Maçtan önce de uyardık, "Aman dikkat" dedik ama korktuğumuz başımıza geldi. Trabzonspor, sadece rakibiyle değil, sahada ince ince doğrayan bir hakem triosuyla da mücadele etmek zorunda kaldı.
Hakem Eliyle Gelen Operasyon
Hani Erman Toroğlu da A Spor ekranlarında altını çizdi ya; İsmail’in kolu açık, net bir şekilde müdahale var. Verilmesi gereken o el kararı es geçiliyor, oyunun kaderiyle oynanıyor. Hakemler maçı adeta cerrah titizliğiyle, parça parça koparıp rakibe hediye ettiler. Trabzonspor’un emeği, düdüklerin gölgesinde bırakıldı.
Onana: Kaledeki Yalnızlık Değil, Kaledeki İhanet!
Bütün bu hakem hatalarına, Fatih Hoca’nın oyun içindeki eksiklerine rağmen biz bu maçı yine de çevirirdik. Ancak bir engelimiz vardı: Onana. Kaleye top gelmiyor, gelen üç şutun üçü de filelerde! Şaka gibi ama gerçek. Trabzonspor’un bu maçtaki asıl katili, kalesinde güven vermek yerine adeta rakibe davetiye çıkaran Onana olmuştur. Bir kaleci hiç mi birini çıkarmaz? Hiç mi "ben buradayım" demez?
Fatih Tekke’ye Çağrı: Yerli Eldivenlere Dönüş!
Buradan Fatih Tekke hocama sesleniyorum: Sezon sonunda zaten bavulunu toplayıp gidecek olan, kafası burada olmayan bir Onana ile vakit kaybetmenin kime ne faydası var? Madem bu çocuk gidici, madem formanın ağırlığını kaldıramıyor; o zaman kale bizim evlatlarımıza, yerli eldivenlerimize emanet edilmeli. Gelecek Onana’da değil, kendi özümüzdedir.
Çözüm Bekleyen Dosya: Busshari
Maç bitti, skor tabelada kaldı. Artık önümüzdeki maçlara bakacağız ama bir parantez de Busshari için açmak lazım. Fatih Hoca, bu oyuncuyu kaybetmek yerine kazanmanın yollarını bulmalı. Busshari’nin potansiyelini sahaya yansıtabilmesi, Trabzonspor’un orta saha direncini ve hücum varyasyonlarını doğrudan etkileyecektir.
Kısacası; hakem bizi kesti, Onana bizi bitirdi. Şimdi yaraları sarma ve radikal kararlar alma vakti!