Bazı futbolcular vardır, formasını çıkarınca hikâyesi biter.
Bazıları vardır, forma üzerinden yıllar geçse bile adı Trabzonspor’la birlikte anılır.
Hüseyin Çimşir, ikinci gruptandır.
Çünkü o, Trabzonspor formasını sadece giymedi; taşıdı.
Sessizdi ama silik değildi.
Gösterişsizdi ama etkisiz değildi.
Sahada konuşması gerektiğinde konuştu, mücadele etmesi gerektiğinde mücadele etti.
Bugün futbolcuların değeri çoğu zaman transfer bedeliyle, sosyal medya takipçisiyle, attığı manşetlerle ölçülüyor.
Hüseyin Çimşir başka bir ölçünün adamıydı:
Karakter.
Trabzonspor’un iyi gününü de gördü, zor gününü de.
Ama şartlar değişince taraf değiştirmedi.
İşte futbolun unuttuğu şey tam olarak bu:
Forma bir kumaş değildir.
Forma bir aidiyettir.
Hüseyin Çimşir o aidiyeti yıllarca taşıdı.
Bugün Trabzonspor’un yeniden bir futbol kültürü inşa etmesi gerekiyorsa, geçmişte o kültürü sahada temsil etmiş insanları da hatırlamak gerekir.
Çünkü kupa kazanılır, rekor kırılır, transfer yapılır…
Ama karakter satın alınmaz.
Hüseyin Çimşir’in Trabzonspor’daki asıl değeri de burada.