Türk futbolunun içinde bulunduğu kaos sebebiyle futbolunun yeninden yapılandırılması gerçeği herkes tarafından dile getiriliyor. MHK Başkanı ve bir futbol hakemi tutuklanıyor. Bahis ve şike sebebiyle yöneticiler, futbolcular, antrenörler, menajerler cezalar alıyor. İbrahim Hacıosmanoğlu’nun serzenişinde “Futbolun geçmiş otuz yıllık pisliğini bana yükleyemezsiniz” sözü haklı bir tepkinin gerekçesini ortaya koyuyor.
Türk futbolunda değişim yönetimi seçen delege yapısından başlamalı. Futbolun delege yapısı adil mi? Türk futboluna emek ve hizmet etmiş kişiler ve kulüpler yeterince temsil edilebiliyor mu? 320 delege sayısı Türk futbolunun temsil edilmesinde seçici genel kurul olarak yeterli bir sayı mı? Taskk’ın genel kurulda 10 kişi ile en fazla sayı ile temsil edilmesi doğru mu? Bu ve benzeri sorular Türk futbolunda ilk neşter vurulması gereken yeri gösteriyor.
Son Federasyon seçimlerinde İbrahim Hacıosmanoğlu ile Mehmet Büyükekşi yarışır. Seçimin galibi 134-129 olarak 5 oy farkla İbrahim Hacıosmanoğlu olur. Burada Taskk 10 oy ile Mehmet Büyükekşi’nin yanında yer alır. Bu sonuç Taskk her seçimde yönetim içinde yer almak için kullandığı pazarlık gücünü daha net bir şekilde ortaya koyar. Bu sonuç Taskk’ın Tff içindeki konumunu belirlemesi bakımından çok önemlidir.
Bugüne kadar bu pazarlık gücüyle hep yönetim içerisinde yer alan Taskk, ilk kez yönetim dışında kalmıştır. İşte sorun bundan sonra başlar. İllerde Amatör Spor Kulüpleri federasyonlarına bütçe verip para gönderen futbol federasyonu bu kez kendi yetkisi dahilinde il temsilcisi ataması yapar. Bütçeyi de illerdeki askf’lere vermez. Çünkü Tff adına onu temsil eden Futbol İl Temsilcisidir.
Bu atamaların biride Trabzon’da yaşanır. TFF’nin yaptığı bu atamayı Trabzon Askf ben tanımıyorum ve kabul etmiyorum der.!!! TFF’ye bayrak açar. Öyle ki Trabzon ASKF başkanı 20 yıl TFF il temsilciliği yaptığı ve daha önce kendi kullandığı odayı Büyükşehir Belediyesi ve TFF tarafından ortak yapılan tesiste atanan il temsilcisine kapatır ve kullanmasına izin vermez. İl temsilcisi de Tff Bölge Müdürlüğünde kendine yer bularak çalışmalarını sürdürür ve il müsabakalarını başlatır. Hatta Tff tarafından atanan il temsilcisi başlattığı futbol maçlarının açılışı için Trabzon Askf başkanını telefonla arayarak davet etmek ister. Ama telefona bir türlü karşılık alamaz.
Bu olay Taskk’ın TFF içindeki rolünü tartışmaya açar. Taskk’ın kuruluş amacına baktığında tek başına bir organizasyon yapma yetkisi yoktur. Yani yetkisiz yetkili konumundadır 7405 Spor Kulüpleri ve Spor federasyonları kanunun geçici madde 1 de “kamu yararına çalışan sivil toplum örgütü olduğunu ifade eder” Oysa aynı kanunun madde 12’de “Amatör spor faaliyetlerinde bulunan spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri, il sınırları içerisinde en az on beş spor kulübü veya anonim şirketinin bir araya gelmesiyle federasyon, en az on beş federasyonun bir araya gelmesiyle de konfederasyon kurabilirler” ifadesi açıkça yer almaktadır.
