Biliyorum, kınalı kuzumun getirip yazdırdıklarını her daim sabırsızlıkla bekliyorsunuz. Acaba bugün ne var? Acaba kimin nasırına basıldı? Acaba kimin kapısı çalındı? Acaba kuyuya kim düştü? Falan filan, bir sürü kafalarda soru işareti oluşmaktadır. Evet, evet kınalı kuzum ile bizler de kafalarda oluşan bu soru işaretlerini gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Var gücümüzle kılı kırk yarıp öyle yazıyoruz. Var gücümüzle ince eleyip sık dokuyoruz ki bir yerlerde kıble kaçığı yapmayalım. Nihayetinde sizleri doğru bilgilerle buluşturmayı kendimize şiar ediniyoruz. Hiç zaman kaybetmeden hemen kınalı kuzum ile yaptığımız sohbetten bize kalanları sizlerle paylaşmak istiyoruz. Hoş gelmiş, beş gelmiş güzel kınalı kuzum.

-Hoş gördük Üstadım.

Kınalı kuzum ne yapsak etsek de bizleri yazmak zorunda bırakıyorsun, her zaman sohbetimizde “Şu mübarek Ramazan'ı bir geçelim, ondan sonra yazarız” dememize rağmen sözümüzü bir türlü tutamıyoruz.

-Üstadım her defasında yanına gelişte “Bana da söyle, ben de bileyim” diyorsun, şimdi de kalktın bana sitem ediyorsun, hani rahmetli Ferdi Tayfur söylüyordu ya. Acaba bu şarkıdan mı feyiz alıyorsun?

Yılları bir güne nasıl sığdırdın? Bana da söyle, bana da söyle, ben de bileyim. Hasretin acısını nasıl dindirdin? Bana da söyle, bana da söyle, ben de bileyim.

Yüreğin ince ince sızlamadı mı? Gözlerin gizli gizli ağlamadı mı? Bana da söyle, bana da söyle, Bana da söyle, ben de bileyim.

Kınalı kuzum yine nerelere gittin?

-Üstadım sıkı dur, gün yüzü görmemiş seni, dolayısıyla okuyucularımızı bilgilerle buluşturacağım.

Kınalı kuzum hayırdır, hiç hesapta yoktu seninle buluşmamız?

-Üstadım bazen kader ağlarını böyle örüyor. Yani biz buluşmak durumunda kalıyoruz. Herkesin malumu; Ramazan akşamları sahura kadar epeyce zaman oluyor vatandaşlar için… Kimisi kahvehanelerde, kimisi çay ocaklarında, kimisi odalarda, kimisi derneklerde, kimisi ev oturmalarında sohbetin, muhabbetin gözüne vuruyorlar. Neler neler konuşulmuyor ki bu ortamlarda? Ben de zaman zaman yapılan bu sohbetlere katılıp sessizce izlemeye çalışıyorum.

Kınalı kuzum ne var bunda, gayet hayatın bir doğallığı bu sohbetlerin, muhabbetlerin yapılması.

-Üstadım eyvallah da konuşulanlar önemli buralarda… Dedim ya gün görmemiş kulisler var diye. Mustafa Beyazlı; Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı için yoklama çekiyormuş, üyeleri arayıp başkanlığı düşündüğünü söyleyip destek istiyormuş.

Kınalı kuzum nereden çıkardın bunu? Mustafa Beyazlı bizim bildiğimiz kadarıyla ununu elemiş, eleğini asmış, "Artık benden geçti" diyordu çevresine. Sen kalktın adamı Ticaret ve Sanayi Odasına başkan adayı yapmaya çalışıyorsun.

-Üstadım ben yapmıyorum; aldığım bilgiler doğrultusunda Faruk Özak, Beyazlı’yı destekleyip aday olmasını istiyormuş.

Kınalı kuzum inanmak istemiyorum, Mustafa Beyazlı jübilesini çoktan yaptı bizim bildiğimiz kadarıyla. Trabzon’da yapmadığı bir görev kaldı mı? Beyazlı siyasetten tut, futbola kadar her şeyin içerisinde oldu. Durum eğer böyle olursa yarın birileri kalkıp “E kardeşim yeter” derse o zaman ne olur?

-Üstadım ben de Beyazlı’yı severim ama Mustafa Abi bir kez de kendi ayaklarının üzerinde yürü be! Hangi görev kendisine verilmişse arkasında Faruk Özak imzası vardı. Bu günde kalktılar Ticaret ve Sanayi Odasını uhdelerine almaya çalışıyorlar. Ayıp ya ve yazık…

Güzel kuzum olur böyle vakalar, neden kızıyorsun? Burası Trabzon. Sonra Mustafa Beyazlı'nın kime zararı oluyor, kendi halinde bir arkadaşımızdır.

