Ramazan’dır, yazmayalım diyorum ama kınalı kuzumu yazmamak için ikna edemiyorum. Hal böyle olunca yapacak çokça bir şey olmuyor. Ne de olsa güzel kınalı kuzumu üzmemek ve kırmamak gerek diyerek yazmaya başlıyoruz.

Aslına bakarsanız kınalı kuzumun dağarcığında çokça bilgi ve belge var. Ancak mübarek Ramazan ayını idrak ettiğimizden dolayı kimseyi de üzmek istemiyoruz. O nedenle gelen bilgilerin ucundan köşesinden yazmaya çalışıyoruz. İşte onlardan birkaçı…

Güzeller güzeli kınalı kuzum, hoş gelmişsin.

- Üstadım, hoş gördük.

Kınalı kuzum, oruçlu oruçlu yazmak zor oluyor ama söylediğimiz gibi yapacak bir şey de olmuyor. Topu auta atalım diyoruz ama auta giden topun tekrar geri dönmeme ihtimalinin de olduğunu düşünüyoruz. Seni kaybetmek istemiyoruz.

- Üstadım, her şey sıcağı sıcağına yazılmalı. Biz kimseyi töhmet altında bırakmıyoruz, kimseye de bel altı vurmuyoruz.

Güzel kuzum, aynen söylediğin gibi. Ramazan ayını kırmadan dökmeden geçelim diyorum.

- Üstadım, öyle yapıyoruz. Bohçamda ne bilgiler var bak, "yaz" diyor muyum sana? Bilgiyi verirken kaç süzgeçten geçiriyorum hepsini.

Kınalı kuzum biliyorum, ince eleyip sık dokursun.

- Üstadım, Ramazan muhabbetini bırakıp konuya gireyim. Geçtiğimiz hafta Trabzon siyasi olarak hareketliydi. AK Parti, Trabzon’a adeta çıkarma yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu Cuma akşamı Trabzon’a geldi, milletvekilleri zaten Trabzon’daydı. Yani tam kadro AK Parti Trabzon’da iftar yaptı. Ben de yapılan iftar yemeğinin köşesinde, kimsenin göremeyeceği bir yerde oturdum.

Güzel kuzum, davetli miydin iftar yemeğine?

- Üstadım ne daveti? Davetli gitsem beni görenlerin yanında bir şey konuşabilirler mi?

KINALI KUZUM ANKARA’DA BAKANIN YEMEĞİNDEYDİ
KINALI KUZUM ANKARA’DA BAKANIN YEMEĞİNDEYDİ
İçeriği Görüntüle

Kınalı kuzum, onda da sen haklısın.

- Üstadım, bir grup kendi aralarında partinin geleceğini ve teşkilatları konuşurken onlara kulak misafiri oldum. Kuzu kulaklarımı onların tarafına uyarladım. Biliyorsun benim kuzu kulaklarım en iyi frekanstan daha iyidir.

Kınalı kuzum, bilmez miyiz o kulaklarınla ne bilgiler alıp getirmişsin bizlere...

- Üstadım; İl Başkanı Sezgin Mumcu’yu tartışıyorlardı. Görevini ifa edemediğini, partiyi taşıyamadığını konuşuyorlardı. Yani İl Başkanı olarak Sezgin Mumcu’nun silik kaldığına vurgu yapıyorlardı.

Güzel kuzum, tam yerinde mevzi almışsın. Baksana konu Sezgin Mumcu…

- Üstadım, İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun görevden alınacağına kesin gözüyle baktıklarını söylerlerken; yani tam "Mumcu’dan kurtulduk" derlerken, Sezgin Mumcu kendisinin görevden alınmasını bekleyenlere karşı bir hamle yaparak partisinde üye kampanyası başlattı. "Üye kampanyası yaparak şu an kendisini kurtardı" diyorlar. Ben demiyorum ha, AK Partililer diyor.

Kınalı kuzum burada bir dakika dur. Bana göre İl Başkanı Mumcu’ya haksızlık ediyorlar. Adam daha ne yapacak? Karşılamayı, ağırlamayı ve uğurlamayı mükemmel yapıyor. Trabzon’a AK Partili bir bakan geliyor, bir bakan gidiyor; milletvekilleri hakeza öyle. Başkan Mumcu daha ne yapacak?

