Samsunspor galibiyetiyle alınan üç puanın camia üzerindeki pozitif etkisini inkar edemeyiz. Ancak bu galibiyetin gerçek bir "değer" kazanması ve sezonun kırılma noktasına dönüşmesi, ancak Fenerbahçe derbisinin zaferle taçlandırılmasıyla mümkündür.
Fatih Tekke’nin Satranç Tahtası
Bu maçın kaderi, teknik direktörümüz Fatih Tekke’nin performansı ile doğrudan orantılıdır. Samsun deplasmanında sahaya yansıyan doğruların üzerine, derbi atmosferine uygun yeni stratejik dokunuşlar eklemek şart. Eğer Tekke, oyun planını geliştirir ve saha içi aklını derbinin sertliğine göre revize edebilirse; Trabzonspor’un bu maçtan galibiyetle ayrılması sürpriz değil, futbolun doğal bir sonucu olacaktır.
Saha Dışı Korkular ve Hakem Faktörü
Ancak futbolseverlerin ve bizlerin zihnini kurcalayan devasa bir "ama" var. İstanbul’daki ilk yarıda oynanan Fenerbahçe maçındaki yönetimi ve o günkü hakem performansını unutmuş değiliz. Eğer yine benzer bir "hakem faciası" ile karşı karşıya kalırsak, mesele sadece bir maç kaybı olmaktan çıkar.
Sorumluluk Makamı: Doğan ve Hacıosmanoğlu
İşte tam bu noktada gözler en tepeye çevrilir. Hem Kulüpler Birliği Başkanı hem de kulüp başkanımız olan Ertuğrul Doğan ile TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, Trabzonspor taraftarının bugüne kadarki sabırlı desteğinin muhatabıdırlar.
Saha içindeki emeğin, saha dışındaki operasyonlara kurban edilmesine izin verilirse; Trabzonspor taraftarı bunun hesabını, koşulsuz desteklediği bu iki isimden sormaktan asla çekinmeyecektir. Adaletin sahada tecelli etmesi, sadece Trabzonspor için değil, Türk futbolunun bekası için bir zorunluluktur.
Sözün özü: Fatih Tekke’den taktiksel bir şaheser, yönetimden ise hakkımızı yedirmeyecek bir duruş bekliyoruz. Gerisi sahadaki karakterde gizli.