TRABZON'DA TURİZMCİLER KAYGILI
Trabzon'da turizm sektöründen binlerce insan ekmek yiyor.Özelikle yaz ayını dört gözle bekleyen işletmeler ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonucu bölgede devam eden savaşın turizme zarar vermesinden korkuyor. Suudi Arabistan Umman ve Irak'tan toplam da Trabzon'a yılda 500 binin üzerinde turist geliyor. Savaşın Körfez ülkeleri üzerinde nasıl bir etki yapacağı belirsizliğini korurken aynı şekilde İran'da Trabzon ve bölgemiz için turizmde önemli potansiyele sahip.
İran pazarı Türkiye turizmi için önemli bir kaynak pazardır. İranlı ziyaretçiler başta İstanbul, Van, Trabzon ve Antalya olmak üzere birçok şehrimizi düzenli olarak ziyaret etmekte.Özellikle Doğu Karadeniz ve Trabzon bölgesi doğa turizmi, yaylaları ve kültürel zenginliği ile İranlı misafirlerin en çok tercih ettiği destinasyonlar arasında yer almakta
**
O İTİRAFÇI SÜRMENELİ!
Duruşması dün başlayan olan İBB Davası’nda etkin pişmanlık ifadesi vererek tahliye edilen sanıklarından Ertan Yıldız, İBB’ye ait tüm iştiraklerin yöneticisi pozisyonunda. Aslen Trabzon Sürmeneli olan Yıldız, İBB’ye girmeden önce bir şirketler grubunun ortaklığını ve 21 yıl CEO’luğunu yaptı.
2024 yerel seçimlerinde CHP’den İBB ve Bakırköy belediye meclis üyeliğine seçilen ve halen bu göreve bağımsız olarak devam eden Yıldız, tutuklanması sürecinde CHP’liler tarafından yalnız bırakıldığından yakınarak şunları dile getirdi; "2019 yılından bu yana Ekrem İmamoğlu’nun amacı Cumhurbaşkanı olmaktı. Bir insanın amacının olması da kötü bir şey değil. Ama buna nasıl gittiğin önemli. Ben iddia ediyorum Ekrem İmamoğlu, hiç bu işlere girmeseydi şu an cumhurbaşkanlığının en güçlü adaylarından biriydi. Bu işlere girmesine gerek yoktu, bu hırslara gerek yoktu”
TRABZONLU AÇTI RİZELİ KAPATTI!
Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi bünyesinde kağıt üzerinde 3 yıl önce kurulmasına rağmen eğitim-öğretime başlamayan Eczacılık Fakültesi, Resmî Gazete’de yayımlanan kararla kapatıldı. Fakültenin Trabzonlu rektör Prof. Dr. Hüseyin Karaman döneminde kurulması için yürütülen çalışmalar, Rizeli rektör döneminde sona erdi. Eczacılık Fakültesi, 2018 yılında Trabzonlu Prof. Dr. Hüseyin Karaman Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eski Rektörü ve Yükseköğretim Kurulu Üyesi döneminde Yükseköğretim Kurulu’ndan kurulum izni aldı. Karaman, fakültenin İslampaşa Mahallesi’nde ÇAYKUR paketleme fabrikası arazisinde inşa edilecek Sağlık Kampüsü’nde hizmet vermesi için çalışmalar yürüttü. Ancak fiziki altyapının tamamlanamaması ve hazırlıkların gecikmesi nedeniyle fakülte öğrenci kabul edemedi.
**
ADALET SİSTEMİ TIKANDI!
Bakanlığın 2025 yılına yönelik performans göstergeleri belli oldu. Adalet sistemi üzerindeki yük, hâkim ve savcı başına düşen dosya sayısıyla da ortaya konuldu. Hâkim başına düşen dosya sayısı, 2025 yılında 767 olarak gerçekleşti. 2025 yılında savcı başına düşen dosya sayısının ise bin 373 olduğu belirtildi.
Ceza, hukuk ve idari davaların görülme süresinin uzunluğu da yargının ağır yüküne ayna tuttu. Ceza davalarının ortalama görülme süresi kayıtlara 248 olarak geçti. Benzer bir tablo hukuk ve idari davaların görülme sürelerinde de yaşandı.
Bakanlığın 2025 yılına yönelik verilerine göre, hukuk davaları ortalama 243 günde, idari davalar ise ortalama 172 günde görüldü. Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılı faaliyetlerini içeren raporunun, “Zayıflıklar” bölümünde de dikkati çeken tespitlere yer verildi. Raporda, yargı organlarının iş yükünün fazla olduğu belirtilerek, “Adalet personelinin özlük haklarının yetersizliği, hâkim, savcı ve personel sayısının henüz iş yükü ile orantılı olmaması“ ve “Bütçe imkânlarında daralma” tespitleri sıralandı.
**
KADINLAR EN ÇOK KİM TARAFINDAN ÖLDÜRÜLÜYOR?
Türkiye bir 8 Mart'ta daha kadın cinayetlerini konuştu.. Sadece 2026’nın ilk iki ayında 55 kadın katledildi, 43 kadının ölümü "şüpheli" olarak kayıtlara geçti...
Ocak ayında öldürülen 22 kadından 5’i evli olduğu erkek, 3’ü birlikte olduğu erkek, 2’si tanıdığı biri, 2’si babası, 1’i oğlu, 1’i kardeşi, 1’i eskiden evli olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 1’i akrabası, 1’i eski damadı tarafından öldürüldü. 4 kadının öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların yüzde 23’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.Şubat ayında öldürülen 23 kadından 10'u evli olduğu erkek, 4'ü birlikte olduğu erkek, 3'ü eskiden evli olduğu erkek, 1'i tanıdığı biri, 1'i oğlu, 1'i kardeşi, 1'i babası tarafından öldürüldü. 2 kadının öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların yüzde 43'ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.
PEKİ, ŞOFÖRLER ODASI'NIN SUÇU NE?
Bugünlerde birçok sürücü, "Plakayı bana Şoförler Odası verdi, o zaman cezayı niye ben ödüyorum?" diye soruyor. Aslında durumun özeti şu: Şoförler Odası bu plakaları kafasına göre değil, o günkü kurallara göre bastı.
O zamanlar yönetmelik daha esnekti ve sürücülerin istediği bu "havalı" plakalar bir şekilde basılabiliyordu. Birçok kişi plakanın üzerinde resmi mühür olduğu için her şeyin yasal olduğunu düşündü. Ancak devlet yeni bir karar aldı ve artık sadece mühür olması yetmiyor; plakanın üzerindeki harflerin şeklinden, rakamların boyuna kadar her şeyin milimetrik olarak aynı olması isteniyor.
Kısacası, Şoförler Odası'nın bir suçu yok; sadece kurallar değişti. Dün yasal kabul edilen plaka, yeni kanunla birlikte bir gecede "yasaklı" hale geldi. Oda, aslında bugün kendi bastığı eski plakaları, devletin yeni belirlediği standartlara uydurmak için yeniden basıyor. Yani sorun basımda değil, değişen kurallarda.
r