- Üstadım "bir dakika dur" diyorsun ama lafımı bitirtmedin. Yine konuşulanlar arasında aldığım bilgide, yapılan bazı üyelerin şaibeli olduğu söyleniyor. Birçok kişinin birçok partide üye kayıtları varmış, hatta Saadet Partisi bunu dile getirmiş.

Kınalı güzel kuzum, "meyve veren ağaç taşlanır" misali Sezgin Mumcu da taşlanıyor. Adamın koşmadığı, gitmediği bir yer yok. Bana göre dört dörtlük bir başkanlık profili ortaya koymasa da en az "dört ikilik" bir başkanlık portföyü ortaya koyuyor. İyi de yapıyor.

- Üstadım devam ediyorum; yine söylentilere göre il yönetim kurulu üyeleri, kadın kollarına "20 üye yapmaları karşılığında" kendilerine çeyrek altın vermişler. Böylelikle de hedefi tutturmuş oldular.

Güzel kuzum, sen bana göre tam dedikodunun içine düşmüşsün.

- Üstadım dediğim gibi; ben demiyorum bu söylenenleri, AK Partililer söylüyor. Ben sana aktarıyorum konuşulanları.

Kınalı kuzum, çeyrek altını alan var mı?

- Üstadım ben ne bileyim? Konuşulduğuna göre almışlardır demek; "ateş olmayan yerden duman çıkmaz" derler.

Kınalı kuzum, konuyu kesmeden devam edelim.

- Üstadım, soruyorum sana: İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun yönetiminde öne çıkan 5 isim sayabilir misin? Halbuki daha önce il başkanlığı yapan Ali Rıza Akdeniz, Ahmet Metin Genç, Muhammed Balta ve Haydar Revi’nin yönetimlerinde en az 7-8 isim öne çıkıyordu. Bu isimlerin tamamı şehri kucaklayan, oy potansiyeli olan, sevilen ve saygın kişilerdi. Sezgin Mumcu maalesef böyle bir il yönetim kurulu oluşturamadı. Bana göre de tartışılmasının en büyük nedenlerinden birisi budur.

Kınalı kuzum, liste yapmak kolay mı? Bakan der "şu ismi al", ilçeler bastırır "bizden bunu yaz", milletvekilleri birkaç isimde ısrarcı olurlar. Zor iştir siyasette liste yapmak.

- Üstadım ben de kabul ediyorum, doğru diyorsun, dayatma çok olur. Ancak hal böyle olunca da başarısızlık kaçınılmazdır. Bak bakalım il örgütüne; bakanı, milletvekillerini sıkıştırıp bir proje hayata geçirebilmişler mi? Hadi bırak projeleri bir tarafa, partisini manşete çıkaracak bir açıklaması oldu mu hem İl Başkanı Mumcu’nun hem il örgütünün?

Güzel kuzum doğru diyorsun da, hiç mi Sezgin Mumcu iyi bir şey yapmadı?

- Üstadım, elle dokunur, diş kovuğunu dolduracak ne yaptı? Belki ben atladım, yapmışsa sen söyle bana… Neden yapmadığını ben söyleyeyim sana: Her şeyi bir kenara bırakmış, gözünü Trabzonspor’un Akyazı’da yapacak olduğu yaşam alanlarına ve açık AVM’ye dikmiş, o konuyla ilgili algı yaratmaya çalışıyor. Trabzonspor’un projesinden sana ne kardeşim?

Güzel kuzum, Sezgin Mumcu Başkanın da o kadarık kusuru olsun. Hani "her güzelin mutlak bir kusuru vardır" derler ya, Mumcu’nun da küçük kusurları olmaktadır.

- Üstadım, anladığım kadarıyla Sezgin Mumcu olası bir erken seçimde Trabzon’dan milletvekili adayı olmak istiyor. Çalışmalarını da bu doğrultuda yapmaktadır.

Kınalı kuzum, her aslanın gönlünde bu yatar. Kim milletvekili olmak istemez? Sonra Sezgin Mumcu uzun süredir partisine hizmet vermektedir.

- Üstadım o zaman Mumcu sizlere hayırlı olsun, ne diyeyim? Ben bunu söyledikten sonra kaçar.

Kınalı kuzum, güle güle git.