45 MİLLETVEKİLİNDEN 38'İ CHP'Lİ!
CHP'de mutlak butlan kararı sonrası siyaset kulisleri hareketlendi. İddialara göre Özgür Özel liderliğinde kurulması planlanan yeni partiye yaklaşık 45 milletvekilinin katılması beklenirken, temmuz sonu ve ağustos başı kritik tarih olarak öne çıkıyor.
Kulislerde Özgür Özel'in "Yeni Parti"sine gidecek 45 milletvekilinin 38'inin CHP kökenli olduğu konuşuluyor. O vekiller Özgür Özel dahil; Veli Ağbaba, Bülent Tezcan, Tekin Bingöl, Gökhan Günaydın, Murat Emir, Ali Mahir Başarır, Burhanettin Bulut, Ensar Aytekin, Özgür Karabat, Gökan Zeybek, Gökçe Gökçen, Ulaş Karasu, Zeynel Emre, Suat Özçağdaş, Mahmut Tanal, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Seyit Torun, Turan Taşkın Özer, Sezgin Tanrıkulu, Murat Bakan, Yunus Emre, Umut Akdoğan, Deniz Yücel, Süleyman Bülbül, Asu Kaya, Aysu Bankoğlu, Aylin Yaman, Gamze Taşçıer, Sibel Suiçmez, Kayıhan Pala, Ali Gökçek, Cumhur Uzun, Cavit Arı, Aliye Coşar, Elvan Işık Gezmiş, Servet Mullaoğlu ve Gizem Özcan.
Diğer partilerden CHP'ye geçenler:
-
İYİ Parti'den 3 Vekil: Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, Aykut Kaya, Ümit Özlale
-
Demokrat Parti'den 2 Vekil: Cemal Enginyurt, Salih Uzun
-
Demokrasi ve Atılım Partisi'nden (DEVA) 2 Vekil: Evrim Rızvanoğlu (Emir), Selma Aliye Kavaf
Özgür Özel'le birlikte hareket ediyor görünen daha fazla sayıda milletvekili olmasına rağmen "yeni partiye geçiyoruz" denildiğinde sayının düşebileceği de kulislerde konuşulanlar arasında.
KENE CAN ALMAYA DEVAM EDİYOR
Son dönemde kene ısırması sonucu yaşamını yitiren kadınlara yeni bir vaka daha eklendi. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) teşhisiyle hastanede yaşam mücadelesi veren 55 yaşındaki kadın hayatını kaybetti. Burdur'da ormanda çalıştığı sırada yapışan keneyi 3 gün sonra fark edip koparan ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) teşhisiyle sevk edildiği hastanede hayatını kaybeden 55 yaşındaki F.D., yakınları tarafından koruyucu kıyafetler eşliğinde alınan tedbirlerle toprağa verildi.
Türkiye'de son on yılda (özellikle 2016-2026 arası) Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına bağlı olarak yaklaşık 400'ün üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetti.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2002'den bu yana geçen 22 yıllık süreçte toplam 819 ölüm vakası kayıtlara geçmiştir. Yalnızca 2020-2024 yılları arasındaki verilere bakıldığında ise kene ısırması sonucu 256 kişi yaşamını yitirdi. Kenelerin yaygın olduğu kırsal kesimlerde ve sıcak yaz aylarında ölümcül risklerin arttığı bilinmektedir. Kene vakalarında ölümlerin en sık görüldüğü başlıca iller arasında Sivas, Tokat, Yozgat, Çorum, Erzincan, Artvin ve Giresun öne çıkmaktadır.
33 BİN ÖĞRETMEN ŞU AN NE İŞ YAPIYOR?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görevli yaklaşık 33 bin kamu personelinin ihraç edildiğini açıkladı. Bakan Yusuf Tekin, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından ihraç edilen yaklaşık 33 bin kamu personelinin çoğunun da öğretmen olduğunu duyurdu.
Bakan Tekin, "Ayrıca örgütle iltisaklı olan 3 bin 500'e yakın kurum, okul, pansiyon ve benzeri yapının kapatılması sürecini başarıyla yürüttük." ifadelerini kullandı.
Tamam bu rakamlar güzel; FETÖ ile irtibatlı kim varsa gereken yapılsın. Yapılsın, hesap sorulsun ama tek suçlu, tek bedel ödeyen memurlar, öğretmenler mi? Sadece sendikaya üye olduğu, Bank Asya'ya para yatırdığı için öğretmenlikten atılan binlerce insan var.
İyi de bu sendikaları, bu dershaneleri, bu bankaları zamanında kim açtı, kim yol verdi, kim destekledi?
Ona izin verenlere dokunmayın; izin verdiğiniz okulda öğretmenlik yapanlara iş, aş, ekmek, yaşam hakkı tanımayın, öyle mi?
TRABZONSPOR TRANSFER YAPSA NE OLACAK?
Bu şehrin en büyük marka değeri olan Trabzonspor'ya ne kadar sahip çıktığımızı, ne kadar destek verdiğimizi vatandaşlar olarak sorgulamak gerek.
Maddi ve manevi her şeyi Trabzonspor Başkanı ve yönetimine havale ediyoruz.
Bu sezon çok güzel, yerinde, muhteşem transferler yapılıyor. Trabzonspor yedek kulübesi zenginleşiyor. Taraftarların "gitmesin" dediği futbolcular kalıyor. Fatih Tekke'nin maaşına zam yapıldı. Yerli ve yabancı birçok futbolcu transfer edildi.
