Gündem

TRABZONLU YAZARIN İLGİNÇ YORUMU

Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan, ÇAYKUR’dan emekli Şükrü Mısırlıoğlu, Facebook’ta elinde rakı kadehi ve yanında bira içen bir akrabasıyla birlikte fotoğraf yayınladı. Mısırlıoğlu’nun arkadaşlarıyla kurduğu “çilingir sofrası”nın fotoğrafını da “‘İsraf yapmayın, porsiyonları küçültün’ diyorlar. İyi de bizim porsiyonlar hiç büyümedi ki. Ejder meyvesi, manda yoğurdu, karides ve diğer pahalı mamullerle hiç işimiz olmadı. Rakı, salata, inek yoğurdu hepsi bu…” sözleriyle paylaştı. Mısırlıoğlu’na Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’ndan tebligat gönderildi. Facebook hesabında bira, viski ya da rakı içerken çekilmiş fotoğraflarını paylaşan Mısırlıoğlu’na gönderilen tebligatta “alkol reklam yasağını ihlal ettiği” ifadeleri yer aldı.

Tebligatta, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun alkol reklamını yasaklayan 6. maddesine atıfta bulunularak, yasağın ihlali halinde 82 bin liradan 3 milyon 291 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabileceği belirtildi. Bakanlık, Mısırlıoğlu’ndan 15 gün içinde savunmasını iletmesini isterken, aksi halde mevcut bilgiler üzerinden karar verileceğini bildirdi.

Konuyu dün Trabz10.net kulis köşesinde gündeme taşımıştı. Trabzonlu yazar Arslan Bulut ise bu ilginç olaya farklı bir boyut getirerek düşüncelerini şu şekilde paylaştı:

"Bu görevliler, sanki II. Abdülhamit’in sansür kurulu gibi davranmışlar. II. Abdülhamit döneminde basında bazı sözcükleri kullanmak yasaktı.

Bülent Tanör’ün araştırmasına göre; 'Girit, Makedonya, Kanun-i Esasi, hukuk-ı millet, ıslahat, hürriyet, müsavat, vatan, cumhuriyet, bomba, dinamit, millet, zulüm, adalet, deli, birader hasta, yıldız, tepe, sakal, boya ve burun ve Reşat' gibi sözcüklerin kullanılması yasaktı. 'Tahtakurusu' sözcüğü bile, 'tahtın kurusun'u çağrıştırdığından listedeydi...

Şimdi de sansür kurulu gibi davranan Alkol Dairesi görevlileri, 'manda yoğurdu' ve 'ejder meyvesi' sözcüklerini yasak zannediyor herhalde.

Aziz Nesin, 'Ben hikâyelerimi gerçek hayattan alıyorum' demişti ya, işte size gerçek hayat."