10'DAN DUYUN

10 'DAN DUYUN-06.07.2026

AK PARTİ DÖRT KOLDAN DEĞİŞİME GİDİYOR!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, parti içerisinde köklü bir değişikliğe gidecek. Olağanüstü kurultayla birlikte kadrolarını yenileyecek Erdoğan'ın sonraki hedefi kabine ve seçim olacak.

Parti kaynaklarına göre değişimin ilk adresi il ve ilçe teşkilatları olacak. Özellikle yerel seçimlerin ardından istenilen performansı gösteremediği değerlendirilen teşkilatlarda kapsamlı görev değişikliklerinin gündemde olduğu belirtiliyor. AK Parti yönetiminde, seçmenle bağın zayıfladığı ve teşkilatların sahadaki etkinliğinin azaldığı yönünde değerlendirmeler yapıldığı ifade edilirken, seçim öncesinde tabanı yeniden hareketlendirecek bir yapılanmanın hedeflendiği konuşuluyor.

Kulislerde konuşulan bir diğer başlık ise kabine değişikliği... Parti kaynakları, sonbahar aylarında Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde sınırlı ancak dikkat çekecek bir revizyon beklendiğini aktarıyor. Buna göre dört ya da beş bakanın görevden alınabileceği, yerlerine yeni isimlerin getirilebileceği ifade ediliyor. Kabine değişikliğinin hem ekonomi yönetimine hem de kamuoyunda yıprandığı değerlendirilen bazı bakanlıklara yeni bir ivme kazandırmayı amaçladığı belirtiliyor.

Asıl büyük değişimin ise olağanüstü kongrede yaşanacağı konuşuluyor. AK Parti kulislerine göre Erdoğan, genel merkez yönetiminden memnun değil. Özellikle genel başkan yardımcılarının performansına yönelik ciddi eleştiriler dile getiriliyor. Parti içerisinde yapılan değerlendirmelerde, genel başkan yardımcılarının seçmeni yeniden kazanacak saha çalışmasını yürütemediği, kaybedilen oyların geri alınmasına katkı sağlayamadığı ve toplumdan koptuğu yönünde görüşlerin öne çıktığı belirtiliyor. Kulislerde, Erdoğan’ın bazı kurmayları için “Sadece sosyal medya üzerinden siyaset yapıyorlar. Sahada yoklar. Partiyi büyütemediler, seçmeni geri getiremediler” değerlendirmesinde bulunduğu iddia ediliyor. Bu nedenle olağanüstü kongrede Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nun yanı sıra genel başkan yardımcılarının da büyük bölümünün değiştirilmesinin beklendiği ifade ediliyor.

EKREM İMAMOĞLU’NA TRABZON'DAN DESTEK VAR MI?

Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Trabzon'dan misafirleri eksik olmazdı. Siyaset camiasından, iş dünyasından, sivil toplum kuruluşlarından ve derneklerden kapısını aşındırır, destek isterlerdi. Ekrem İmamoğlu’nu baş tacı yapanlar şu sıralar üç maymunu oynuyor.

İmamoğlu'na Trabzon'da parti teşkilatları, CHP Trabzon Milletvekili Av. Sibel Suiçmez, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ve Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık dışında net bir şekilde destek veren yok. CHP'li Beşikdüzü Belediye Başkanı Cahit Erdem sessiz sedasız... Eski Trabzon Belediye Başkanı ve eski Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu da aynı şekilde...

Nedense böyle zamanlarda daha önde olması gerekenler en arkada durmayı yeğliyor; sessiz sedasız olup biteni takip ediyor. Ekrem İmamoğlu Trabzon'da bazı kesimlerce vefasızlığın dibini yaşıyor. Elbet bunlar bir yere not ediliyor.

NEDİR BU İNAT İBRAHİM BAŞKAN!

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun milli futbolculara Dünya Kupası vaadi olarak hediye etmeyi planladığı villalara oyunculardan olumsuz yanıt geldi. Takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu, "Biz villa falan istemiyoruz" diyerek teklifi reddetti. Başkan Hacıosmanoğlu ise sözünün arkasında durduğunu belirterek inşaat tamamlandığında hediyeleri vereceğini dile getirdi.

Kaptan Çalhanoğlu’nun bu çıkışına rağmen TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun geri adım atmadığı, futbolculara verdiği sözü tutacağını belirterek, "Olur mu, ben bir söz verdim ve sözümün arkasındayım. İnşaat tamamlandığında bunları size vereceğim" diyerek ısrarını sürdürdüğü dile getirildi.

Ya İbrahim Hacıosmanoğlu Başkan, Türkiye Futbol Federasyonu bu kadar zengin mi? 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na katılım sağlayıp gruptan çıkamamış futbolculara villa versen ne olacak ki? Villa mı ihtiyaçları var? Ver onları depremzedelere, en azından dua alırsın.

MHP NEDEN BU ÖNERGEYİ DESTEKLEMEDİ?

Geçen hafta salı günü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında, askeri hastanesi olmayan tek NATO ülkesi olduğumuzu, bunun kabul edilemez bir beka sorunu olduğunu ve bu hastanelerin açılmasının hayati değer taşıdığını ifade etti. Kısacası, iktidara askeri hastanelerin açılması yönünde bir çağrı yaptı.

Geçen hafta İYİ Parti bu konuda Meclis'e bir teklif sundu. AK Parti bu teklife "hayır" oyu verirken, MHP oylamaya katılmadı. MHP'nin kendi talebiyle ilgili bir teklife bile Meclis'e "evet" diyememesi, akılalmaz bir teslimiyet halini gösteriyor. Orada nasıl bir çıkar ilişkisi var ki, MHP gibi bir parti kendini bu duruma düşürüyor?