Şayet kanuna uygun bir örgütlenme yapılırsa o zaman Tff seçimlerinde yetki kimde olacak. Tff’den bütçe alamayan Taskk’ka bağlı yapıların işlevi olabilecek mi? Tff seçim maddesi 22’de Tff’de ücretli ve sözleşmeli statüde görev yapanlar ile huzur hakkı alanlar Genel kurul delegesi seçilemezler” ifadesi yer almaktadır. Bütçesini TFF’nin verdiği Taskk’ka bağlı yapı ve başkanları nasıl oluyor da genel kurulda 10 kişi ile Tff seçimlerinde oy kullanıp bunu pazarlık konusu yapabiliyor.
Aslında bu sorunun ortaya çıkmamasının nedeni bugüne kadar Taskk bu pazarlık gücünü kullanarak hep Tff içerisinde yer aldığı için sorun çıkmamıştır. Son federasyon seçiminde taraf olup kaybedince ve TFF’nin illerde kendi il temsilcisini atama yoluna gidince, illerdeki Askf’lerin buna tavır koyunca sorun ortaya çıkmıştır. Taskk ve illerde Askf bugüne kadar Tff’ye ait olan yetki sanki kendisininmiş gibi onu kullanmıştır. Hâlbuki futbolun patronu TFF’dir. Bir sivil toplum örgütü olan Taskk burada belirleyici olamaz.
Diğer taraftan Gençlik ve Spor Bakanlığa bağlı 65 federasyon vardır. Bu federasyonlarda illerde kendi atadığı illerdeki il temsilcileriyle organizasyonları gerçekleştirir. Taskk’ın ve İllerde Askf’lerin hiçbir katkısı olmadığı gibi bu federasyonlar onlara her hangi bir bütçe veremezler. Çünkü mevzuatlarında böyle bir durum söz konusu değildir. Ama buna rağmen federasyon seçimlerinde 2 oy hakları vardır.
Taskk’ın kuruluşu 29 Ekim 1980 yılına dayanır. Bir sivil toplum örgütü olarak sporun içerisinde yer almak için kurulmuştur. Kuranlar başta kurucu başkan Rıza Sümer olmak üzere çok değerli spor adamlarıdır. Ancak bu yapı aradan geçen 46 yıl zaman zarfında kendini güncelleyememiştir. Temel olarak 10 oyluk TFF seçimlerinde söz alıp yönetim içerisinde yer almak hedefi ile hareket etmiştir.
Diğer branşlar onların ilgi alanı dışında kalmıştır. Öyle ki logolarında bile yalnız futbol figürü kullanılmıştır. 5894 sayılı kanun Futbol Federasyonun özerk yapı içerisinde kuruluş ve görevlerini belirlerken 7405 sayılı kanunda federasyonların kuruluş ve görevlerini belirler. Yani spor yönetimi futbol ve diğer branşlar olarak iki ayrı yapıda yürütülmektedir.
Buna uygun sivil toplum örgütlenme yapısı da iki ayrı yetki ve sorumluluk içerisinde ele alınmalıdır. TFF’ ye bağlı TFSKK (Türkiye Futbol Spor Kulüpleri Konfederasyonu) kanunun ilgili maddesi de bunu emrediyor. Diğer taraftan Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı futbol dışında ki branşları kapsayan TASKK (Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu) olarak yeniden yapılandırılmalıdır.
Haziran ayında yapılacak Olağan Futbol Federasyonu seçimlerin de 10 oyluk Taskk pazarlık gücünü yine ortaya çıkaracaktır. Diğer taraftan gerçek anlamda milli antrenörler, milli futbolcular bu sayıda temsil edilemeyecektir. Futbolun lokomotifi süper lig takımları bile 6 oy ile temsil edilmektedir.
Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği bir başkan en uzun süre (A) milli takım teknik direktörlüğü yapmış beş delege ile temsil edilirken, TÜFAD adına illerde futbolun en önemli gücü olan antrenörleler TFF içinde temsil hakkı bulamamaktadırlar.
Diğer taraftan Türkiye Amatör Futbolcular Konfederasyonu TFF’ye her türlü başvuruyu yapmasına rağmen Taskk’ın lobi gücüne takılarak Tff’de temsil hakkı bulamamıştır. Futbolun içinde aktif görev yapan Saha Komiserleri Konfederasyonu kendini genel kurul da temsil hakkı bulamamıştır. Bu gibi haklı temsil bulunan kişi yada kurumlar dışarıda kalırken lobi gücüyle kendine haksız sayısal fazlalığı elde ederek temsil hakkı yaratanlar Türk futbolunda mevcut olan yapıyı oluşturmaktadırlar.
Kuruluş amacında spora destek olmak yazan bir sivil toplum örgütünün etik olarak tarafsız olması gereken yerde yönetimde yer almak için zamanında kişisel beklentiler adına mevzuatlara haksız yazılmış kazanımlarla belirleyici olması Türk futboluna dün bir şey kazandırmadığı gibi yarında bir şey kazandırmayacaktır.
Tüm bu gerçekler ortada dururken Taskk Futbol Federasyonu içerisinde bir kambur mu? Sorusunu beraberinde getiriyor. Futbol Federasyonunun mevzuatına uygun kendi il temsilcisini atayabildiği bir ortamda Taskk ve buna bağlı illerde Askf’ye ihtiyacı yoktur. Futbolda temsilci sayılarına bakıldığında Taskk üyelerinin sayısal fazlalığı ayrı bir yapının göstergesidir.
Futbol Federasyonu kendini yapılardan kurtarıp yenilenecekse önce genel kurul yapısını düzeltmelidir. Oy dağılımındaki adalet ve hakkaniyet ile gerçek anlamada temsil edenlerin futbol ile bağlantısı seçilecek yönetimlerde de futbol adına doğru ve yeni bir başlangıcın sebebi olacaktır.
Taskk’ın kendi değerlerine sahip çıkmadığı açık bir şekilde ortadadır. 29 Ekim 1980 yılında kurulan Taskk’nda Ankara, Trabzon, Bursa, Samsun kurucu il olarak yer alır. Bugün gelinen noktada kurucu olan Ankara ili Taskk’tan ihraç edilmiş ve son genel kurulda ihracın kaldırılması kabul edilmemiş. Bu bile Taskk’ın temel kuruluş ilkelerine aykırı bir durumdur. Kendi kurucu değerlerine saygısı olmayan bir yapının Türk Futboluna katacağı hiçbir bir şey olmaz.
Araştırma yaptıkça ilginç bilgilere de ulaşıyoruz. Türkiye’de BAL liginde askf yöneticileri Denetçi adı altında görev yaparak ücret alıyorlarmış. Oysa saha komiserleri görev alanına giren bu görevde futbol federasyonun temsilcilerin görev yaparken herhangi bir kulüple ilişki olamaz maddesine aykırı bu görevlendirme hala sürdürülüyormuş. Ayrıca TFF kurallarında son yaş 65 iken bu yaş sınırı Denetçi görevlendirilmelerinde dikkate alınmıyor ve 65 yaş üstü kişilerde görev yapabiliyormuş. Bu örnek bile Taskk’ın Tff’yi kullanarak kendine mevzuata aykırı görev alanı çıkarmasının en belirgin örneği olarak karşımıza çıkıyor.
Futbol Federasyonu temiz ve adil bir yapı kuracaksa önce genel kurul yapısını düzenlemeden başlamalıdır. Futbolun temsilinde adaleti sağlamalıdır. Merkezi olarak diğer federasyonların yaptığı gibi illerde kendi il temsilcisini atayarak kendi kontrolünü sağlamalıdır. Çünkü futbolun patronu futbol federasyonudur.