TRABZONLU SANATÇI BATTI!
Büyük umutlar ile tarım sektörüne girdiğini anlatan Alper Kul, özellikle ceviz üretiminden ciddi zarar ettiğini açıkladı. Tarım işlerinin çok zor olduğunu ifade eden Kul, yatırımı yapmadan önce gereken tüm analizleri detaylı şekilde yapmasına rağmen yine de sorunlarla karşılaştığını şu sözlerle aktardı:
“Toprak analizleri yapıldı, iklim analizleri yapıldı ama üreticilik çok pahalı.”
Özellikle gübre, ilaç fiyatlarının üreticiye büyük yük oluşturduğunu belirten Alper Kul, ürünü piyasaya süreceği dönemde ithal cevizlerin piyasaya girdiğini ve bu durumun kendisini ekonomik olarak çok zorladığını açıkladı. Tüm bu yaşananlara rağmen tarım sevdasından vazgeçmediğini de ekleyen Trabzonlu Alper Kul, zeytin ve bal üretimiyle ilgilenmeye devam ettiğini ve yaklaşık 1500 zeytin ağacı olduğunu açıklayarak kendi zeytinyağını üretmeyi hedeflediğini de ekledi.
BAHÇELİ'Yİ ÜZEN ANKET!
Terörsüz Türkiye'ye destek anketinde Bahçeli'yi yıkacak sonuçlar: Destek sadece %7 oranında.
SAMER Saha Araştırmaları Merkezi, Türkiye genelinde yurttaşların 2024 Ekim ayında başlatılan barış ve müzakere sürecine, sürece duyulan güvene ve seçmen eğilimlerine ilişkin tutumlarını ölçebilmek amacıyla 7-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında, 18 ilde, 1995 kişi ile anket çalışması gerçekleştirdi. Araştırma bulguları, toplumun önemli bir bölümünün sürece ilişkin temkinli bir yaklaşım benimsediğini, güven düzeyinin sınırlı kaldığını ve çözüm süreçlerinde siyasal kurumlara belirgin bir sorumluluk yüklediğini gösteriyor.
Bahçeli'nin başlattığı sürecin vatandaştaki karşılığının ölçüldüğü ankette çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Görüşmeci gruba yöneltilen "Mevcut diyalog tartışmalarını göz önünde bulundurarak, sürecin olumlu sonuçlanabileceğini düşünüyor musunuz?" sorusuna görüşmecilerin %21,8’i "Evet", %26,5’i "Hayır", %20,7’si "Kısmen", %14,9’u "Kararsızım", %12,3’ü "Fikrim Yok", %3,8’i "Süreç Yok" yanıtlarını vermişlerdir. Görüşmeci gruba yöneltilen "Yürüyen sürece duyduğunuz güveni 1’den 5’e kadar puanlamanızı istesek kaç puan verirsiniz?" sorusuna görüşmecilerin %22,9’u "1 (Hiç Güvenmiyorum)", %23,2’si "2 (Güvenmiyorum)", %25,9’u "3 (Az Güveniyorum)", %16,8’i "4 (Güveniyorum)", %7,4’u "5 (Çok Güveniyorum)", %3,8’i "Süreç Yok" yanıtlarını vermişlerdir.
HEMŞEHRİMİZİN BÜYÜK BAŞARISI
Ordu Ünye'de görev yapan İngilizce öğretmeni Muhammet Aydın, Cambridge Üniversitesi tarafından düzenlenen yarışmada "Avrupa'nın En İyi Öğretmeni" seçildi. Dezavantajlı çocuklara yönelik projeleriyle tanınan Aydın, şimdi 9 kıta birincisi arasından "Dünya Birincisi" olmak için tüm Türkiye'den destek bekliyor.
Meslekteki 21 yılını gönüllülük esasıyla geçirdiğini belirten Aydın, kendisini şu sözlerle tanımlıyor:
"Kendimi sadece atanmış değil, adanmış bir Cumhuriyet öğretmeni olarak görüyorum. 2021'de Global Teacher Prize'da dünyanın en iyi 50 öğretmeninden biri seçilmiştim. Şimdi ise Avrupa birincisi olarak ülkemi temsil etmenin gururunu yaşıyorum."
