ÇEVRE & GÜNDEM / DOĞU KARADENİZ - Doğu Karadeniz bölgesinde iklim değişikliği kaynaklı ani yağışlar kadar yer altındaki sismik hareketliliğin de büyük bir tehlike oluşturduğu bir kez daha gözler önüne serildi. Konuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki ölümcül heyelanların sadece yağışlara bağlanamayacağını, depremlerin de yamaç dengesini altüst ettiğini belirtti.
HEYELANLARDA SADECE YAĞIŞ DEĞİL, SİSMİK AKTİVİTELER DE ETKİLİ
Arhavi-Hopa bölgesinde 2019, 2022, 2024 ve 2026 yıllarında meydana gelen ölümcül heyelanlara dikkat çeken Prof. Dr. Bektaş, bölgenin Türkiye'nin en çok yağış alan yeri olması sebebiyle yağışın temel faktör olduğunu ancak depremlerin de süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Trabzon ile Sarp Sınırı arasındaki kıyı şeridinde 1900-2025 yılları arasındaki AFAD ve Kandilli Rasathanesi kayıtlarına değinen Bektaş, bölgedeki 2 ve 3 büyüklüğündeki mikrodeprem hareketliliğinin yamaç dengesini (şev stabilitesini) bozduğunu kaydetti. Örneğin; 3 büyüklüğündeki bir deprem 480 kilogramlık, 2024 Rize-Çamlıhemşin depremi ise 240 kilogramlık bir dinamit patlamasına eş değer etki yaratıyor.

YAĞIŞSIZ DÖNEMDE YAŞANAN ÖLÜMLÜ KÜTLE KAYMASI
2024 yılındaki Rize-Çamlıhemşin depreminden birkaç gün sonra Arhavi'de yağış olmamasına rağmen devasa bir kütlenin kaydığını hatırlatan Bektaş, denize doğru hareket eden dağ kütlesinin karayolunu kapatması sonucu 4 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti.
"DAĞIN ARKASINDAKİ KÜTLE KAYABİLİR: YENİ FELAKET RİSKİ"
Uydu verileri ve jeolojik çalışmaların bölgenin denize doğru sürekli çöktüğünü gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Bektaş, Arhavi'deki heyelan sahasında tehlikenin geçmediğinin altını çizdi:
Yeni Kütle Riski: 2024'te kayan devasa kütlenin arkasında yeni bir kütlenin bulunduğu ve bu kütlenin kayma ihtimalinin yüksek olduğu ifade edildi.
Yıllık Hareket Miktarı: İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) araştırmalarına göre, bölgedeki bir kütlenin yılda 6 santimetrelik hızla kuzeye doğru hareket ettiği belirlendi.
Transit Yol Uyarısı: Yaşanan olayların basit kaya düşmeleri değil, dağ ölçeğindeki yamaçların kayması olduğu; özellikle TIR ve kamyonların kullandığı transit güzergahta yeni bir felaket riski bulunduğu kaydedildi.
KAPSAMLI MÜHENDİSLİK ÖNLEMLERİ ÇAĞRISI
Bölgedeki aktif tektonik hareketliliğin sürdüğüne dikkat çeken Bektaş, yüzeysel veya geçici tedbirlerin yetersiz kalacağını savundu. Uydu fotoğrafları ile arazi ölçümlerinin titizlikle analiz edilmesi ve hareket mekanizmasının tam olarak çözülmesinin ardından, transit güzergahta vakit kaybetmeden kapsamlı mühendislik önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiği uyarısında bulundu.




