Biri için teşvik paketleri hazırlanıyor.
Diğeri her ay yeni bir mali yükün hesabını yapıyor.

Yıllardır bu ülkeye yatırım yapan, istihdam sağlayan, vergi ödeyen, kira ödeyen, elektrik, doğal gaz, SGK ve sayısız kalemi sırtlanan yerli girişimci; bugün ayakta kalabilmek için mücadele veriyor.

Oysa güçlü devlet, önce kendi insanına güven verir.
Çünkü yabancı yatırımcı, kâr gördüğü yere gelir.
Ama yerli yatırımcı, iyi günde de kötü günde de bu ülkeyi terk etmez.

Ekonominin omurgası; mahallede kepengini açan esnaftır.
Sabahın ilk ışığında üretime başlayan sanayicidir.
Risk alıp yatırım yapan girişimcidir.
İlk maaşı ödeyebilmek için kendi kazancından vazgeçen işverendir.

Bu insanlar güçlenmeden ne üretim artar, ne istihdam büyür, ne de ekonomi kalıcı olarak ayağa kalkar.

Elbette yabancı sermaye değerlidir.
Kimse yatırım gelmesin demiyor.
Ancak kendi üreticisini zayıflatarak, kendi esnafını borç yükü altında ezerek, kendi girişimcisini cezalandırarak kurulan hiçbir ekonomik model uzun ömürlü olmaz.

Bir ülkenin gerçek zenginliği; gökdelenleri değil, üreten insanıdır.
Gerçek gücü; dışarıdan gelen sermaye değil, içeride ayakta kalmayı başaran işletmeleridir.

Önce kendi insanına nefes aldıran ülkeler büyür.
Önce kendi emeğine sahip çıkan ülkeler kalkınır.

Çünkü bu toprakların en büyük yatırımı, bu toprakların insanıdır. 🇹🇷