Siyasette en çok konuşulan kavramlardan biri hiç kuşkusuz vefadır. Ancak iş uygulamaya gelince, vefanın çoğu zaman siyasi hesapların gölgesinde kaldığına şahit olmaktayız.
Son günlerde CHP Milletvekili Sibel Suiçmez’in CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e verdiği güçlü destek de Trabzon siyaset kulislerinde tam da bu başlık üzerinden değerlendiriliyor.
Hemen belirtelim biz siyaset kulislerinde kokladığımız havayı burada sizlere teneffüs ettirmeye çalışıyoruz.
Devam ediyoruz, Özgür Özel’in Trabzon ve Gümüşhane programında yapılan açıklamalara bakıldığında, Suiçmez’in parti içindeki değişim hareketinden yana tavrını açık biçimde ortaya koyduğu görülmektedir.
Elbette her siyasetçinin kendi siyasi tercihlerini yapma hakkı vardır.
Ancak siyasette bazen tercihin kendisinden çok zamanlaması ve geçmişle olan ilişkisi tartışma konusu olur.
Trabzon siyasetini yakından takip edenlerin büyük bölümü, Sibel Suiçmez’in milletvekili adaylığı sürecinde dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun belirleyici rol oynadığını hatırlatıyor. Hatta CHP teşkilatlarının farklı görüşler ortaya koymasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun tercihini Suiçmez’den yana kullandığı CHP çevrelerinde ve siyasi çevrelerde konuşulmaktadır.
O dönem birçok kişi bu tercihin arkasında Barolar Birliği başkanı'nın bulunduğunu değerlendirmişti. Bugün gelinen noktada ise aynı Suiçmez’in, parti içerisindeki güç mücadelesinde tercihini açık şekilde Özgür Özel’den yana kullanması bazı çevrelerce “vefa tartışmasını” yeniden gündeme taşıdı.
Siyasette dünün destekçilerinin bugün farklı saflarda yer alması elbette olağandır.
Ancak siyaset hafızasının güçlü olduğu Karadeniz’de bu tür değişimlerin not edildiği de bir gerçektir. Öte yandan Ankara kulislerinden yansıyan bilgiler, CHP içerisinde kapıların tamamen kapanmadığını gösteriyor.
Kamuoyunda bugün için Özgür Özel lehine bir siyasi atmosfer bulunduğu görülse de, parti içerisindeki farklı ekipler arasında temasların sürdüğü ve arka kapı diplomasisinin devam ettiği konuşuluyor.
Bu nedenle bugün kesin gibi görünen dengelerin yarın farklı bir şekle bürünmesi ihtimal dahilinde. Trabzon’daki hukuk ve siyaset çevrelerinde Suiçmez hakkında yapılan değerlendirmeler de dikkat çekici.
Bazı avukatlar, Suiçmez’in baro başkanlığı dönemini siyasi kariyerinin basamağı olarak kullandığını öne sürerken, bazıları ise bunun doğal bir siyasi süreç olduğunu savunuyor.
Ancak şu bir gerçek ki, siyaset yalnızca bugünün fotoğrafına bakılarak okunmaz; dün verilen destekler, bugün alınan tavırlar ve yarın kurulacak ilişkiler de bu denklemin önemli parçalarıdır.
Nitekim yakın dönemde yaşanan bazı gelişmeler, Suiçmez’in destek verdiği her siyasi tercihin sahada aynı karşılığı bulmadığını da gösterdi.
Bir dönem il başkanlığını yaptığı demokratik sol partinin dahi Özgür Özel'in teklifini kabul etmemiştir. Bu durum bile tek başına Suiçmez'in DSB'de dahi herhangi bir gücünün kalmadığını desteklemektedir. Sonuç olarak mesele yalnızca Özgür Özel’i desteklemek ya da Kemal Kılıçdaroğlu’na mesafe koymak değildir.
Asıl mesele, siyasette vefanın hangi noktada sona erdiği ve siyasi rüzgârların yön değiştirdiği dönemlerde aktörlerin nasıl pozisyon aldığıdır. Çünkü siyaset kısa vadede rüzgârı arkasına alanların değil, uzun vadede duruşunu koruyabilenlerin sınavıdır. Bugün esen rüzgârın yönü belli olabilir. Unutulmamalıdır ki, siyasetin değişmeyen bir kuralı vardır: Rüzgâr durduğunda herkesin nerede durduğu daha net görülür.