Ne demişler: “İş bilenin, kılıç kuşananın.” Bu söze ne denebilir ki? Kim ne der bilemem, benim bildiğim Kınalı Kuzum hem işi biliyor hem de kılıcı kuşanıyor. Veya şöyle de diyebiliriz: “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.” Bereket versin ki Kınalı Kuzum bu güne değin bir yerden kovulmadı. Çünkü bilgi ve belgeye dayanmaksızın bize hiçbir şey getirmemiştir. Geçen haftaki getirdiklerinde Büyükşehir Belediyesiyle Çukurova organizasyon şirketinin billboardlarla ilgili yaşadığı sorunlar vardı. Malumunuz biz konuyu geçen hafta kaşıdık. Konu kaşınınca ardından başka şeyler çıkmaya başladı. Bugün onları sizlerle paylaşacağız. Hoş geldin güzeller güzeli Kınalı Kuzum.
— Hoş gördük Üstadım…
Kınalı Kuzum, billboard konusunu yazınca bayağı ses getirmiş olduk.
— Üstadım biz hiçbir şeyi, yani aslı astarı olmayan bir şeyi asla yazıp gündeme taşımıyoruz. Bilirsin doğru birdir, biz de o birden hareket ediyoruz.
Kınalı Kuzum aynen öyle, bu konuda çok hassassın onu da biliyoruz.
— Üstadım bu yazdıklarımızla belki de Büyükşehir Belediyemize katkı sağlıyoruz. Belki de ellerini güçlendiriyoruz.
Kınalı Kuzum doğrudur. Yazıyla ilgili arayanlar oldu. Belli ki Çukurova Organizasyon grubu Büyükşehir Belediyesine Hacivat-Karagöz oyunu oynuyorlar.
— Üstadım o kadar ilginç gelişmeler yaşanıyor ki konuyla ilgili, sıkı dur onları şimdi seninle paylaşıyorum. Sözleşme feshedildiğinden beri ortada ne bir sözleşme var ne de yapılmış bir protokol? Kısacası adamlar Büyükşehir Belediyesine bir kuruş ödeme yapmadan para kazanıyorlar. Büyükşehre borçları faizleriyle birlikte 15 milyonu buldu, bu gidişle 20 milyonları da bulur.
Kınalı Kuzum, Büyükşehir Belediyesinin avukatları yok mu, konuyu yargıya neden taşımazlar?
— Üstadım taşımaz olurlar mı? İstinaf mahkemesine taşıdılar; mahkeme yürütmeyi durdurdu.
Kınalı Kuzum olacak şey değil! Büyükşehir Belediyesi haklı olduğu konuda adeta mahkûm oldu senin anlattığına göre.
— Üstadım evet, istinaf mahkemesinden iş dönünce adamlar billboardları kendi malları gibi kullanmaya devam ediyorlar. Yav Kuzu aklım almıyor, bu şehir bu kadar mı sahipsiz? Mahkeme neye göre karar veriyor? Büyükşehir Belediyesi davasında dibine kadar haklı...
Kınalı Kuzum, bir yerde o zaman kıble kaçığı yapılıyor.
— Üstadım ben kıble kaçığı, karayel ve poyraz rüzgârlarını tanımam; ben adalete inanan bir bireyim. Burada Büyükşehir Belediyesi haklı; adamlar ihaleyi almışlar ama para ödemiyorlar. İşin ilginç yanı, adamlar firmalara faturalarını başka firmalar üzerinden kesiyor. Anlayacağın adamlar işlerini her türlü yürütüyorlar.
Kınalı Kuzum bu kadar da olmaz!
— Üstadım “Olur olur, bal gibi olur” şarkısını mı okutacaksın bana? Oluyor işte. Çukurova Organizasyon para ödememek için şirketin içini sırra kadem bastırdılar. Açıkçası boşalttılar. Daha ne olması bekleniyor?
Kınalı Kuzum doğru diyorsun, daha ne olacak?
— Üstadım adamlar o kadar profesyonel çalışıyorlar ki; iki firmaları daha var, birisinin ismi Jet bir diğerinin ismi ise Ulusal. Bunlardan fatura kesiyorlardı. Büyükşehir Belediyesi işi çözüp bu iki şirketin hesabına icra gönderince, bundan mütevellit yerel bir firma üzerinden fatura kestikleri iddia ediliyor.
Kınalı Kuzum bunlar çok ciddi iddialar. Sonra altında kalmayasın bu iddiaların.
— Üstadım belediye orada, gidip araştırsınlar. Baksınlar bakalım Büyükşehir Belediyesi billboardlar konusunda oldukça muzdarip değil mi?
Kınalı Kuzum neyse, biz gündeme sorunu taşıyoruz; elbette cevap veren olur diye düşünüyorum. İsmi geçen herkesin cevap hakkı zaten saklıdır.
— Üstadım onda sıkıntı yok. Benim aklımın şase yaktığı konu, yargının Büyükşehir Belediyesinin itirazını kabul etmemesidir. Kamu zarar ettiriliyor; "zarar ediyorlar" diye olaya kamu itiraz ediyor, kamunun aldığı cevap mahkemeden red oluyor.
Kınalı Kuzum ben de akıl tutulması yaşıyorum, gerçi bizim elimizden ne gelir?
— Üstadım biz görevimizi yapmaya çalışalım. Gerisi adaletin işi, dolayısıyla da Büyükşehir Belediyesinin…
Güzel Kuzum, seni bilmem ama ben o kadar mesaj ve telefon alıyorum ki; neymiş efendim, Ticaret ve Sanayi Odasıyla ilgili bir şey yazmıyormuşuz. Hatta daha ileri gidip taraf olduğumuzu dile getiriyorlar.
— Üstadım biz Ticaret ve Sanayi Odasının tarafındayız. Bana da çok mail geliyor. Şu an bizler olup bitenleri seyrediyoruz. Elbette seyircilik yaparken bir taraftan da araştırmalarımızı yapıyoruz; bilgi ve belge toplamaya devam ediyoruz. Şunu belirteyim; bizim için aday isminin hiç mi hiç önemi yok. Bizim için önemli olan Trabzon ticaret ve sanayisine yapılacak yatırımlar ve projeler olacaktır. "O onu destekliyor, o şunu yaptı, o şöyle dedi..." Bunlar bizim için küçük konular. Daha doğrusu biz büyük fotoğrafa bakacağız.
Güzel Kuzum aman bu konuda hata yapmayalım, çok dikkatli olmanı istiyorum senden. Sonuçta bütün adaylar bizim arkadaşlarımız. Kırmadan dökmeden süreci taşımalıyız. Ha, çok çok önemli konu olursa onda da yapacak bir şeyimiz olamaz; o zaman şartlar neyi gerektiriyorsa kitabın ortasından her şeyi kamuoyuyla paylaşacağız. Çünkü Ticaret ve Sanayi Odası hiç kimsenin babasından kalan miras değildir.
— Üstadım bu söyleminin altına imzamı koyarım. O zaman burada konuyu keselim, “Arkası yarın” diyelim.
Kınalı Kuzum eyvallah, hadi hoşça kal.
