskender'e verilmiş.

Kınalı kuzum bir yerde yanlışlık olmasın?

— Üstadım sen ne diyorsun, her şeyi açık seçik beyan ediyorum ya. Kurulan şirketin büyük payı iş insanı Ali Haydar Baş'a veriliyor, daha az hisse ise şirketi temsilen yüzde 49 ile KUGVA şirketinde kalıyor. Eğer kıble kaçığı var ise burada var. Öyle ya, niye şirketin büyük hissesi iş insanına veriliyor da küçük hisse şirketi temsilen yüzde 49 ile KUGVA şirketinde kalıyor? Burada söz sahibi kim oluyor? Elbette ki Ali Haydar Baş.

Kınalı kuzum, bu hikayenin sonunu inan senden çok ben merak ediyorum.

— Üstadım fazla merak iyi değildir! Ben yine iddiaya devam edeyim. Bu şirket yani KUGVA ne yapıyor biliyor musun? Hani ya Farabi Hastanesi'nin üst tarafında kantinler var ya, o kantinlerin üstüne koskocaman bir işletme açma işlemlerine başladı…

Kınalı kuzum ciddi misin bu anlattığın iddialarda?

— Üstadım, işin ciddi olup olmadığını sen de araştırabilirsin. İşin garip tarafı ne biliyor musun? Rektörlükte son dönemini yaşayan Hamdullah Bey, öyle zannediyorum ki bu işin destekçisi oluyor. Çünkü vakıf başkanı malumunuz Hamdullah Bey. Vakıf dolayısıyla Rektörlük istemezse o alana bir çivi çakılabilir mi? Ey gidi üstadım, millet neyin peşinde.

Kınalı kuzum, ben de diyorum ki ey gidi Edip Sevinç abi... Peşinen söyleyeyim Edip abiyi çok sever sayarım ama KTÜ konusunda bana göre yanlış demeyeyim de eksik yapmışlardır.

— Üstadım ben onu bunu bilmem, KTÜ Hamdullah Bey'in elinden kayıp gitmektedir. Şu an anket yapsınlar, öğretim görevlileri nezdinde çoğunluk, yani yüzde sekseni 'gitsin veya alınsın' derler. Biz bu konulara çokça vurgu yapmıştık ama yazdıklarımızı ve söylediklerimizi Edip abiye dinletememiştik, işin ne kadar vahim olduğunu.

Kınalı kuzum, şu an orada inşaat başladı mı?

— Üstadım şu anda başlanılmış; 1 otel, 1 market, 1 kantin, 2 tane de lokanta yapılacakmış o alanlarda. Ancak otel eski otoparkın yerine yapılacak. Kantin bölgesinde 3 kantin ve bir de berber var. Yazık günah değil mi? Ya bu işi kotaranların hiç mi vicdanları yok? O işletmelerde kaç kişi istihdam ettiriliyor, kaç kişi evlerine ekmek getiriyor? Çalışanlara nasıl kıyacaklar?

Kınalı kuzum, peki siyaset ne diyor bu işe? O kısmı hiç araştırdın mı?

— Üstadım bir Bakanımız var. Bakanımız ne yapsın? İşi gücü 'Trabzon'a nasıl yatırım yaparım, Trabzon'u yatırımlarla nasıl şaha kaldırırım' derdinde. Kalkıp da böyle işlerle mi uğraşacak? Bakanımızın işi başından aşmış. Şunu da belirteyim, belki de bu konudan haberi yoktur.

Kınalı kuzum, siyaset rektör atanana kadar devrededir, ondan sonraki süreç rektöründür. Ama iktidar partisinin vekilleri var, teşkilatları, il ve ilçe başkanları var; onlar da mı ses çıkarmıyor? Senin anlatımına göre KTÜ'de işler 'saldım çayıra, mevlam kayıra' tarzında gidiyor herhalde.

— Üstadım ben onu bunu bilmem. Bildiğim tek şey var: KTÜ'de Hamdullah Bey'in kılıcı kesiyor, hem de iyi kesiyor. Çuvalcı Bey ne derse o oluyor. Üç beş kişinin dışında kimseleri takmıyor. Onu rektörlükte tutanları saymıyorum tabii ki... Az daha unutuyordum, yazılan senaryoda (tabii bu da iddia) yüzde 51'in sahibi olan Ali Haydar Baş, Rektör Hamdullah Bey'e bir dahaki dönemde milletvekilliği sözü vermiş. Kendisine 'Sen milletvekili olursun, senin yerine Prof. Dr. Cemil Rakıcı'yı da rektör yaparız. Sistemi de böyle devam ettiririz' diyormuş! Güç zehirlenmesine bakar mısınız?

Kınalı kuzum burası da önemli. Ali Haydar Baş Bey bu sözü nasıl veriyor, ne gücü var ki siyasette? Bu işler bu kadar kolay mı? Neyse, biz getirdiğin iddiayı yazmakla mükellefiz.

— Üstadım sen yaz, sen kafanı yorma. Ali Haydar Baş’ın destekçilerinin başında İl Başkanı Sezgin Mumcu varmış. Yemin billah ben bu işin takipçisi olacağım. Bak, ben burada bir de uyarı yapmak istiyorum AK Parti'de siyaset yapan şahsiyetlere: Rektör Hamdullah Bey'in KTÜ'deki keyfi davranışları sizlere seçim sathında sıkıntı yaratabilir. Hamdullah Çuvalcı Bey KTÜ'de öyle bir kötü yönetim gösteriyor ki hak hukuk sizlere ömür olmuş. Bir hocamızın görevden nasıl uzaklaştırıldığını da bir sonraki yazımızda sizlerle paylaşacağız.

Kınalı kuzum çok uzun oldu, keselim istersen.

— Üstadım ben ne yapabilirim? Konu ve gelen iddialar uzun olunca haliyle yazı da uzun oluyor. Hadi bana eyvallah o zaman.

Güle güle kınalı kuzum.

Muhabir: Safiye Selçuk