Bu şartlarda İstanbul takımlarıyla başa çıkmak kolay mı?
Peki ama taraftar, vatandaşlar bunun karşılığını veriyor mu? Hani nerede kombineler, hani nerede forma satışları?
5 bin kombine satılmış... Gurbetçilere bel bağladık yine. Utanmasak "Araplar niye Trabzonspor kombinesi, forması almıyor?" diye isyan edeceğiz.
Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan ve ekibi üzerine düşeni yapıyor; bir zahmet bizler de elimizi taşın altına koyalım. Yıllık aidatlarını bile ödemeyenler var. Trabzonspor büyük kulüp, biz de büyük düşünelim ve Trabzonspor'a destek olalım.
FETÖ ERİYOR!
Yaklaşık 50 yıl boyunca FETÖ içerisinde faaliyet gösterdiğini belirten ve daha sonra örgütten ayrılarak itirafçı olduğu ifade edilen firari bir eski yönetici, örgütün son 10 yılda büyük ölçüde çözülme sürecine girdiğini iddia etti.
Örgütün yaklaşık yüzde 80 oranında küçüldüğünü iddia eden eski yönetici; tabanda ciddi rahatsızlık bulunduğunu, buna karşın üst yönetimin yaşam standartlarını koruduğunu savundu. Açıklamalarında örgüt içerisinde ciddi görüş ayrılıkları yaşandığını öne süren eski yönetici, alt kadroların yaşanan gelişmelerden dolayı yönetime tepki gösterdiğini iddia etti. Üst yönetimin ise eleştirileri dikkate almadığını ve örgüt içindeki sorunlara çözüm üretmediğini ileri sürdü.
Firari eski yönetici, örgütün geçmişte önemli miktarda mali kaynağa sahip olduğunu öne sürerken, 15 Temmuz sonrasında bu kaynakların hızla azaldığını iddia etti. Gülen'in ölümünün ardından örgüt içerisindeki mali kaynakların üst düzey isimler tarafından kontrol edildiğini ve bu durumun örgüt içinde yeni tartışmalara yol açtığını savundu.
15 Temmuz sürecine ilişkin değerlendirmeler:
Eski yönetici, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak olayın planlanma sürecine dair çeşitli iddialar dile getirdi. Bugün geriye dönüp baktığında darbe girişiminin başarılı olmamasının ülke açısından önemli olduğunu düşündüğünü ifade eden firari isim, örgütün yönetim kadrosunun ülke yönetiminde başarılı olamayacağını öne sürdü.
TRABZONLU BAŞARAN'IN İDDİASI SORULDU!
Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent, savcılıkta verdiği ifadede, "Deprem döneminde yaşadığımız olaylar beni içinden çıkılmaz bir duruma sürükledi. Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler, benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım." dedi.
Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma, Trabzonlu iş insanı Hüseyin Başaran'ın Haluk Levent adına dolandırıcılık iddiasıyla yaptığı şikâyet üzerine başlatılmıştı. İddiaya göre Başaran; kız çocukları için yurt yapılması vaadiyle 60 milyon dolar değerinde taşınmaz bağışladı ancak bu taşınmazların amacına uygun kullanılmadığını savunarak savcılığa başvurdu. Levent, ifadesinde Başaran ile ilgili soruya şöyle yanıt verdi:
"Dosyanın müştekilerinden olan Hüseyin Başaran ile aramızda gerçekleşen gayrimenkul ticareti alacak/verecek meselesi ile ilgilidir. Herhangi bir dolandırıcılık eylemi yoktur. Konunun hukuki uyuşmazlığa giren konulardan olduğunu değerlendiriyorum. Ayrıca şikayete konu gayrimenkuller iddia olunduğu miktarda değildir. Tarafımca da bir kısım ödeme yapılmıştır. İsnat edilen suçlamayla ilgili bunun haricinde herhangi bir beyanda bulunmak istemiyorum."
ARAPLARIN SAYGISIZLIĞI!
Yerli ve yabancı turistler Trabzon için elbette çok önemli, değerli ve baş tacıdır. Özellikle Araplar Trabzon'da son yıllarda muhteşem bir artış gösteriyor. Suudi Arabistan, Umman ve Irak'tan çok sayıda Arap, Trabzon'a geliyor.
Bazı Araplar gelirken kendi kültürlerini de buraya empoze etme peşinde... Yani "bizim paramız var, siz de bize hizmet etmek zorundasınız" kabalığı...
Trabzon'da hepsi inanılmaz rahat, inanılmaz özgür. Adeta dokunulmazlıkları var. Az yan bak, dövecek gibiler. Bu rahatlık ve pişkinlik pes dedirtiyor.
Bakın bir meslektaşımız, 15 Temmuz akşamı Trabzon Atatürk Alanı'nda gerçekleşen anma etkinliklerinde neler yaşamış:
"İstiklal Marşı'nda doğal olarak Meydan Parkı'nda hepimiz ayağa kalktık. O sırada yanımızda oturan ve püfür püfür nargile içen Araplar yüksek sesle gülmeye başladı. Acayip canım sıkıldı; dişlerimi sıktım, sabırla marşın bitmesini bekledim. Daha sonra Kur'an tilavetinde ise bırakın el açıp dua etmeyi, aynı saygısızlık devam etti. Pis pis gülmeler, dalga geçmeler... İnsanın sabrını zorluyorlar resmen. Çayımızı içmeden, sohbetimizi yapamadan kalktık. Meydan Parkı onlara kalmış zaten."