Ortahisar Belediyesi’ni devraldıklarında her yerde ne dediler?
Belediyeyi 856 milyon lira borçla aldık.
Peki bugün ne diyorlar?
Borç 1 milyar 652 milyon liraya ulaştı.
Bunu söyleyen muhalefet değil. Bunu söyleyen bizzat belediyenin kendi yönetimi.
Şimdi Trabzon halkı doğal olarak şunu soruyor:
İki yılda bu şehre ne yaptınız da borç neredeyse iki katına çıktı?
Ortada devasa altyapı projeleri mi var?
Yeni ulaşım yatırımları mı var?
Şehri dönüştüren büyük sosyal projeler mi var?
Yok.
Çağlayan’da beton dökülüp temel atılması dışında vatandaşın hayatını kökten değiştiren hangi hizmet yapıldı?
Ama maaş açıklamalarına bakıyorsunuz…
Ortalama personel maaşı 70 bin liranın üstüne çıkmış. İkramiyelerle birlikte bazı personelin maliyeti 75 bin lirayı buluyor.
Türkiye’de milyonlarca insan 28 bin lira asgari ücretle yaşam savaşı verirken, Ortahisar Belediyesi’nde oluşan tabloyu halk sorgulamayacak mı?
Bakın mesele emekçinin maaşı değil.
Kimse işçinin hakkına karşı değil.
Ama mesele şu:
335 bin nüfuslu bir ilçenin belediyesi, personel memnuniyet merkezi değildir. Öncelik halkın hizmetidir.
Bir taraftan çıkıp diyorsunuz ki:
Personel fazlalığı var.
Gelirlerimiz kesiliyor.
Borç yükü ağır.
Belediye ekonomik sıkıntı içinde.
Peki o zaman neden yeni personel alıyorsunuz?
Bu nasıl bir yönetim anlayışı?
Eğer gerçekten ihtiyaç teknik personelse, çıkıp açıkça söylersiniz:
Şu alanda eksik var, şu kadar uzman gerekiyor.
Ama hem personel fazlam var deyip hem yeni personel almak, halkın aklıyla alay etmektir.
Üstelik Trabzon’da binlerce genç işsiz geziyor.
Evine ekmek götüremeyen insanlar var.
Üniversite mezunu gençler kahvelerde oturuyor.
Peki işe kimler alındı?
Halkın en çok konuştuğu konu bu.
Referanslı isimler, siyasi yakınlıklar, belli çevreler…
Bu şehir bunu konuşuyor.
Ortahisar halkı size belediyeyi, önceki yönetimi eleştirdiğiniz düzen devam etsin diye vermedi.
Ne diyordunuz yıllarca?
İsraf var.
Kayırmacılık var.
Hukuksuz imar uygulamaları var.
Kaldırımlar işgal ediliyor.
Şehir rant uğruna bozuluyor.
Peki bugün ne değişti?
Beşirli’de kaldırımlar daralıyor.
Bazı işletmeler büyüyor.
Vatandaş yine aynı düzenin devam ettiğini düşünüyor.
O zaman insanlar şunu soruyor:
Değişen sadece tabelamı oldu?
Bir başka mesele daha var.
Belediye yönetimi sürekli Ankara’yı suçluyor.
Paramız kesiliyor diyor.
Tamam, kesiliyor olabilir.
Muhalefet belediyelerine baskı da olabilir.
Ama o zaman daha dikkatli bütçe yönetmeniz gerekmez mi?
Borçtan şikâyet edip aynı anda yüksek maaş politikası yürütmek nasıl açıklanacak?
Şehir hizmet bekliyor.
Yol bekliyor.
Otopark bekliyor.
Trafik çözümü bekliyor.
Temizlik bekliyor.
Sosyal belediyecilik bekliyor.
Vatandaş artık siyasi mazeret değil, sonuç görmek istiyor.
Çünkü seçim kazanmak başka şeydir…
Şehir yönetmek başka şey.
Ortahisar Belediyesi 3-5 yöneticinin, belli çevrelerin ya da personel gruplarının belediyesi değildir.
335 bin insanın belediyesidir.
Ve bu şehir artık şunu net görmek istiyor:
Borç neden ikiye çıktı?
Bu borcun karşılığında Trabzon ne kazandı?