Modern yaşamın vazgeçilmezi haline gelen dijital teknolojilerin ve sosyal medyanın insan psikolojisi üzerindeki etkileri, endişe verici boyutlara ulaşıyor.
Günümüzde iş ve özel hayatın iç içe geçmesiyle birlikte bireylerin sürekli erişilebilir olma zorunluluğunun büyük bir psikolojik baskı oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Atalay, “Bu durum insanları tükenmişliğe sürüklüyor. Artık birçok ülkede ‘irtibatı kesme hakkı’ gibi uygulamalar konuşuluyor. Sürekli çevrim içi olmak sadece iş yaşamını değil, genel yaşam kalitesini de olumsuz etkiliyor" dedi, dijital dünyanın neden olduğu bağımlılık, zihinsel yorgunluk ve sosyal ilişkiler üzerindeki olumsuz etkilerine karşı 'dijital detoks'un önemini anlattı.
Günde ortalama 100 kez telefon kontrol ediliyor
Dijital bağımlılık giderek artıyor ve artık hayatın her alanını etkiliyor. Bu alandaki bağımlılık giderek artıyor. Dijital teknolojiler o kadar yaygınlaştı ki her an yanımızdalar, her an cebimizdeler. Elbette ki hayatı kolaylaştıran yanlarının farkındayız. O açıdan vazgeçilmezler. Fakat çok uzun saatler boyunca bunu kullandığımızda artık ihtiyacın ötesine geçen bağımlılığa dönüşüyor.
Günümüzde bir yetişkin günde 6-7 saatini ekran başında geçiriyor. Günde ortalama 100'e yakın kez mobil telefon kontrolü yapıyoruz. Özellikle genç kuşakta bu oran çok daha yüksek. Ergenlerin ekran süresinin günde 9 saati bulabildiğini görüyoruz. Birçok farklı açıdan bağımlılık gelişiyor. Kişiler, telefonlarını evde unuttuklarında anksiyete, gerginlik ve konsantrasyon bozukluğu gibi belirtiler yaşayabiliyor. Bu, giderek artan bir problemdir.
Dijital dünyada sürekli erişilebilir olma hali nelere neden oluyor?
Özellikle gençler dijital teknolojilerle yoğun etkileşim içinde ve bu durum gelişim süreçlerini ciddi şekilde etkileyebiliyor. Ergenlik dönemi kimlik ve kişilik gelişiminin devam ettiği hassas bir evredir, dijital mecralarda geçirilen zaman gençler üzerinde derin psikolojik etkiler oluşturuyor.
Gençler sosyal medyada geçirdikleri zamanı, kendi hayatlarıyla kıyasladıklarında sıklıkla yetersizlik hissine kapılıyor. Bu durum, özgüven sorunlarına ve duygusal dalgalanmalara yol açabiliyor. Ayrıca dijital dünyada sürekli erişilebilir olma hali, bireylerin gerçek hayattan kopmalarına neden oluyor. Dijital uyaranlara sürekli maruz kalmak sadece gençlerde değil, yetişkinlerde de zihinsel yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık gibi sorunları artırıyor.
Odaklanma problemi artık yaygın bir sorun haline geldi
Sürekli bildirimler almak, içerik akışına maruz kalmak zihnimizin dinlenmesini engelliyor. Özellikle gençler bu durumdan daha fazla etkileniyor. Odaklanma problemi artık yaygın bir sorun haline geldi.
Ekran süresi verileri düzenli takip edilmeli
Dijital detoksa başlamanın ilk adımı farkındalıktır. Ekran süresi verilerinin düzenli takip edilmesi gerekiyor. Ne kadar ve hangi uygulamalarda zaman harcadığımızı görmek gerekiyor. Bu farkındalıkla birlikte gerçekçi hedefler koymak önemli. Örneğin, ‘Günde sadece 2 saat sosyal medyada vakit geçireceğim’ ya da ‘Uyumadan önceki son 1 saat ekranlara bakmayacağım’ gibi adımlarla başlanabilir.





