Kınalı Kuzu

KINALI KUZUM EKSİKLİĞİ GİDERİP GOLÜNÜ ATTI

Öncelerden kınalı kuzum ile haftada bir kez buluşup dertleşir ve kendisiyle yazılacak konuları istişare edip sonra fırına verirdik. Artık kınalı güzel kuzumun trafiği öyle bir hal aldı ki güzel kuzumun hızına yetişemez oldum. Narin kuzum neredeyse gün aşırı yanımıza gelmeye başladı. Hemen belirteyim, öyle eli de boş gelmiyor.

Hani güzel bir Yemen türkümüz var ya:

Kışlanın önünde asker sesi var Bakın çantasında acep nesi var? Bir çift kundurayla bir de fesi var Ano Yemen’dir gülü çemendir Giden gelmiyor acep nedendir? Burası Muş’tur yolu yokuştur Giden gelmiyor acep ne iştir?

Türkünün hikayesi ise şöyle: Şerif Arslan (1903 yılında doğmuş, birçok tarihi olayı yaşamış Muş'un ileri gelenlerinden, babası şehit olmuş yöremizin saygın bir kişisiydi), yıllar arasında Muş'ta oluşturularak Yemen'e gönderilen 25. Redif Alayına bağlı askerlerin geri dönmemeleri üzerine Muş'taki yakınlarının yaktığı ağıt olarak ortaya çıkmıştır.

Bereket versin ki kınalı kuzum, gidip de geri gelmeyenlerden değil. Türküde deniyor ya; "Bakın çantasında acep nesi var?" O nedenle kınalı kuzumun çantasında ne bilgiler, ne belgeler var. Hadi gelin de kınalı kuzumun anlattıklarını yazmayın.

— Hoş geldin, sefalar getirdin kınalı kuzum.

Hoş gördük üstadım.

— Kınalı kuzum, hani ya geçtiğimiz hafta hukuk müşavirliğinde yapılan dolandırıcılıktan bahsetmiştik...

Evet üstadım.

— Güzel kuzum, sanki bir eksiklik yaptık. O nedenle acilen seni çağırmak zorunda kaldım.

Üstadım konu ne? Nerede yanlış yaptık? Rahmetli Kayahan’ı da bu arada analım, ne söylüyordu be: “Ben nerede yanlış yaptım?”

— Güzel kuzum, yanlış yapmadın; eksik yaptık birlikte.

Üstadım eksiği birlikte düzeltelim. Hukuk müşavirliğinde çalışanların biri dolandırıcılık yapıp cezalandırılmıştır diye yazmıştık, ben öyle hatırlıyorum. Sonra Hukuk Müşaviri Av. Çetinkaya Gümrükçüoğlu aslanlar gibi görevini yapmaktadır. Av. Çetinkaya Gümrükçüoğlu’nun olduğu birimde yanlış yapılması mümkün olamaz; zira kendisini de kim olursa olsun yanlışın içerisine sokamaz. Bizler zaten Gümrükçüoğlu’nun ismini zikredip onu yazmamıştık. Ben anlamadım, nerede eksiklik yapmışız ki?

— Güzeller güzeli naif kuzum, dur anlatayım. Müşavirlikte yaşananlar şöyle gelişmiş: Muhasebat Genel Müdürlüğü personelinin yaptığı mali denetimde, Hukuk Müşavirliği personeli olan ve dava giderlerine dair avans işlemlerini yürüten bir personelin mükerrer evraklarla işlem yapması üzerine kamu zararı oluştuğu tespiti yapılıyor. İlgili personel emeklilik istiyor ve oluşmuş kamu zararını da ödüyor. Konu, Muhasebat Genel Müdürlüğü başkontrolörü tarafından savcılığa iletiliyor. Dosyanın savcılıkta hazırlık soruşturması sürmektedir. Yani yaşananlar hukuk müşavirliğinde aynen böyleymiş.

Üstadım eyvallah, sen daha açık ve net yazdırdın. Benim için konu kapanmıştır.

