Son haftalarda Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin adı ne yazık ki akademik başarılarla değil, şehirde infial yaratan tartışmalarla anılıyor.
Önce Amedspor ve Galatasaray paylaşımları… Ardından Trabzon halkının büyük tepkisi… Sonra yükselen istifa çağrıları… Ve tam bu süreçte gelen arkamda güç var algısı oluşturan fotoğraf paylaşımları…
Şehir bunları konuşurken vatandaşın yaşadığı gerçek sorun ise kimsenin umurunda değil.
Çünkü gerçek KTÜ manzarası sosyal medyada değil, Farabi Hastanesi koridorlarında yaşanıyor.
İnsanlar sabahın köründe sıraya giriyor. Yaşlılar ayakta bekliyor. Hastalar koridorlarda sürünüyor. Kan vermek bile ayrı eziyet. Sistem çöküyor. Sekreterlik ayrı dert, sıra ayrı dert, hizmet almak zaten başlı başına çile…
Ve şimdi sıkı durun…
Vatandaş bugün muayene oluyor, ultrason randevusu tam 3 ay sonraya veriliyor!
İnsan soruyor: Bu hastanın derdi bugün mü, yoksa 3 ay sonra mı belli olacak?
Bir insan ağrıyla doktora gidiyorsa, zaten canı yanıyor demektir. Henüz Mayıs ayının başında olmana rağmen, Sen o insana Gel seni Ağustos’ta görelim diyorsan, orada sağlık sistemi alarm veriyor demektir. Acaba kaç hasta bu görüntüleme sırasını beklerken, henüz teşhis koyulamadan ölüp gidiyor ?
Burası mahalle polikliniği değil. Burası Karadeniz’in en büyük üniversite hastanelerinden biri.
Ama tabloya bakıyorsun; Hizmet yok. Planlama yok. Rahatlama yok. Vatandaşa saygı desen zaten herkes şikayet ediyor.
Sonra dönüp şehirle polemiğe giriliyor. Sosyal medya mesajları veriliyor. Trabzon halkının sinir uçlarıyla oynayan paylaşımlar yapılıyor.
Kusura bakılmasın ama insanlar artık şunu söylüyor; Biz sosyal medya şovu değil, sağlık hizmeti istiyoruz.
Bir rektörün görevi; şehre mesaj vermek değil, hastane yükünü azaltmak, randevu krizini çözmek, vatandaşı süründürmemek, üniversiteyi başarıyla gündeme getirmektir.
Bugün KTÜ’de vatandaşın gördüğü tablo şu;
MR aylar sonraya… Ultrason aylar sonraya… Koridorlar ana baba günü… Sistem sürekli problemli… Ama yönetimin gündemi başka…
Trabzon halkı kibri sevmez. Bu şehir laf değil hizmet ister. Ve insanlar artık şunu açık açık soruyor;
KTÜ gerçekten üniversite mi yönetiyor, yoksa sadece algı mı yönetiyor?