Gündem

KIRMADAN İNCİTMEDEN YAZMIŞ!

Handan Atamer Engin adlı bir kadının Trabz10.net üzerinden bir paylaşımı ve mektubu var. İşte o paylaşım:

“Bir Kadından Bir Cumhuriyet’in Kadınına” Selvi Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup

Sayın Selvi Kılıçdaroğlu,

Size bu mektubu yazmak, başlı başına ağır bir sorumluluk. Çünkü hitap ettiğim kişi yalnızca bir siyasetçinin eşi değil… Bir döneme tanıklık etmiş, Cumhuriyet tarihinin en çalkantılı yıllarında metanetle yanında durmuş, Türkiye’nin kaderine eşlik etmiş bir kadınsınız. Ama artık bu hikâyenin sessiz tanığı olmakla yetinilmeyecek bir noktadayız. Çünkü söz konusu olan artık sadece bir koltuk değil. Bir partinin değil sadece… Bir ülkenin vicdanı, direnci ve rotasıdır kaymakta olan.

Sayın Hanımefendi, Türkiye tarihi, nice liderler gördü. Kimi, bir dönemi aştı; kimi, o dönemin enkazı altında kaldı. Ama her biri, bir zamanın kaderini elinde tuttu. Eşiniz Kemal Bey, bu ülkenin demokratik hafızasında önemli bir yer edindi. 12 Eylül sonrası suskunluğa bürünmüş sosyal demokrasiyi yeniden görünür kıldı. Kürt meselesinden Alevi kimliğine, devlet içi yapıların açılımına kadar pek çok risk aldı. Ancak artık tarihin çizgisi başka bir yöne akıyor. Ve direnilen şey bir iktidar değil; bir değişim arzusu, bir tazelenme ihtiyacı.

CHP, kurucu felsefesi gereği sadece bir parti değildir. Bir rejimin, bir kültürün, bir direnişin adıdır. Ve bu yapı, ilk kez bu kadar ivmelenmişken… Gençlerin yeniden umutla baktığı, kadınların sesini duyurduğu, Anadolu’da yeniden toprağa ayak bastığı bir döneme girilmişken… Şimdi bu yükselişi, bu dinamizmi kişisel bir hesaplaşmaya kurban etmek… Bütün bir geçmişe ihanet değil de nedir?

Sayın Selvi Hanım, Tarih, yalnızca büyük savaşları değil, küçük suskunlukları da yazar. Ve bazen susmak, en büyük destek biçimidir. Bu destek artık vicdanları yoruyor. Ben sizi yıllar içinde, hep güçlü duruşunuzla izledim. Sade ama etkili, geri planda ama anlamlı… Şimdi o zarif duruşu bir adım daha öne çıkarma zamanı.

Bir kadın olarak, bu ülkenin yorgun ama direnen evlatlarından biri olarak, size içten ve samimi bir çağrı yapıyorum: Eşinize söyleyin. Bu hikâyenin sonu, kaybettiği seçimlerle değil, çekildiği yerde kazandığı onurla yazılsın. Giderken devleti, adaleti, muhalefeti dizayn etmeye değil, yeni nesle yol açmaya gitsin. Biliyoruz ki, her zaferin önünü açan biri vardır. Bazen bu bir lider olur, bazen bir kadın, bazen sadece bir eş. Şimdi size düşen, bir seçim değil; bir uyarı, bir telkin, bir vicdanın sesidir. Bir Cumhuriyet kadını olarak, tarihin kırılma anlarından birinde susmak, yalnızca susmak değildir. Bu mektup bir öfke değil. Bu bir çağrıdır. Bize kalan son umudun, yok yere heba edilmesine karşı yazılmış bir tarih notudur.

Saygılarımla, Bir Cumhuriyet Kadını Handan Atamer Engin