Fındık üreticilerinin bu yıl da yüzü gülemedi. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı 2026/2027 sezonu kabuklu fındık alım fiyatları üreticilerin beklentisinin altında kaldı. Sezon başından bu yana 300-350 lira arasında alım fiyatı açıklanması beklenen fındık, geçtiğimiz yıla göre yüzde 28,21 artışla 255 TL olarak açıklandı. Alım fiyatlarının kaliteye göre, kilogram başına 245 ile 255 TL arasında değişebileceği belirtildi.
Üreticiler 1 kilogram fındığın 240-280 lira maliyeti olduğunu belirterek “Rekolteyi yüksel açıklayarak fındık alım fiyatını düşürüyorlar, köylerimize maden ocağı kuruyorlar. Üretimi bu yanlış tarım politikalarıyla bitirmek istiyorlar. Tarımı şirketleştiriyorlar" diyerek eleştirdi.
FİYAT ALGISI YARATILIYOR
Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, alım fiyatlarının rekolte tahminleri nedeniyle baskılandığını söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın rekolte tahminini yalnızca Bakanlığın yapacağını söylese de Erdem, “Bu yıl Sert Kabuklu Meyveler Komisyonu 809 bin ton, İhracatçılar Birliği 829 bin ton, TÜİK ise 715 bin ton açıkladı. Rekolte tahminleri aslında ürün fiyatlarını baskılamak için yapılıyor. Rekolte ne kadar yüksek gösterilirse ürün fiyatının da o kadar düşük olması gerektiği algısı oluşturuluyor” dedi. Açıklanan fiyatın girdi maliyetlerinin altında kaldığını söyleyen Erdem, fındıkta kilogram başına 239 lira maliyet çıkarıldığını aktardı.
FERRERO BASKILIYOR
Ferrero’nun iki yıllık taahhüt vererek taban fiyatın altında alım yapmayacağını söylemesinin de TMO'nun açıkladığı fiyatı baskıladığını belirten Erdem, “İhracatçılar Birliği ile birlikte bu yönde bir etki oluşturuyorlar. Dolayısıyla fiyatların düşük olmasının temel nedenlerinden biri şirketleşen tarım yapısının ve bunun TMO üzerindeki etkisinin güçlenmesi” diye konuştu.
Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü sistemine girdikten sonra tarım ürün fiyatlarının uluslararası serbest piyasada belirlenmeye başlandığını kaydeden Erdem “Bu da aslında uluslararası gıda ve tarım tekellerinin fiyatları belirlemesi anlamına geliyor. Fiyatlar düşük tutularak küçük çiftçiler üretimden çekilmeye zorlanıyor” diye ekleyerek fiyatların düşük kalmasının Dünya Ticaret Örgütü’nün şekillendirdiği tarım politikalarının bir sonucu olduğunu belirtti.
KOOPERATİFLEŞME ŞART
Karadeniz’de Ordu’nun yaklaşık yüzde 75’inin, Giresun’un ise yüzde 85’inin madenciliğe açıldığını ve bu durumun de üretimi etkilediğini belirten Erdem, son olarak şunları söyledi: "Üretimden pazarlamaya kadar çiftçilerin örgütlü olduğu Fiskobirlik benzeri yapının yeniden demokratik biçimde güçlendirilmesi gerekiyor. 2000 yılından sonra kooperatiflerin etkisizleştirilmesiyle Fiskobirlik bugün büyük ölçüde tabela örgütüne dönüştü. Bunun yeniden işler hale gelmesi önemli bir talep.”