Öte yandan, Milli Savunma Bakanlığı basın toplantısında, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla askeri hastaneler konusunda çalışmalar yapılıyor" şeklinde yuvarlak ifadeler kullanıldı. Belli ki Devlet Bahçeli'yi rencide etmemek adına böyle bir açıklama yapıldı. Ancak MHP'nin kendi önerisine sahip çıkamaması bundan daha büyük bir felaket ve gerçekten acınacak bir tablo. Adeta rehin alınmış gibiler; iktidara sözlerini dinletemiyor, sırf başka bir parti sunduğu için kendi istekleri olan bir teklife bile "evet" diyemiyorlar.

Sadece Bahçeli açısından bakıldığında, madem oylamaya katılmayacaktı bunu neden gündeme getirdi? İstese "evet" oyu verdiremez miydi? Aslında bu konuyu kamuoyu önünde dile getirmek yerine, doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapacağı ikili bir görüşmede ifade edebilirdi. İYİ Parti'nin önerisine destek vermemesinin gerekçesi, muhalefetle birlikte hareket ediyor pozisyonuna düşmemek ve AK Parti'ye karşı böyle bir görüntü vermemek olabilir. Eğer durum buysa, kendi önergelerini bizzat kendilerinin vermesi gerekirdi.

SENDİKALAR ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR!

Açlık sınırının altında kalan asgari ücret ile emekçi ve emekli aylıklarını belirleyecek enflasyon oranına ilişkin emekliler sokakları doldururken, işçi sendikalarından ses yok. Türk-İş, gıda harcaması üzerinden açlık ve yoksulluk sınırını; DİSK, geçim krizi raporunu paylaştı. Hak-İş ise üç maymunu oynamayı sürdürdü. Sokakta ise emekli örgütleri dışında güçlü bir söz söyleyen yok.

Sendika, dernek ve sivil toplum örgütleri ile birlikte siyasete olan güvenlerinin kırıldığını belirten emekliler; "Düştüğümüz hal ortada, yapacak bir şey yok. Bizi sefalete sürükleyenler utansın. Emekli vekillere verilen zamla bizim aramızda dağlar kadar fark var. Biz hangi ülkenin insanlarıyız?" şeklinde tepki gösterdiler.

TRABZONSPOR'UN KARARINI BEKLİYORUZ!

Trabzonlu Metin Diyadin'in teknik direktörlüğünü yaptığı Gençlerbirliği'nde sular bir türlü durulmuyor. Gençlerbirliği Başkanı Arda Çakmak, arkasından iş çeviren yönetim kurulu üyelerine sert çıktı. Olağanüstü kongre kararı alan Çakmak, "Bu resmen başkanı devirme kararıdır" dedi.

Yönetim kurulu üyelerinin bu davranışlarından sonra genel kurul kararı almak zorunda kaldıklarını vurgulayan Arda Çakmak, "Bu şekilde devam etmenin bir anlamı yok. Ya onlar bırakacak ya biz bırakacağız. Bu kadar kötü günlerde bu kulübe sahip çıkan birisi olarak, başkan olarak bırakmayacağıma göre, 'Arkadaşlar bıraksın.' dedim. Onlar da bırakmayacaklarını söylediler. 'O zaman en güzeli genel kurul kararı alalım, genel kurul kimi seçerse o devam etsin.' dedik. 18 Temmuz'da olağanüstü genel kurul kararı aldık. Yeterli çoğunluk sağlanmazsa 25 Temmuz'da genel kurulumuz olacak." ifadelerini kullandığı belirtildi.

Teknik direktör Metin Diyadin'in isteği üzerine 3 oyuncunun transferi için çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Çakmak, "Trabzonspor'dan kaleci ve bazı oyuncular için görüşmelerimiz sürüyor. Trabzonspor'dan kaleciyle beraber birkaç futbolcuyu hocamız istiyor. Onlarla ilgili Trabzonspor'un kararını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

TRABZON SANAL KUMARIN MERKEZİNDE!

Yasa dışı sanal kumar ve bahis çeteleri, son dönemde Türkiye'nin en önemli güvenlik ve ekonomi gündemlerinden biri haline geldi. İçişleri Bakanlığı'nın son iki ayda yürüttüğü operasyonlar, örgütlerin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.

Sadece mayıs ve haziran aylarında yasa dışı bahis şebekelerine yönelik binin üzerinde operasyon düzenlenirken; 10 binden fazla kişi hakkında adli işlem yapıldı, 4 bini aşkın şüpheli tutuklandı. Çökertilen organizasyonların 300 milyar lirayı aşan işlem hacmine ulaştığı belirlenirken, yurt dışına kaçırılan suç gelirinin ise milyarlarca doları bulduğu tahmin ediliyor.

Ancak soruşturmalar, bu dev organizasyonların yalnızca yasa dışı bahis oynatmadığını; binlerce genci küçük vaatlerle suç zincirinin bir parçası haline getirdiğini de ortaya koyuyor. Örgütlerin en çok kullandığı yöntemlerden biri ise IBAN kiralama. Özellikle 18-30 yaş arasındaki işsiz ya da düşük gelirli gençlere aylık küçük ödemeler teklif edilerek banka hesapları kiralanıyor. Bazı kişiler adına şirket kurularak ticari hesaplar açılıyor ve bu hesaplar yasa dışı para trafiğinde kullanılıyor. Hesapların tespit edilmesi halinde yenileri devreye alınıyor. Bu yöntem nedeniyle binlerce genç, farkında olarak ya da olmayarak ağır ceza gerektiren suçlamalarla karşı karşıya kalabiliyor.

Operasyonların devam ettiği sanal kumar ve bahis çeteleri noktasında, Trabzon'un Karadeniz Bölgesi'nde merkez olduğuna dikkat çekelim.