Kınalı Kuzu

KINALI KUZUM AK PARTİ’YE PROJEKTÖRÜNÜ TUTTU!

Öncelikle mübarek Ramazan ayının herkese hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah’tan diliyoruz. Ülkemizde de huzurun, barışın ve kardeşliğin hâkim olmasını Yüce Yaradan’dan niyaz ediyoruz. Güzel dileklerimizi ve temennilerimizi ilettikten sonra Kınalı Kuzum ile yapacak olduğumuz sohbete dönmek istiyorum.

Geçen ki yazımızda da belirtmiştik; o kadar mail ve telefon alıyoruz ki Kınalı Kuzum ile birlikte, inanın yetişmemiz mümkün olmuyor. Ama "görev kutsaldır" diyerek gelen ne bilgi varsa hepsine duyarlı davranıyoruz. Duyarlı olmak zorundayız; zira bugünkü yazacak olduğumuz yazı da duyarlı oluşumuzun bir örneği olacaktır.

Hoş gelmiş güzeller güzeli Kınalı Kuzum.

— Hoş bulduk üstadım.

Kınalı Kuzum, zaman su gibi akıp gidiyor. Haftaya giriyoruz, bir de bakmışsın ki hafta sonu gelmiş. Şubat ayını da neredeyse Ramazan ayımızla birlikte uğurlamamıza şunun şurasında ne kaldı ki?

— Üstadım aynen söylediğin gibi. Ahan, Şubat çıktıktan sonra baharın gelişini karşılamak için hazırlıklara başlayacağız. Sonra ömür dediğin nedir? Günler, yıllar o kadar çabuk tükeniyor ki zamanı artık tutamıyorsun.

Kınalı Kuzum, bir şekilde hayat ama öyle ama böyle devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde seninle AK Parti için istişare yapmıştık ve seni görevlendirmiştik. Ne yaptın, araştırmaların bitti mi konuyla ilgili?

— Üstadım, AK Parti’de kazan kaynıyor. Bakma Cumhurbaşkanımızın gücüyle çıt çıkmıyor partide, şu anda da her şey sümen altına süpürülüyor ama nereye kadar? Şu gerçek de var: “Görünen köy kılavuz istemez.” AK Parti’de içten içe bir kavga var, o kavganın adı da “güç” kavgası…

Kınalı Kuzum; neyin gücünün kavgası yapılıyor? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmazsa kimin esamesi okunur AK Parti’de, dolayısıyla Trabzon’da?

— Üstadım haklısın da belki de Trabzon genelinde güç zehirlenmesi yaşanıyordur. Ey gidi eski teşkilatlar, ey gidi eski vekiller... Hani ya "gelen gideni aratır" ya; bugün AK Parti’de yaşananlar da gelenlerin gidenleri aratmasına en güzel örnektir.

Kınalı Kuzum baltayı bele doğru vuruyorsun. Fazla ağır olmuyor mu? Hiç mi bir şey yapılmıyor Trabzon’da ve AK Parti’de?

— Üstadım, Trabzon’un bir bakanı var: Abdulkadir Uraloğlu. İyi ki de var. Bakan Uraloğlu gece gündüz demeden koşuşturup çalışıyor. Trabzon’a bir şey yapmak için de kılı kırk yarıyor, önemli projelerin altına imza atıyor. Türkiye genelinde de müthiş işler çıkarıyor. Daha doğrusu Bakan Uraloğlu laf üretmiyor, iş üretiyor. Bu kadar net…

Kınalı Kuzum doğruya doğru, peki sıkıntı ne?

— Üstadım biraz filmi geriye doğru saralım. Geçtiğimiz yerel seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkan adayı belirlenirken, o zamanın bakanı Adil Karaismailoğlu, Murat Zorluoğlu’nu diskalifiye etmek için ne söylüyordu? Belki sen unutmuşsundur, ben hatırlatayım: “Trabzon’a her gelişimde Başkan Zorluoğlu bir mazeret ortaya koyarak protokolden ayrılıyor, başkanla bir kez olsun program bitiremiyoruz. Ben kendisiyle çalışmak istemiyorum,” demişti. Yani serzenişte bulunuyordu.

Güzel kuzum, bu ifadeler kesin mi söylenmişti?

— Üstadım herkes duymuş öğrenmişti, bir sen mi duymamadın vekil Karaismailoğlu’nun söylediklerini?