-Üstadım, beni konuşturmak için habire gazlıyorsun ama gazı yemeyeceğim. Ha kulislerde mevcut başkan Erkut Çelebi’nin zaman içerisinde çekileceği, yani aday olmayacağı, Çelebi’nin yerine Mustafa Beyazlı’yı getirmek istedikleri konuşuluyor. Öyle böyle konuşulmuyor, Beyazlı üyeleri aramaya başladı bile.

Kınalı kuzum bu kurulan veya kurulacak denkleme inanmak istemiyorum, eğer ki hal böyle olursa Erkut Çelebi'nin beyaz bayrak çekmesi olur ki, ben Erkut Başkanın bunu kabul edeceğine inanmıyorum.

-Üstadım sen inanma, ben söylüyorum. Erkut Çelebi ile iş kalsa iyi; adaylardan biri olan Ahmet Kazaz’ı da ikna edip kendi tarafına almak için hamle yaptığını, Kazaz’ın yapılan bu hamleye olumlu cevap verdiği de konuşulanlar arasında.

Kınalı kuzum sen rüya görüp gördüğün rüyayı bize mi anlatıyorsun? Ne Ahmet Kazaz’ı, ne Erkut Çelebi’si?

-Üstadım ben ne diyorsam o, bu kadar netim.

Güzel kuzum Ahmet Kazaz’ı iyi tanırım, çıktığı yoldan asla geri dönmez. Hatta kendisiyle konuşulanlara bile “Kesinlikle bu yola baş koyduk, asla ne birleşirim ne adaylıktan vazgeçerim” demişti.

-Üstadım zaman her şeyin ilacı; bir bakıyorsun vizyona koyulan filmde figüranlığı oynuyorsun, bir de bakmışsın ki filmin sonunda Cüneyt Arkın olmuşsun. Ben yemin olsun aklıma mukayyet olamıyorum, seçime nereden bakarsan 7 ay var; dönen dolapları, atılan feyikleri görmüyor musunuz?

Kınalı kuzum ben de akıl tutulması yaşıyorum, Ticaret ve Sanayi Odasında ne var ki herkes başkan olmak istiyor? Başkan olacak kişinin öncelikle vizyonu olmalı. Şehre katkısı olması için projelerini ortaya koyacak. Birilerinin değneği olmadan Ticaret ve Sanayi Odasını yönetecek. Açıkçası lider olacak, gençleri kucaklayacak. Ufku açık olup Trabzon’u yurt dışına taşıyacak. Her şeyden önce kendi bilgi ve becerisine güvenip "Ben adayım" diyecek.

-Üstadım söylediklerinin hepsine katılıyorum. Ben şuna vurgu yapmak istiyorum; Sayın Bakan Faruk Özak bu işe bulaşmaz, onun ismini kullanıyorlar. Başka türlü olursa Bakan Özak çok tepki alır ki desteklediği aday sandık dibinde kalır. Faruk Bakan bu riske girmez, böyle bir şeye de tenezzül etmez ama ben yine de takipçisi olacağım.

Güzel kuzum hakikaten iftarlık iyi bilgilerle gelmişsin.

-Üstadım, ivedilikle toplantı istememin nedeni buydu. Beyazlı ya 5. aday olacak ya da Erkut Çelebi ve Ahmet Kazaz'ın çekilmesi halinde 3. aday olacak.

Kınalı kuzum bana göre bu senin dediğin ya da açtığın papatya falı tutmayacak.

KINALI KUZUMDAN BİLLBOARD HİKAYESİ
KINALI KUZUMDAN BİLLBOARD HİKAYESİ
İçeriği Görüntüle

-Üstadım Mustafa Beyazlı’nın görüştüğü isimleri burada söyletme bana, belli ki Beyazlı yola çıkmış. Hatta kendisiyle görüşenler sonrasında Beyazlı için şöyle diyorlarmış: “Mustafa Beyazlı bu şehirde kime dokunmuş, kime selam vermiş, bu şehir için ne yapmış? Şehir kendisini daha ne kadar taşıyacak? İş hayatında nasıl yükseldiğini bilmeyen mi var? Yani nereden nereye geldiğini?”

Kınalı kuzum ama öyle ama böyle, Mustafa Beyazlı bir yerlere gelmiş; gelene değil getirene bakmak gerekmez mi?

-Üstadım Trabzon küçük bir şehirdir, kim kimin ne yaptığını iyi bilir. Ciğerini de bilir, dalağını da. Ben de senin gibi Ahmet Kazaz’ın, Mustafa Beyazlı’nın aday olması halinde Beyazlı’yla ittifak yapacağına inanmak istemiyorum. Ama olmayacak bir şey de yok. Bilirsin; ”Dün dündür, bugün bugündür”. Bu günlük bu kadar, hadiyin bana eyvallah.

Güle güle güzel kuzum.

Muhabir: Safiye Selçuk