— Kınalı kuzum, sen adamsın diyeceğim ama adam demek biraz hafif kalır, sen adamın dibisin.

Üstadım, her zaman seninle birlikte neye vurgu yapmıştık? Biz asla kimselere ön yargılı bakmayacağız.

— Kınalı kuzum, aynen öyle…

Üstadım, aslında hafta içi şu an anlatacaklarımı size yazdıracaktım ama o ki konu KTÜ’den açıldı, yine oradan devam edelim. İşi yarım bırakmayalım.

— Güzel kuzum, senin de bu KTÜ sevdanı bir türlü çözüp anlayamadık. Hayırdır yine ne oldu?

Üstadım, tam Temel fıkrası niteliğinde bir uygulama başlattı başarılı rektörümüz Çuvalcı Bey.

— Kınalı kuzum, anlat bakalım merak ettim; nasıl bir uygulamadır başlattığı rektör beyin?

Üstadım, Şubat ayı neredeyse çıktı; Farabi Hastanesi’nde iki aydır hiçbir çalışanına döner sermaye ödenmedi. Ne zaman ödeneceği de belli değil.

— Güzel kuzum, ne var bunda? Belki rektörlüğün kasası tam takırdır. Başarıları ile övünen Hamdullah Hocamız personelin döner sermayesini mi ödemeyecek?

Üstadım ödememiş, git araştır bak istersen. Ha, Hamdullah Hocamız ne yapmış biliyor musun? Farabi Hastanesi personeline otopark ücreti uygulaması başlattı.

— Kınalı kuzum, inanamıyorum! O nasıl oluyor? Yani çalışanlar otopark ücreti mi ödeyecekler?

Üstadım aynen öyle. Otoparkta personelin 3 saat kalma hakkı var, 3 saati geçirenler otopark ücreti ödeyecekler.

— Güzel kuzum, sahi bunları doğru mu söylüyorsun? Yani personel 3 saat çalışıp otopark parası ödememek için otoparkı terk edip evlerine mi gidecek? Yemin billah ediyorum, uygulama şaka gibi!

7— Üstadım tam bir akıl tutulması... Ya Allah aşkına, sabah doktorlar ve personel işe gelecekler; 3 saatleri dolunca "Hadiyin kardeşim mesainiz bitti" mi olacak? Ulan böyle bir uygulama dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur!

— Kınalı kuzum, tam çağ dışı bir olay. Peki aynı uygulama KTÜ’nun diğer bölümlerinde uygulanıyor mu?

Üstadım, sadece Farabi Hastanesi’nde uygulanmaktadır. Düşünebiliyor musun, doktor ameliyata girecek aklında "La acaba 3 saati doldurdum mu veya geçti mi?" olacak. Tam papatya falı gibi; geçti mi, geçmedi mi? Helal olsun Hamdullah Çuvalcı Bey’e, istediği gibi atını koşturuyor ya…

— Kınalı kuzum, bir daha söylüyorum; bu anlattıkların iddia mı yoksa belgeli mi?

Üstadım, Farabi Hastanesi’nin otoparkları orada, araştır bak. Ben yine de doktorlar ve personelin 3 saat konusuna şükretmelerini kendilerine tavsiye ediyorum. Rektör Bey çalışanlara, "Bundan sonra araçlarınızı Forum AVM’ye çekip öyle hastaneye geleceksiniz" deseydi ne olacaktı? Yapar mı, yapardı…

— Kınalı kuzum, şunu net söyleyebilirim: Hamdullah Bey’in ikinci kez rektörlüğe atanması KTÜ için büyük bir kayıptır... Güzel kuzum, bağlayalım sohbetimizi ne dersin?

Üstadım, gameti bağlamadan son sözümü şöyle söyleyeyim: KTÜ’deki Koru Otel’de geçen hafta kim kimlerle toplandılar onu anlatacağım sizlere…

— Güzel kuzum, giderayak yine golünü attın.

Üstadım, Onuachu kadar olmaz bile iyi golcüyümdür. Eyvallah diyerek huzurlarınızdan ayrılıyorum.

— Güle güle git güzel kuzum…