Kınalı Kuzum, bizim de kulağımıza gelmişti eski bakanın söyledikleri. Neyse konuyu dağıtmayalım.

— Üstadım devam ediyorum. Bak, şu anki bakanımız Abdulkadir Uraloğlu Trabzon’a geldiğinde bir tane AK Partili vekil Bakan Bey’in programında Sayın Uraloğlu’na eşlik ediyor mu? Göremezsin... Ha, ara sıra o da mecburiyetten etmişlerdir programlarında eşlik... Ama eski bakan Adil Bey Trabzon’a geldiğinde bütün vekiller kayıtsız şartsız kendisine eşlik etmektedirler ve Adil Bey’i havaalanında bir bakan gibi karşılamaktadırlar. Bu taraf olmak değil midir? Bu, Bakan Abdulkadir Bey’e karşı bir tavır değil midir? Vallahi ne yalan söyleyeyim; Başkan Ahmet Metin Genç olmazsa var ya, AK Parti Trabzon’da yok hükmünde olacaktır. Bunu bu kadar kesin söylüyorum; hadi birisi çıksın bunun aksini bana söylesin.

Güzeller güzeli kuzum, iyi tespitlerin var. Konuyla ilgili bizim de kafalarımızda soru işareti var.

— Üstadım bak, kitabın ortasından sana konuşuyorum ve bilgi veriyorum. Rizeliler bakanımızı yemek için her türlü hamleyi yapmaktadırlar. Buna bir de Trabzon’un yaptıklarını düşünebiliyor musun? Belki yalanlayabilirler ama ben kesin söylüyorum, zaten her şey apaçık ortada. Adil Bey, Bakan Abdulkadir Bey’i yemek için her şeyi yapıyor; bunu partililer de biliyor ve sürekli de konuşuyorlar.

Kınalı Kuzum, "vay vay" dedirtecek bir olay. Ne paylaşılmıyor anlamıyorum.

— Üstadım ego, kibir var ya; insana her şeyi yaptırır. Olay bu kadar basit. Zaten Mustafa Şen Bey piyasada yok, neredeyse tedavülden kalkacak! Şen Bey Trabzon’a gelmez, kimsenin telefonuna bakmaz, kimsenin derdiyle dertlenmez... Eee ne yapar dersen; ben de Mustafa Şen Bey’in Ankara’yı mesken tuttuğunu, herhalde yoğun olduğunu söylerim sizlere.

Kınalı Kuzum, AK Parti’de cidden sıkıntılar büyük.

— Üstadım dedim ya; AK Parti’de yatsın kalksınlar Cumhurbaşkanımıza dua etsinler. Onun yüzü suyu hürmetine sorunlar su yüzüne çıkmıyor. Yoksa yandı keten helva, çoktan yapılmıştı. Ha, az daha unutuyordum; merkezin vekili var ya, senin tabirinle Yılmaz (Karakoyunlu) Büyükaydın, o ne yapar? Kimseler unutmadı vekilliğe nasıl aday olduğunu... Kendisi için Nihat Özdemir’in ta İstanbullardan buralara gelip Büyükaydın’a destek istediğini ve verilen yemekte kimlerin olduğunu da bir gün olur bu köşemizde yazarız.

Güzel kuzum, nokta atışı yapıyorsun.

— Üstadım vesselam, AK Parti’de durum bu noktada. Vekiller Bakan Uraloğlu’na tavır almışlar, işin başını da çeken Adil Karaismailoğlu. Bu söylediklerim yalanlansa da işin gerçeği bu; bunu kör olan da anlar. Çalışan, yatırım yapan, herkese koşan bir bakan var; ne isterler Uraloğlu’ndan? Her daim paçalarından aşağıya çekmeye çalışıyorlar. Vekillere bakar mısın? Adil Bey burada değil, Mustafa Bey burada hiç değil, Vehbi Bey emekli turlarında... Bir Karakoyunlu, pardon Büyükaydın var; o da daireyi bozmamak için var gücüyle Adil Bey’in yanında durmaya çalışmaktadır.

Kınalı Kuzum, teşkilat kimden yana? Mesela il ve ilçe başkanları?

— Üstadım bunun cevabını da bir dahaki yazımızda verelim, ne dersin?

Kınalı Kuzum olur, neden olmasın? Hadi sana güle güle..