Yoksulluk nafakası kaldırılmadı, yeni düzenleme de henüz yapılmadı. Buna rağmen bazı gazeteler kararı bir zafer havasında sunarak kadınların ekonomik güvencesine ilişkin tartışmaları geri plana itti.
Süresiz yoksulluk nafakası, Türkiye'de yıllardır süren bir tartışma: Kadınların boşanma sonrası karşı karşıya kaldığı ekonomik kırılganlık ile erkeklerin boşanma sonrasında devam eden mali yükümlülükleri arasında ince bir çizgi var. Ancak kararın ardından atılan bazı manşetlerde kadınların yoksullaşma riski, iş gücünden uzak kalmaları, çocuk bakımı nedeniyle uğradıkları gelir kayıpları ya da bakım emeği neredeyse hiç yer bulmadı. Bunun yerine haber dili, yıllardır nafakayı erkek mağduriyeti başlığı altında ele alan yaklaşımın devamı niteliğinde oldu.
Kadın örgütleri ve toplumsal cinsiyet alanında çalışan araştırmacılar bu noktaya dikkat çekiyor. Onlara göre nafaka tartışmalarında görünür olan taraf çoğu zaman ödeme yapan erkekler olurken, görünmez kalan taraf ise evlilik boyunca bakım emeği veren, kariyerinden vazgeçen veya boşanma sonrasında yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalan kadınlar oluyor. Çocuklar için ödenen nafaka her ne kadar ayrı bir madde olsa da her geçen gün artan eğitim, gıda, sağlık masrafları nedeniyle genellikle yetersiz kalıyor. Yoksulluk nafakasının da çocuklar için kullanıldığı gerçeği göz ardı ediliyor. Bu nedenle AYM kararının ardından ortaya çıkan sevinç dili de yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Kullanılan ifadeler yalnızca hukuki bir değişikliğin memnuniyetle karşılanması değil; kadınların ekonomik güvencelerini ikincil gören erkek egemen bakış açısının da yansımasıdır.