Dünya Birinciliği İçin Geri Sayım: 16 Mayıs Son Gün
Şu anda 9 farklı kıta birincisiyle birlikte "Dünya Birinciliği" için yarışan Muhammet Aydın için halk oylaması süreci devam ediyor. Oylamanın 16 Mayıs mesai bitimine kadar süreceğini hatırlatan Aydın, şu çağrıyı yaptı: "Ben şu anda Muhammet Aydın olarak değil, ülkemin 24 milyondan fazla evladı adına yarışıyorum. Cambridge Üniversitesi'nin web sitesindeki link üzerinden kullanılacak her oy, Türkiye'nin eğitimdeki başarısını dünyaya duyuracak."
TRABZONLU HOCANIN MÜTHİŞ BAŞARISI
Türk futbolunun asırlık çınarı Gençlerbirliği, yönetim ve teknik direktör değişiklikleriyle anıldığı sezonda Süper Lig'de kalmayı başardı.
Başkent temsilcisi, Süper Lig'e döndükten sonraki ilk sezonunda sıkıntılı bir süreç geçirmesine rağmen Metin Diyadin'in yeniden teknik direktörlük koltuğuna oturmasının ardından 2'de 2 yaparak kümede kaldı.
Trabzonlu hoca Diyadin yönetimindeki son iki lig maçında Kasımpaşa ve Trabzonspor'u mağlup eden Natura Dünyası Gençlerbirliği, sezonu 34 puanla 14. sırada tamamlayarak Süper Lig'e tutundu.
Başkentin Süper Lig'deki tek temsilcisi olan kırmızı-siyahlılar; 5 kez teknik direktör değişikliğine gidilen ve 3 başkanın görev yaptığı sezonu 9 galibiyet, 7 beraberlik ve 18 mağlubiyetle tamamladı.
Gençlerbirliği'nde bu sezon Volkan Demirel ve Metin Diyadin, iki farklı dönemde görev yaptı. Başkent ekibini bu sezon ayrıca Hüseyin Eroğlu ve Levent Şahin çalıştırdı.
Başkanlık koltuğuna ise sırasıyla Osman Sungur, Mehmet Kaya ve Haydar Arda Çakmak oturdu. Gençlerbirliği'nin zorlu döneminde görevi kabul eden Metin Diyadin, kırmızı-siyahlı takımın kümede kalmasında önemli pay sahibi oldu.
Diyadin'in yanı sıra Portekizli kaleci Ricardo Velho kurtarışları, kaptan Dimitrios Goutas da mücadelesi ve istikrarıyla bu sezon taraftarın gönlünü kazandı.
EMEKLİYE BAYRAM YOK!
Milyonlarca emeklinin bayram ikramiyeleri, "en az asgari ücret düzeyine çıkarılsın" taleplerine kulak tıkanarak yine 4 bin TL olarak hesaplara yatırılmaya başladı. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, fahiş kira ve gıda fiyatları altında ezilen emekliler, bu bayramı da açlık sınırının altında, derin bir yoksullukla karşılayacak. Geçen yıla göre artış yapılmayan ve ayın 22’sine kadar kademeli olarak yatırılacak olan ikramiyeler, daha cebe girmeden borçlara ve faturalara gidecek. Emeklinin tek gündemi hayatta kalma ve geçim savaşı... 80 yaşında iş arayanlar, 70 yaşında günde 14 saat çalışanlar, 55 yaşında kapı kapı gezip yaş engeline takılanlar...
Dursun Yıldız ise 70 yaşına gelmesine rağmen durup dinlenmeden çalışmak zorunda bırakılan yüz binlerce emekliden sadece biri. Turizm sektöründe mesaiye devam eden Yıldız, "Hayalim emekli olduktan sonra köyüme gitmek, torunlarımla gezmek, insanca yiyip içmekti. Ama hâlâ çalışıyorum. 70 yaşındayım, haftanın beş günü sabahın altısında yollara düşüyorum, akşam sekizde servisle eve dönüyorum. Bu bize yapılan bir zulümdür, işkencedir” ifadelerini kullanıyor. "Çalışmak zorundayım çünkü 20 bin lira maaşla ne yapacağım? İnsanca bir ücret alsam bu yaşta çalışır mıyım" diyen Yıldız, bayram ikramiyesine de değiniyor: “Maaş zaten cebime bile girmiyor. Bankaya yattığı an faturalara, otomatik ödemelere kesiliyor, parayı görmüyorum bile. Bayram ikramiyesi dedikleri 4 bin TL yatacak. O da benim elime geçmez, torunlara harçlık verir bayramı atlatmaya çalışırım. İki kilo meyve olmuş bin lira, bu para neye yetsin?"
TRABZONLU YAZARIN İLGİNÇ YORUMU
Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan, ÇAYKUR’dan emekli Şükrü Mısırlıoğlu, Facebook’ta elinde rakı kadehi ve yanında bira içen bir akrabasıyla birlikte fotoğraf yayınladı. Mısırlıoğlu’nun arkadaşlarıyla kurduğu “çilingir sofrası”nın fotoğrafını da “‘İsraf yapmayın, porsiyonları küçültün’ diyorlar. İyi de bizim porsiyonlar hiç büyümedi ki. Ejder meyvesi, manda yoğurdu, karides ve diğer pahalı mamullerle hiç işimiz olmadı. Rakı, salata, inek yoğurdu hepsi bu…” sözleriyle paylaştı. Mısırlıoğlu’na Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’ndan tebligat gönderildi. Facebook hesabında bira, viski ya da rakı içerken çekilmiş fotoğraflarını paylaşan Mısırlıoğlu’na gönderilen tebligatta “alkol reklam yasağını ihlal ettiği” ifadeleri yer aldı.
Tebligatta, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun alkol reklamını yasaklayan 6. maddesine atıfta bulunularak, yasağın ihlali halinde 82 bin liradan 3 milyon 291 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabileceği belirtildi. Bakanlık, Mısırlıoğlu’ndan 15 gün içinde savunmasını iletmesini isterken, aksi halde mevcut bilgiler üzerinden karar verileceğini bildirdi.
Konuyu dün Trabz10.net kulis köşesinde gündeme taşımıştı. Trabzonlu yazar Arslan Bulut ise bu ilginç olaya farklı bir boyut getirerek düşüncelerini şu şekilde paylaştı:
"Bu görevliler, sanki II. Abdülhamit’in sansür kurulu gibi davranmışlar. II. Abdülhamit döneminde basında bazı sözcükleri kullanmak yasaktı.
Bülent Tanör’ün araştırmasına göre; 'Girit, Makedonya, Kanun-i Esasi, hukuk-ı millet, ıslahat, hürriyet, müsavat, vatan, cumhuriyet, bomba, dinamit, millet, zulüm, adalet, deli, birader hasta, yıldız, tepe, sakal, boya ve burun ve Reşat' gibi sözcüklerin kullanılması yasaktı. 'Tahtakurusu' sözcüğü bile, 'tahtın kurusun'u çağrıştırdığından listedeydi...
Şimdi de sansür kurulu gibi davranan Alkol Dairesi görevlileri, 'manda yoğurdu' ve 'ejder meyvesi' sözcüklerini yasak zannediyor herhalde.
Aziz Nesin, 'Ben hikâyelerimi gerçek hayattan alıyorum' demişti ya, işte size gerçek hayat."
İŞSİZLİK ALARM VERİYOR!
2026 yılının ilk çeyreğine (Ocak-Mart) ilişkin İşgücü İstatistikleri korkunç. Verilere göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 0,1 puan azalarak yüzde 8,2 seviyesine geriledi. Ancak istihdam ve işgücüne katılım oranlarındaki sert düşüşler ile yüzde 30’u aşan atıl işgücü oranı, iş gücü piyasasındaki daralmayı gözler önüne serdi.
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 52 bin kişi azalarak 2 milyon 894 bin kişi oldu. İşsizlik oranında kadın ve erkek nüfus arasındaki uçurum ise geçerliliğini korudu. İşsizlik oranı; erkeklerde yüzde 6,8, kadınlarda yüzde 11,1 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 301 bin kişi birden azalarak 32 milyon 221 bin kişiye düştü. İstihdam oranı ise 0,5 puanlık azalış ile yüzde 48,3 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65,7 iken, kadınlarda yüzde 31,3 gibi düşük bir seviyede kaldı.
Ekonominin lokomotifi konumundaki tüm ana sektörlerde istihdam kaybı yaşandı. Bir önceki çeyreğe göre istihdam edilenlerin sayısı; hizmet sektöründe 189 bin kişi azaldı, inşaat sektöründe 48 bin kişi azaldı, tarım sektöründe 44 bin kişi azaldı, sanayi sektöründe 20 bin kişi azaldı.
Sektörel dağılıma bakıldığında ise istihdam edilenlerin yüzde 59,3'ü hizmet, yüzde 20,2'si sanayi, yüzde 13,8'i tarım ve yüzde 6,7'si inşaat sektöründe yer aldı.




